Kayıtlar

Ekim, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Sabahattin Ali- Değirmen

Resim
Sabahattin Ali kimimize göre gerçek bir öykü ustası, kimimize göre büyüsü kitaplarında saklı bir cambaz, kimimize göre okumalara doyamadığımız bir yazar o.
        Sabahattin Ali’nin bir sonraki eseriyle gününüzü şenlendirmek isterim. Daha önce Kürk Mantolu Madonna, İçimizdeki Şeytan, Sırça Köşk, Kuyucaklı Yusuf, Çakıcının İlk Kurşunu ve Yeni Dünya kitaplarını okumuş olan ben seriye Değirmen adlı kitabını da eklemiş bulunuyorum. Değirmen adlı kitabını çok sevmemiş yazar Sabahattin Ali hatta ve hatta bir hata olarak kabul etmiş kitabının ön sözünde kitabını yerlere vurmuş, yermiştir. Bu yapıtı yazan bir başkası olsaydı acımasızca eleştirirdim bile demiştir o keza ki kendini de kıyasıya eleştirmekten geri durmamıştır. Kitap, üç kısımdan oluşuyor.

Birinci kısımda 5 öykü var. Bunlar: ·        Değirmen, ·        Kurtarılamayan Şaheser, ·        Kırlangıçlar, ·        Viyolonsel, ·        Birdenbire Sönen Kandilin Hikâyesi
İkinci kısımda yer alan öykülerin adları ise şunlar: ·        Bir De…

Füruzan - Sevda Dolu Bir Yaz

Resim
Merhabalar ;)

           Blogdan ayrı kaldığım günler içerisinde elimde bulunan ''Füruzan'ın ' Sevda Dolu Bir Yaz' kitabını bitirdim kitap dostları. Yazarın okuduğum ikinci kitabıydı bu ve elimde olmayan sebeplerle kitap biraz sürünse de elimde bugün en nihayetinde bitirebildim.


           Füruzan'ı okuyan eserlerini bilen kitap dostları bileceklerdir kuşkusuz onun eşsiz dilini,naifliğini,üslubunu. Ama bilmeyenler ve merak edenler için kısa bir özet geçmenin gerekli olduğunun kanaatindeyim :)   Füruzan nostalji katmayı seviyor eserlerine. Duygu yoğunluğunu tadında yaşayan onu gereksiz betimlemelere boğmadan anlatabilen bir yazar. Onun tüm eserlerini okumadım ancak okuduğum iki eserinde de eskilere olan özlemini çok derin bir şekilde hissedebildim.  Okuduktan sonra siz de o eski ramazanları, o eski küf kokan evleri, mutfakta pişen yemeğin kokusunu, çocukların okuldan eve gelirken ki okula eskiden 'Taş Mektep' deniyormuş neşeli umursamaz haller…

Tezer Özlü ( 1943-1986)

Resim
        Yazar Demir Özlü ile çevirmen Sezer Duru’nun kardeşi olan Tezer Özlü, 1943 yılında Simav’da doğdu.  Anne ve babasının görevleri nedeniyle çocukluğu Simav, Ödemiş ve Gerede de geçti.          Edebiyatın gezgin yurdunda dolaşmanın izlerini ve gerekçelerini hayatından örnekleyerek; ‘’Dört bin nüfuslu bir Anadolu kasabasından dünyaya bakmayı öğrendim. Altı yaşındaydım. Dünyanın sonsuz büyüklüğünü hissettim ve gitmem, çok uzaklara gitmem gerektiğine inandım…’’ sözleriyle dile getirdi.          İstanbul’ geldikten sonra Taksim 29 Ekim İlkokulu’nu bitirdi. Avusturya Kız Lisesi’ndeki eğitimini tamamlamadan Ankara’ya yerleşti. Ancak daha sonra babasının isteğiyle dışarıdan sınavlara girerek İstanbul Erkek Lisesi’ni bitirdi.



         Ankara’da Türkiye Şeker Fabrikaları ve Goethe Enstitüsü’nde çevirmen olarak çalıştı. 1968 yılında İstanbul’a dönerek  M.A.N. ve Alman Birleşik İlaç fabrikalarında çevirmenlik,Türk- Alman Kültür Merkezi’de program danışmanlığı yaptı.         1981 yılında bir yıl…