15 Aralık 2014 Pazartesi

Mary and Max

Merhabalar !!

Bu sefer ki yazım bir kitap yorumu değil aralarda izlediğim filmlerden de bahsedeceğimi söylemiştim sizlere nitekim bu sefer izlediğim bir animasyon filmi ve tahmin ettiğiniz üzere çok çok güzel. Sizin de aklınıza girmek hemencecik bu filmi görmenizi istediğimden blokta yorumlamayı seçtim ^^






Oscarlı yönetmen Adam Elliot'un muhteşem animasyon filmi. Film 13 ay gibi bir sürede tamamlanmıştır ve 2009 yılında film Oscar almıştır. Film ''Stop Motion'' tekniği ile çekilmiştir.
Hikayemizin kahramanlarını tanıtayım sizlere biri Amerika'da yaşayan 44 yaşında aşırı kilolu,sorunlu ekmek arası çikolata yemeye bayılan, karşı cins ile yakınlaşmaya cesaret edemeyen,hayalleri arasında sonsuza kadar yiyebileceği çikolatalı ekmeğe sahip olmayı düşleyen ve bir gün lotoyu tutturarak kendine gerçek bir arkadaş bulmayı isteyen Max, diğer kahramanımızda henüz 8 yaşında alnında bok rengine benzeyen bir doğum lekesi bulunan ve bu yüzden kendini her fırsatta dışlanmış hisseden alkolik bir anne ve ilgisini sadece dondurulmuş hayvanlarına veren babasıyla Avusturalya'da yaşayan ve hiç arkadaşı olmayan minik Mary idir.


Max ve Mary'nin mektuplaşmaya başlamaları annesinin Mary ile beraber postaneye gitmesiyle başlar. Canı sıkılan küçük Mary, burada adres ve telefon defterinin karıştırırken rast gele bir isim seçerek ona mektup yazmaya karar verir. Tabi ki bu kişi Max idir ve böylelikle Mary ilk adımı atar ve Max'e mektup yazmaya başlar. Maceranın geri kalan kısmını yazmıyorum zira izlemesi daha keyifli :)



Son zamanlarda izlediğim en iyi animasyon filmlerinden biri. Daha önce nasıl kaçırmışım diyerek kendime çok kızdım. Bu yüzden hemen paylaşmak istedim. Bu filmde dostluğun,arkadaşlığın illa birbirinize yakın olmaktan geçmediğini, yüz yüze gelinmese de dile dökülerek kıtalar arası muhteşem bir dostluğun kurulabileceğinin sinyali. Gerçek arkadaşlığa,sevgiye,içtenliğe güzel dokunuşlar yapan seyrettikçe içinizden bir şeyler yakalayacağız izledikçe daha da aşık olacağınız bir film ''Mary ve Max.


''Seni affediyorum çünkü mükemmel değilsin '' repliği benim en çok sevdiğim replikler arasında. Belki izledikten sonra siz de benimle en sevdiğiniz repliği paylaşırsınız. Filmin detaylarını yazmıyorum ama izleyince kendi içimizde yaşadığımız yalnızlığı da keşfetmiyor değil insan. Bu arada filmin sonunda ağlamaya hazırlanın !!

Kişisel not: Lütfen bu filmi izleyin. ! 

Kişisel kişisel not: Lütfen bir kere yalnız bir kere de çok sevdiğiniz biriyle izleyin. !!

Kişisel kişisel kişisel not : Filmi herkese tavsiye edin !!


Filmi buradan izleyebilirsiniz iyi seyirler ! :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

15 Aralık 2014 Pazartesi

Mary and Max


Merhabalar !!

Bu sefer ki yazım bir kitap yorumu değil aralarda izlediğim filmlerden de bahsedeceğimi söylemiştim sizlere nitekim bu sefer izlediğim bir animasyon filmi ve tahmin ettiğiniz üzere çok çok güzel. Sizin de aklınıza girmek hemencecik bu filmi görmenizi istediğimden blokta yorumlamayı seçtim ^^






Oscarlı yönetmen Adam Elliot'un muhteşem animasyon filmi. Film 13 ay gibi bir sürede tamamlanmıştır ve 2009 yılında film Oscar almıştır. Film ''Stop Motion'' tekniği ile çekilmiştir.
Hikayemizin kahramanlarını tanıtayım sizlere biri Amerika'da yaşayan 44 yaşında aşırı kilolu,sorunlu ekmek arası çikolata yemeye bayılan, karşı cins ile yakınlaşmaya cesaret edemeyen,hayalleri arasında sonsuza kadar yiyebileceği çikolatalı ekmeğe sahip olmayı düşleyen ve bir gün lotoyu tutturarak kendine gerçek bir arkadaş bulmayı isteyen Max, diğer kahramanımızda henüz 8 yaşında alnında bok rengine benzeyen bir doğum lekesi bulunan ve bu yüzden kendini her fırsatta dışlanmış hisseden alkolik bir anne ve ilgisini sadece dondurulmuş hayvanlarına veren babasıyla Avusturalya'da yaşayan ve hiç arkadaşı olmayan minik Mary idir.


Max ve Mary'nin mektuplaşmaya başlamaları annesinin Mary ile beraber postaneye gitmesiyle başlar. Canı sıkılan küçük Mary, burada adres ve telefon defterinin karıştırırken rast gele bir isim seçerek ona mektup yazmaya karar verir. Tabi ki bu kişi Max idir ve böylelikle Mary ilk adımı atar ve Max'e mektup yazmaya başlar. Maceranın geri kalan kısmını yazmıyorum zira izlemesi daha keyifli :)



Son zamanlarda izlediğim en iyi animasyon filmlerinden biri. Daha önce nasıl kaçırmışım diyerek kendime çok kızdım. Bu yüzden hemen paylaşmak istedim. Bu filmde dostluğun,arkadaşlığın illa birbirinize yakın olmaktan geçmediğini, yüz yüze gelinmese de dile dökülerek kıtalar arası muhteşem bir dostluğun kurulabileceğinin sinyali. Gerçek arkadaşlığa,sevgiye,içtenliğe güzel dokunuşlar yapan seyrettikçe içinizden bir şeyler yakalayacağız izledikçe daha da aşık olacağınız bir film ''Mary ve Max.


''Seni affediyorum çünkü mükemmel değilsin '' repliği benim en çok sevdiğim replikler arasında. Belki izledikten sonra siz de benimle en sevdiğiniz repliği paylaşırsınız. Filmin detaylarını yazmıyorum ama izleyince kendi içimizde yaşadığımız yalnızlığı da keşfetmiyor değil insan. Bu arada filmin sonunda ağlamaya hazırlanın !!

Kişisel not: Lütfen bu filmi izleyin. ! 

Kişisel kişisel not: Lütfen bir kere yalnız bir kere de çok sevdiğiniz biriyle izleyin. !!

Kişisel kişisel kişisel not : Filmi herkese tavsiye edin !!


Filmi buradan izleyebilirsiniz iyi seyirler ! :)

0 yorum:

Yorum Gönder