30 Aralık 2014 Salı

Richard Bach- Martı

Merhabalar ;


Yeni yıla girmeden son bir yazı ile yeniden karşınızdayım. Bu sefer uzun süre önce okuduğum ama sonra elime geçince bir kere daha okumak istediğim '' Martı'' kitabından bahsedeceğim sizlere. 


28 Aralık 2014 Pazar

Siz de mi Memurlaşamayanlardan Mısınız ?

Merhaba demiyorum selam da vermiyorum hayatla ilişiğimi kesip atsam diyorum onu da beceremiyorum. Ayyy galiba ben depresyona giriyorum dediğim şu son 2014 yılından Merhaba :)


Bugün sizinle derin bir acımı paylaşayım dedim Kpss :D Kpss benim yıllarımı çalan beni sukut-u kırgınlığa sürükleyen, gençliğimi çürüten yegane şey tam bir baş belası! Eski sevgili gibi mübarek fırlatıyorsunuz geri geliyor fırlatıyorsunuz yine geri geliyor bumerang gibi valla :D  İşin gırgırına kaçıyorum yoksa oturup bir büyük içerim o derece dertliyim siz anlayın. Size kısaca memur olamama serüvenimden bahsedeyim de biraz yaşama sevincinizi öldüreyim :D


27 Aralık 2014 Cumartesi

Nezihe Meriç- Çisenti

Merhaba ;)

Çisenti 19 bölümden oluşan 114 sayfalık bir öykü kitabı.

Bugün size edebiyatımızın usta öykücülerinden Nezihe Meriç'ten bahsetmek istiyorum. Nezihe Meriç' i okumak bir ayrıcalık bana kalırsa sevmek de öyle, öyle ki herkes Nezihe Meriç okuyamaz onu anlayamaz diye de bir söylem atıyorum ortaya ki gerçekten Nezihe Meriç'i okumak zor onun hikayelerinin içine girmek, kendinizi onunla bütünleştirmek her baba yiğidin harcı değil bana kalırsa.


26 Aralık 2014 Cuma

2014' te Okuduğum Kitaplar

Merhaba yeniden :)


Bugün de okuduğum kitapları yazmak istedim malum 2014 'ü bitirmeye az kalmışken belki siz de okuduğum kitapları merak edersiniz belki okuduklarınız vardır belki konuşmak istersiniz ortak okuduklarımız vardır arlarında kim bilir :)


Efendim hemen en etkilendiğim kitapla başlamak istiyorum söze. Sinan Sülün ''Karahindiba '' benim en çok sevdiğim kitap oldu hatta dostlarıma da hediye ettim mümkün olduğunca. Dilini, hikayelerini o kadar çok sevdim ki kendisiyle tanışmak ve hikayelerinin devamı gelir mi diye sorma ihtiyacı içerisindeyim. Bende bir takıntı vardır herkesin okuduğu popüler olan bir kitabı ben okuyamıyorum kıyıda köşede kalmış o kadar güzel kitaplar var ki bunlardan ilki Sinan Sülün ise diğeri de benim için '' Şükran Yiğit'' tir. Şükran Yiğit'in iki kitabını okudum ve müthiş Ankara betimlemelerine hayran kaldım. Bir kitap dostum Şükran Yiğit ile ilgili güzel bir tespiti vardı. Bu ülkede Ayşe Kulin veya Canan Tan neden bu kadar ön plana çıkmış anlamıyorum halbuki ortaya çıkarılmamış müthiş bir cevherdir Şükran Yiğit. Bende onun bu sözüne katılmış ve son romanı Handan ile kendini yenilemeyi bırakan Ayşe Kulin'e birileri ya roman yazmayı bırakmasını söylesin ya da ciddi anlamda ticari kaygı ile basılan kitaplarını yayımlamaktan vazgeçmesini tembihlesin zira kendisini çok çok severdim ve tanışmışlığım da var ama böyle giderse kendisine bağlı üç-beş sadık okurunu da kaybedecek benden söylemesi  demekten alıkoyamıyorum kendimi.



Gelgelim bir ''Fi'' ''Çi'' serisi aldı yürüdü ilk kez bir kitap beni itti almadım. Eğer iyi bir okursanız okunacak  ve okunmayacak kitap ayrımını zaman içerisinde yapabiliyorsunuz ve bende bu konuda asla mütevazi olamam. Eğer bir kitap bana ne yapacağımı söyleyip bana akıl vermeye kalkıyorsa benim aklım bana yeter derim ve kitabı kaparım. Şimdi diyeceksiniz ki:

 - Ama biz her şeyi kitaplardan öğreniyoruz senin bu açıklaman hiç oldu mu ?


Arkadaşlar kitaplar bizlere yeni dünyalar açar,yeni yeni insanlar tanımamıza vesile olur. İçimizde yaşadığımız ya da yaşayacağımız sevinçleri, coşkuların bir ön izlemesidir kitaplar. Bizlere zaman zaman ders verirler evet ama bizlere akıl vermezler sadece yol gösterirler hepsi bu. İyi bir okuyucu benim bu satırlarımdan ne demek istediğimi anlayacaktır zaten çok deşmeye gerek yok. :)



Evet efendim sizlere 2014 listemi sunarken 2015'te hala keşfini yapamadığım Murakami ve Hakan Günday kitaplarını alıp psikopata bağlayacağımı söylemekten büyük mutluluk duyuyorum :D



Kitapla kalın !

Kitap Fotoğrafı İnternetten Alıntıdır.

25 Aralık 2014 Perşembe

TEGV

Merhabalar :)


Bugün size ne kitaplardan ne filmlerden ne de izlediğim oyunlardan bahsedeceğim bugün size 6 senedir gönüllüsü olduğum ve içinde bulunmaktan son derece keyif aldığım Tegv'den bahsetmek Tegv'i sizlere anlatmak istiyorum. 



Yaklaşık 6 seneden beri içinde olduğum Tegv bana bambaşka duygular yaşattı. Çocukları zaten çok seven bendeniz bu aşkı iyice pekiştirmek için Tegv de çalışmaya başladı. Tam 6 sene önce bugünlerde üniversitede aylaklık ettiğim zamanlarda okula açılan bir stantla hayatım değişti. Abartmıyorum cidden değişti: ) Gönüllü olduğum zamandan bu yana kadar farklı şehirlerden pek çok arkadaşım oldu bazıları evlendi çocukları oldu hala görüştüğüm harika insanların yanı sıra her sabah yatağımdan kalkmak için iyi bir sebebim var o da Tegv :)   Düşünün bir kere sabahın o ayazında sıcacık yatağımdan kimseler kaldıramıyorken beni o vakıftaki minikler bunu başarabiliyorlar annem duymasın ama o bile hala beni yatağımdan ayıramadı :D 


Gönüllü olmak sorunun değil de çözümün bir parçası olmak o kadar önemli ki. Çocukların gözlerindeki o içtenliği o saflığı,size duydukları sevgiyi aynı sizin gibi olma isteklerini gördükçe mutlu olmamak elde değil. Geleceğin büyüklerini bir nebze iyi yetiştirebilmek yarınlara iyi insanlar kazandırmak demek. Ayrıca Tegv'de çocukken etkinlik alıp yetişkin olduktan sonra gönüllü olmaya gelen dünün küçükleri bugünün gençleri o kadar çok ki bu bile iyi bir şeyler yapıldığının kanıtı bence :) 



Demem o ki siz ne neden bu güzelliğin içinde olmayasınız. Hayat akıp giderken geride güzel şeyler bırakmak varken o boşluğa bakmak neden ? Tegv de yaşadığım deneyimlerimi sizlerle daha sonraki yazılarımda yine paylaşacağım elbet ve okudukça anlayacaksınız ki çok güzel bir oluşum Tegv.


Bloguma Tegv hakkında minik bir bilgilendirme yazısı ekliyorum okuyunca belki sizde aramıza gelmek istersiniz. Bugüne kadar Greenpeace -Tog ve Lösev gibi pek çok sosyal sorumluluk projesinde yer aldım ama Tegv benim için çok başka ve elbette diğer gruplardan da bahsedeceğim isterseniz. Şimdilik benden bu kadar efendim ! 


''Bir çocuk değişir Türkiye değişir ! ''








Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), başta Suna Kıraç olmak üzere, eğitimin her şeyin başı olduğuna yürekten inanan bir grup sanayici, yönetici ve akademisyenin girişimi ile "devlet tarafından verilen temel eğitime destek olmak" amacıyla 23 Ocak 1995 tarihinde kuruldu.
TEGV, bugün ülkemizin karşı karşıya bulunduğu birçok sorunun temelinde eğitim yetersizliğinin bulunduğu, bu sorunu çözmeden çağdaş uygarlık seviyesine ulaşılmasının mümkün olmayacağı inancı ve buna katkıda bulunmak azmi ve arzusu etrafında birleşen 55 kişilik bir mütevelli heyetiyle kuruldu.
İlköğretim çağındaki çocuklara "okul dışı eğitim desteği" vermeye odaklanan TEGV, yıllar içinde Türkiye'nin eğitim alanında faaliyet gösteren en yaygın sivil toplum kuruluşu oldu. TEGV 2009 yılında Bakanlar Kurulu tarafından "izin almadan yardım toplama" hakkına sahip vakıflardan biri olarak tanındı.

Varoluş Nedenimiz

"Türkiye'nin yarınlarında aydınlık yüzler görmenin ön koşulu, bugün çocuklarımızı en iyi şekilde eğitebilmektir."
Eğitim sisteminde tartışılmaz ağırlığı olan devlet, kaynak yetersizliği ve yapısal sorunlar nedeniyle bu görevi yerine getirirken çeşitli güçlüklerle karşılaşmaktadır. Gönüllü kuruluşların, özel sektörün ve vatandaşların, hayati önem taşıyan bu alanda devletin verimliliğini artıracak şekilde; destek olarak, örnekler yaratarak ve eksikleri tamamlayarak sorumluluğu paylaşmaları gerekmektedir. Vakfımızın varoluş nedeni, devlet tarafından verilen temel eğitime katkıda bulunmaktır.

Amacımız

TEGV'in amacı; İlköğretim çağı çocuklarımızın Cumhuriyetimizin temel ilke ve değerlerine bağlı, akılcı, sağduyulu, özgüven sahibi, düşünen, sorgulayan, kendi iç yaratıcılığını harekete geçirebilen, barışçı, farklı düşünce ve inançlara saygılı, insan ilişkilerinde cinsiyet, ırk, din, dil farkı gözetmeyen bireyler olarak yetişmesine katkıda bulunacak eğitim programları ile etkinlikler oluşturmak ve uygulamaktır.
TEGV, oluşturduğu özgün eğitim programlarını ülke sathında kurduğu Eğitim Parkları, Öğrenim Birimleri, Ateşböceği Gezici Öğrenim Birimleri, İl Temsilcilikleri ve 'Sosyal Etkinliklere Destek Protokolu' kapsamında ilköğretim okullarında, gönüllüleri aracılığı ile hayata geçirir.

21 Aralık 2014 Pazar

Yalnızlıklar - Hasan Ali Toptaş

Merhaba yeniden :)


Okuma hedefimi tamamladığımdan beri çok rahatım geçen yılbaşı 100 kitap okuma hedefimi yıl bitmeden bitirdim dahası devam da ediyorum fırsat buldukça bu rakamı arttırmaya.

Sizlere bugün daha önceden 4 kitabını büyük bir hayranlıkla okuduğum ''Hasan Ali Toptaş'' tan ve onun son okuduğum ''Yalnızlıklar'' kitabından bahsetmek istiyorum.


 "…
yalnızlık susturmaktır
kendi sesinle kendini,
iç bedenini oymaktır diş diş,
düş düş
genişletmektir.
Yalnızlık en çok susturmaktır.”

Hasan Ali Toptaş'ı ilk olarak ''Gölgesizler'' kitabıyla tanıdım ve çarpıldım. Günümüz yazarlarından çok farklı bir mizaca sahip oluşu, derinliği ve farklılı ile beni benden aldı. Yazarın her kelimesinden her sözcüğünden etkilenmemek mümkün değildi zira onu okumaya başladığım andan itibaren başka bir ütopyada başka bir dünya da hissetmemem benim için mümkün değildi. Yazarı tanıyanlar onu bilenler benim ne demek istediğimi gayet iyi anlarlar tabi onu hiç okumayanlar için öncelikle bu yorumlarım ki zira bir fikir edinebilmeleri için :)

"Kimileri düşer yalnızlığa,
Kimileri yükselir.
Düşenler için yalnızlık,
Durup dinlenmeden akan susuz bir nehirdir.
Yükselenlere eşsiz bir ülkedir yalnızlık;
Orada içlerini kazarlar sürekli,
Deri altı şehirlerine inerler
Ve kendileriyle tanışırlar her gün.

-ki, hepsi düştükleri yalnızlıktan gelmiştir
Yükseldikleri yalnızlığa…”


19 Aralık 2014 Cuma

Hırsız ve Burjuva - Hüsnü Arkan

Soğuk bir Ankara gününden hepinize merhabalar ! :)


Sizlere bugün yeni bitirmiş olduğum ''Hırsız ve Burjuva '' dan bahsedeceğim. Kitabın yazarı müzisyen kişiliği ile de tanımış olduğumuz Hüsnü Arkan. Kitap Kırmızı Kedi yayınlarından çıkmış ve toplam 218 sayfa. 


Yazarın daha önce Mino'nun Siyah Gülü ve Menekşeler Atlar Oburlar kitaplarını okumuş ve dilini çok sevmiş buna istinaden diğer kitaplarını da alıp okumak istemiştim. Hüsnü Arkan'ın Hırsız ve Burjuva '' adlı kitabı benim 3. Hüsnü Arkan kitabım oldu. Başlarken diğer iki kitabının da vermiş olduğu referansla beklentilerimi büyük tuttum nitekim kitaba başlarken büyük tutmuş olduğum beklentilerim beni hayal kırıklığına uğrattı. Hüsnü Arkan bu kitabında yapılan hırsızlıklara,çalınan hayatlara,yalanlara,insanların dünyadaki yalanlarına , hırsızlıklarına dokundurmalar yapmak istemiş bu çok güzel amma velakin kitabın başında bu isteğini çok dağıtmış çok konuyu oturtamamış gibi. 
Kitabın merkezinde 12 Eylül 1980 de doğan ve öğretmen bir anne ile muhasebeci bir babanın oğlu olarak doğan Evren, çöplüklerden geçinen Ruhan, Evren'in hayallerinin kadını ve Ruhan ile bir zamanlar kötü bir geçmişi olan sokak kadını Gülgün, oturdukları yoksul mahallede kimsesizliğiyle yaşamayı öğrenen,saf ve Gülgün'ün kardeşi İsmail, yarattığı fırsatları iyi değerlendirip iş bitiriciliği ile nam salan Hadim Bey ve Hadim Bey'in iş bitiriciliği ve şansı sayesinde zenginliğinin zirvesinde olan büyük patron Eyüp'ün hırsızlık ve dolandırıcılık bağlamında birbiriyle kesişen hikayelerini anlatıyor Hırsız ve Burjuva.


Kitabın son sayfaları çok akıcı olmakla beraber genel olarak son sayfalarının da bu kişilerin karşılaşmalarının trajik bir biçimde olması ile kitap biraz hareketlenir gibi olurken havada kalan bir son ile birdenbire bitiveriyor hikaye. Hüsnü Arkan'ın kitabı belki de bu şekilde bitirmesi okuyucunun kitabı kendi hayal gücüyle mayalaması ve kendine göre bir son vermesini istemesi de olabilir zannımca. 


15 Aralık 2014 Pazartesi

Mary and Max

Merhabalar !!

Bu sefer ki yazım bir kitap yorumu değil aralarda izlediğim filmlerden de bahsedeceğimi söylemiştim sizlere nitekim bu sefer izlediğim bir animasyon filmi ve tahmin ettiğiniz üzere çok çok güzel. Sizin de aklınıza girmek hemencecik bu filmi görmenizi istediğimden blokta yorumlamayı seçtim ^^




12 Aralık 2014 Cuma

Patasana - Ahmet Ümit

Selamlar ! :)

Yeni bir macera, yeni bir hayat bitirmenin şaşkın varoluşu ile yine yeniden sizlerle buluştum kitap kardeşlerim ! :) Ahmet Ümit'in okumuş ve de az önce bitirmiş olduğum kitapcağızını taze taze yorumlamak istiyorum müsaade ederseniz :)



Ahmet Ümit okumayalı baya olmuştu. Zeynep'in yılbaşı çekilişinden kazandığım ''Kavim'' kitabını tadı damağımda kalarak okumuş ve sonra bizim Zepzep'e bana başka tavsiye edebileceğin Ahmet Ümit kitabı var mı dediğimde bana ikiletmeden kesinlikle '' Patasana 'yı '' okumalısın çok seveceğini düşünüyorum demişti ben de esas kitap kurdu kişisi olarak Zeynep bana ne dediyse onu yaptım ve hemen ''Patasana'' adlı kitabı edindim ve yine tadı damağımda kaldı aa dostlar !


8 Aralık 2014 Pazartesi

Tomris Uyar -İpek ve Bakır

Soğuk kış günlerinin kendini çokça hissettirdiği totomuzun donduğu, burnumuzun salya ve sümüklerle imtihan ettiği günlerden birinden hepinizine merhabalar ! :)


Biraz değişik selamlamak istedim bugün sizi :) Malum kış ayındayız ve her tarafımızın donduğu gerçeğini saklayıp yiğitlik yapmanın alemi yok diye düşünüyorum :P Kısacası donuyorum olm !! :D


Bu ay 2014'ün son ayı ve belki de hepiniz okuma hedeflerinizi tutturdunuz ya da hala yanına bile yaklaşmış değilsiniz ama boş verin önemli olan o hedefi koymak ve okuma hırsınızı perçinlemeniz, kendinizi pekiştirmeniz bence :)

6 Aralık 2014 Cumartesi

Sam Savage- Firmin

Merhabalar yine ben ! :)

Yine başka bir macerayı başka bir hayatı bitirmenin heyecanını siz kitap kurdu arkadaşlarımla paylaşmaktan çok mutluyum. Yeni bitirdiğim kitabımın adı '' Firmin.'' Dostlar bu kitabı İnstagram aleminde gördüm ve çok ilgimi çekti bir ara herkesler Firmin sever olmuş idi. Eee! tabi merak bu insanın başına meraktan gelir. Kitaplar ilgili merakım söz konusu olunca bir de bu kitabı kütüphanede bulunca dedim ki: ''Atıl Damla ve kap kitabı kızım !'' :)  Eee! haliyle kitap benim elimden kurtulamadı ve kollarıma düştü :)


Firmin 'e başlayalı uzun zaman oldu yaklaşık iki hafta kadar ama araya yine bir sürü şey girdi dersler, ödevler, arada hiç okumak istemediğim zamanları da eklersek bu kitap haddinden fazla elimde süründü bu da bir kitapsever için hiç de iyi bir şey değil.



Kitaba geçiyorum hemen. Firmin; Özgür yayınlarından çıkmış 157 sayfa yazarı Sam Savage.

4 Aralık 2014 Perşembe

Begin Again

Merhaba :)

Blogumu açtım açalı sadece kitaplar hakkında yazı yazmışım ama ben deli gibi film de izlerim dedim kendi kendime :)   Uzun zamandır sadece kitaplar hakkında yazı yazıyorsam elbette sevdiğimden ama biraz da filmlerden konuşma vakti geldi sanırım.


Begin Again   Türkçe çevirisiyle '' Yeniden Başlamak'' filmi geçen yaz vizyona girmiş ve ben kaçırmışım! Gerçi kaçırmam çok normal o ara sınavlara hazırlanıyordum ve gözüm hiçbir şeyi görmez olmuştu. Her neyse konuya giriş yapıyorum başrollerini Aşk ve Gurur filmiyle büyük ün kazanan ve Akademi ödüllerine 20 yaşında aday olarak gösterilen Keira Knightley ve romantik komedilerin vazgeçilmezi Mark Ruffalo ve Maroon 5 grubunun solisti Adam Levine yer alıyor.

Filmde Gretta büyük üne kavuşan müzisyen erkek arkadaşı  Dave onu aldatınca ondan ayrılır ve tam evine gitmeye hazırlanırken arkadaşının çalıştığı bar da şarkı söylerken eski bir yapımcı olan Dan ile tanışır ve hayallerini gerçekleştirmek için albüm yapmaya karar verir. Gretta bir yandan kaderine meydan okumaya çalışır bir yandan da inandığı şey uğruna savaşmaya kararlı olarak adım adım hedefine yürür.


30 Aralık 2014 Salı

Richard Bach- Martı


Merhabalar ;


Yeni yıla girmeden son bir yazı ile yeniden karşınızdayım. Bu sefer uzun süre önce okuduğum ama sonra elime geçince bir kere daha okumak istediğim '' Martı'' kitabından bahsedeceğim sizlere. 


28 Aralık 2014 Pazar

Siz de mi Memurlaşamayanlardan Mısınız ?


Merhaba demiyorum selam da vermiyorum hayatla ilişiğimi kesip atsam diyorum onu da beceremiyorum. Ayyy galiba ben depresyona giriyorum dediğim şu son 2014 yılından Merhaba :)


Bugün sizinle derin bir acımı paylaşayım dedim Kpss :D Kpss benim yıllarımı çalan beni sukut-u kırgınlığa sürükleyen, gençliğimi çürüten yegane şey tam bir baş belası! Eski sevgili gibi mübarek fırlatıyorsunuz geri geliyor fırlatıyorsunuz yine geri geliyor bumerang gibi valla :D  İşin gırgırına kaçıyorum yoksa oturup bir büyük içerim o derece dertliyim siz anlayın. Size kısaca memur olamama serüvenimden bahsedeyim de biraz yaşama sevincinizi öldüreyim :D


27 Aralık 2014 Cumartesi

Nezihe Meriç- Çisenti


Merhaba ;)

Çisenti 19 bölümden oluşan 114 sayfalık bir öykü kitabı.

Bugün size edebiyatımızın usta öykücülerinden Nezihe Meriç'ten bahsetmek istiyorum. Nezihe Meriç' i okumak bir ayrıcalık bana kalırsa sevmek de öyle, öyle ki herkes Nezihe Meriç okuyamaz onu anlayamaz diye de bir söylem atıyorum ortaya ki gerçekten Nezihe Meriç'i okumak zor onun hikayelerinin içine girmek, kendinizi onunla bütünleştirmek her baba yiğidin harcı değil bana kalırsa.


26 Aralık 2014 Cuma

2014' te Okuduğum Kitaplar


Merhaba yeniden :)


Bugün de okuduğum kitapları yazmak istedim malum 2014 'ü bitirmeye az kalmışken belki siz de okuduğum kitapları merak edersiniz belki okuduklarınız vardır belki konuşmak istersiniz ortak okuduklarımız vardır arlarında kim bilir :)


Efendim hemen en etkilendiğim kitapla başlamak istiyorum söze. Sinan Sülün ''Karahindiba '' benim en çok sevdiğim kitap oldu hatta dostlarıma da hediye ettim mümkün olduğunca. Dilini, hikayelerini o kadar çok sevdim ki kendisiyle tanışmak ve hikayelerinin devamı gelir mi diye sorma ihtiyacı içerisindeyim. Bende bir takıntı vardır herkesin okuduğu popüler olan bir kitabı ben okuyamıyorum kıyıda köşede kalmış o kadar güzel kitaplar var ki bunlardan ilki Sinan Sülün ise diğeri de benim için '' Şükran Yiğit'' tir. Şükran Yiğit'in iki kitabını okudum ve müthiş Ankara betimlemelerine hayran kaldım. Bir kitap dostum Şükran Yiğit ile ilgili güzel bir tespiti vardı. Bu ülkede Ayşe Kulin veya Canan Tan neden bu kadar ön plana çıkmış anlamıyorum halbuki ortaya çıkarılmamış müthiş bir cevherdir Şükran Yiğit. Bende onun bu sözüne katılmış ve son romanı Handan ile kendini yenilemeyi bırakan Ayşe Kulin'e birileri ya roman yazmayı bırakmasını söylesin ya da ciddi anlamda ticari kaygı ile basılan kitaplarını yayımlamaktan vazgeçmesini tembihlesin zira kendisini çok çok severdim ve tanışmışlığım da var ama böyle giderse kendisine bağlı üç-beş sadık okurunu da kaybedecek benden söylemesi  demekten alıkoyamıyorum kendimi.



Gelgelim bir ''Fi'' ''Çi'' serisi aldı yürüdü ilk kez bir kitap beni itti almadım. Eğer iyi bir okursanız okunacak  ve okunmayacak kitap ayrımını zaman içerisinde yapabiliyorsunuz ve bende bu konuda asla mütevazi olamam. Eğer bir kitap bana ne yapacağımı söyleyip bana akıl vermeye kalkıyorsa benim aklım bana yeter derim ve kitabı kaparım. Şimdi diyeceksiniz ki:

 - Ama biz her şeyi kitaplardan öğreniyoruz senin bu açıklaman hiç oldu mu ?


Arkadaşlar kitaplar bizlere yeni dünyalar açar,yeni yeni insanlar tanımamıza vesile olur. İçimizde yaşadığımız ya da yaşayacağımız sevinçleri, coşkuların bir ön izlemesidir kitaplar. Bizlere zaman zaman ders verirler evet ama bizlere akıl vermezler sadece yol gösterirler hepsi bu. İyi bir okuyucu benim bu satırlarımdan ne demek istediğimi anlayacaktır zaten çok deşmeye gerek yok. :)



Evet efendim sizlere 2014 listemi sunarken 2015'te hala keşfini yapamadığım Murakami ve Hakan Günday kitaplarını alıp psikopata bağlayacağımı söylemekten büyük mutluluk duyuyorum :D



Kitapla kalın !

Kitap Fotoğrafı İnternetten Alıntıdır.

25 Aralık 2014 Perşembe

TEGV


Merhabalar :)


Bugün size ne kitaplardan ne filmlerden ne de izlediğim oyunlardan bahsedeceğim bugün size 6 senedir gönüllüsü olduğum ve içinde bulunmaktan son derece keyif aldığım Tegv'den bahsetmek Tegv'i sizlere anlatmak istiyorum. 



Yaklaşık 6 seneden beri içinde olduğum Tegv bana bambaşka duygular yaşattı. Çocukları zaten çok seven bendeniz bu aşkı iyice pekiştirmek için Tegv de çalışmaya başladı. Tam 6 sene önce bugünlerde üniversitede aylaklık ettiğim zamanlarda okula açılan bir stantla hayatım değişti. Abartmıyorum cidden değişti: ) Gönüllü olduğum zamandan bu yana kadar farklı şehirlerden pek çok arkadaşım oldu bazıları evlendi çocukları oldu hala görüştüğüm harika insanların yanı sıra her sabah yatağımdan kalkmak için iyi bir sebebim var o da Tegv :)   Düşünün bir kere sabahın o ayazında sıcacık yatağımdan kimseler kaldıramıyorken beni o vakıftaki minikler bunu başarabiliyorlar annem duymasın ama o bile hala beni yatağımdan ayıramadı :D 


Gönüllü olmak sorunun değil de çözümün bir parçası olmak o kadar önemli ki. Çocukların gözlerindeki o içtenliği o saflığı,size duydukları sevgiyi aynı sizin gibi olma isteklerini gördükçe mutlu olmamak elde değil. Geleceğin büyüklerini bir nebze iyi yetiştirebilmek yarınlara iyi insanlar kazandırmak demek. Ayrıca Tegv'de çocukken etkinlik alıp yetişkin olduktan sonra gönüllü olmaya gelen dünün küçükleri bugünün gençleri o kadar çok ki bu bile iyi bir şeyler yapıldığının kanıtı bence :) 



Demem o ki siz ne neden bu güzelliğin içinde olmayasınız. Hayat akıp giderken geride güzel şeyler bırakmak varken o boşluğa bakmak neden ? Tegv de yaşadığım deneyimlerimi sizlerle daha sonraki yazılarımda yine paylaşacağım elbet ve okudukça anlayacaksınız ki çok güzel bir oluşum Tegv.


Bloguma Tegv hakkında minik bir bilgilendirme yazısı ekliyorum okuyunca belki sizde aramıza gelmek istersiniz. Bugüne kadar Greenpeace -Tog ve Lösev gibi pek çok sosyal sorumluluk projesinde yer aldım ama Tegv benim için çok başka ve elbette diğer gruplardan da bahsedeceğim isterseniz. Şimdilik benden bu kadar efendim ! 


''Bir çocuk değişir Türkiye değişir ! ''








Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), başta Suna Kıraç olmak üzere, eğitimin her şeyin başı olduğuna yürekten inanan bir grup sanayici, yönetici ve akademisyenin girişimi ile "devlet tarafından verilen temel eğitime destek olmak" amacıyla 23 Ocak 1995 tarihinde kuruldu.
TEGV, bugün ülkemizin karşı karşıya bulunduğu birçok sorunun temelinde eğitim yetersizliğinin bulunduğu, bu sorunu çözmeden çağdaş uygarlık seviyesine ulaşılmasının mümkün olmayacağı inancı ve buna katkıda bulunmak azmi ve arzusu etrafında birleşen 55 kişilik bir mütevelli heyetiyle kuruldu.
İlköğretim çağındaki çocuklara "okul dışı eğitim desteği" vermeye odaklanan TEGV, yıllar içinde Türkiye'nin eğitim alanında faaliyet gösteren en yaygın sivil toplum kuruluşu oldu. TEGV 2009 yılında Bakanlar Kurulu tarafından "izin almadan yardım toplama" hakkına sahip vakıflardan biri olarak tanındı.

Varoluş Nedenimiz

"Türkiye'nin yarınlarında aydınlık yüzler görmenin ön koşulu, bugün çocuklarımızı en iyi şekilde eğitebilmektir."
Eğitim sisteminde tartışılmaz ağırlığı olan devlet, kaynak yetersizliği ve yapısal sorunlar nedeniyle bu görevi yerine getirirken çeşitli güçlüklerle karşılaşmaktadır. Gönüllü kuruluşların, özel sektörün ve vatandaşların, hayati önem taşıyan bu alanda devletin verimliliğini artıracak şekilde; destek olarak, örnekler yaratarak ve eksikleri tamamlayarak sorumluluğu paylaşmaları gerekmektedir. Vakfımızın varoluş nedeni, devlet tarafından verilen temel eğitime katkıda bulunmaktır.

Amacımız

TEGV'in amacı; İlköğretim çağı çocuklarımızın Cumhuriyetimizin temel ilke ve değerlerine bağlı, akılcı, sağduyulu, özgüven sahibi, düşünen, sorgulayan, kendi iç yaratıcılığını harekete geçirebilen, barışçı, farklı düşünce ve inançlara saygılı, insan ilişkilerinde cinsiyet, ırk, din, dil farkı gözetmeyen bireyler olarak yetişmesine katkıda bulunacak eğitim programları ile etkinlikler oluşturmak ve uygulamaktır.
TEGV, oluşturduğu özgün eğitim programlarını ülke sathında kurduğu Eğitim Parkları, Öğrenim Birimleri, Ateşböceği Gezici Öğrenim Birimleri, İl Temsilcilikleri ve 'Sosyal Etkinliklere Destek Protokolu' kapsamında ilköğretim okullarında, gönüllüleri aracılığı ile hayata geçirir.

21 Aralık 2014 Pazar

Yalnızlıklar - Hasan Ali Toptaş


Merhaba yeniden :)


Okuma hedefimi tamamladığımdan beri çok rahatım geçen yılbaşı 100 kitap okuma hedefimi yıl bitmeden bitirdim dahası devam da ediyorum fırsat buldukça bu rakamı arttırmaya.

Sizlere bugün daha önceden 4 kitabını büyük bir hayranlıkla okuduğum ''Hasan Ali Toptaş'' tan ve onun son okuduğum ''Yalnızlıklar'' kitabından bahsetmek istiyorum.


 "…
yalnızlık susturmaktır
kendi sesinle kendini,
iç bedenini oymaktır diş diş,
düş düş
genişletmektir.
Yalnızlık en çok susturmaktır.”

Hasan Ali Toptaş'ı ilk olarak ''Gölgesizler'' kitabıyla tanıdım ve çarpıldım. Günümüz yazarlarından çok farklı bir mizaca sahip oluşu, derinliği ve farklılı ile beni benden aldı. Yazarın her kelimesinden her sözcüğünden etkilenmemek mümkün değildi zira onu okumaya başladığım andan itibaren başka bir ütopyada başka bir dünya da hissetmemem benim için mümkün değildi. Yazarı tanıyanlar onu bilenler benim ne demek istediğimi gayet iyi anlarlar tabi onu hiç okumayanlar için öncelikle bu yorumlarım ki zira bir fikir edinebilmeleri için :)

"Kimileri düşer yalnızlığa,
Kimileri yükselir.
Düşenler için yalnızlık,
Durup dinlenmeden akan susuz bir nehirdir.
Yükselenlere eşsiz bir ülkedir yalnızlık;
Orada içlerini kazarlar sürekli,
Deri altı şehirlerine inerler
Ve kendileriyle tanışırlar her gün.

-ki, hepsi düştükleri yalnızlıktan gelmiştir
Yükseldikleri yalnızlığa…”


19 Aralık 2014 Cuma

Hırsız ve Burjuva - Hüsnü Arkan


Soğuk bir Ankara gününden hepinize merhabalar ! :)


Sizlere bugün yeni bitirmiş olduğum ''Hırsız ve Burjuva '' dan bahsedeceğim. Kitabın yazarı müzisyen kişiliği ile de tanımış olduğumuz Hüsnü Arkan. Kitap Kırmızı Kedi yayınlarından çıkmış ve toplam 218 sayfa. 


Yazarın daha önce Mino'nun Siyah Gülü ve Menekşeler Atlar Oburlar kitaplarını okumuş ve dilini çok sevmiş buna istinaden diğer kitaplarını da alıp okumak istemiştim. Hüsnü Arkan'ın Hırsız ve Burjuva '' adlı kitabı benim 3. Hüsnü Arkan kitabım oldu. Başlarken diğer iki kitabının da vermiş olduğu referansla beklentilerimi büyük tuttum nitekim kitaba başlarken büyük tutmuş olduğum beklentilerim beni hayal kırıklığına uğrattı. Hüsnü Arkan bu kitabında yapılan hırsızlıklara,çalınan hayatlara,yalanlara,insanların dünyadaki yalanlarına , hırsızlıklarına dokundurmalar yapmak istemiş bu çok güzel amma velakin kitabın başında bu isteğini çok dağıtmış çok konuyu oturtamamış gibi. 
Kitabın merkezinde 12 Eylül 1980 de doğan ve öğretmen bir anne ile muhasebeci bir babanın oğlu olarak doğan Evren, çöplüklerden geçinen Ruhan, Evren'in hayallerinin kadını ve Ruhan ile bir zamanlar kötü bir geçmişi olan sokak kadını Gülgün, oturdukları yoksul mahallede kimsesizliğiyle yaşamayı öğrenen,saf ve Gülgün'ün kardeşi İsmail, yarattığı fırsatları iyi değerlendirip iş bitiriciliği ile nam salan Hadim Bey ve Hadim Bey'in iş bitiriciliği ve şansı sayesinde zenginliğinin zirvesinde olan büyük patron Eyüp'ün hırsızlık ve dolandırıcılık bağlamında birbiriyle kesişen hikayelerini anlatıyor Hırsız ve Burjuva.


Kitabın son sayfaları çok akıcı olmakla beraber genel olarak son sayfalarının da bu kişilerin karşılaşmalarının trajik bir biçimde olması ile kitap biraz hareketlenir gibi olurken havada kalan bir son ile birdenbire bitiveriyor hikaye. Hüsnü Arkan'ın kitabı belki de bu şekilde bitirmesi okuyucunun kitabı kendi hayal gücüyle mayalaması ve kendine göre bir son vermesini istemesi de olabilir zannımca. 


15 Aralık 2014 Pazartesi

Mary and Max


Merhabalar !!

Bu sefer ki yazım bir kitap yorumu değil aralarda izlediğim filmlerden de bahsedeceğimi söylemiştim sizlere nitekim bu sefer izlediğim bir animasyon filmi ve tahmin ettiğiniz üzere çok çok güzel. Sizin de aklınıza girmek hemencecik bu filmi görmenizi istediğimden blokta yorumlamayı seçtim ^^




12 Aralık 2014 Cuma

Patasana - Ahmet Ümit


Selamlar ! :)

Yeni bir macera, yeni bir hayat bitirmenin şaşkın varoluşu ile yine yeniden sizlerle buluştum kitap kardeşlerim ! :) Ahmet Ümit'in okumuş ve de az önce bitirmiş olduğum kitapcağızını taze taze yorumlamak istiyorum müsaade ederseniz :)



Ahmet Ümit okumayalı baya olmuştu. Zeynep'in yılbaşı çekilişinden kazandığım ''Kavim'' kitabını tadı damağımda kalarak okumuş ve sonra bizim Zepzep'e bana başka tavsiye edebileceğin Ahmet Ümit kitabı var mı dediğimde bana ikiletmeden kesinlikle '' Patasana 'yı '' okumalısın çok seveceğini düşünüyorum demişti ben de esas kitap kurdu kişisi olarak Zeynep bana ne dediyse onu yaptım ve hemen ''Patasana'' adlı kitabı edindim ve yine tadı damağımda kaldı aa dostlar !


8 Aralık 2014 Pazartesi

Tomris Uyar -İpek ve Bakır


Soğuk kış günlerinin kendini çokça hissettirdiği totomuzun donduğu, burnumuzun salya ve sümüklerle imtihan ettiği günlerden birinden hepinizine merhabalar ! :)


Biraz değişik selamlamak istedim bugün sizi :) Malum kış ayındayız ve her tarafımızın donduğu gerçeğini saklayıp yiğitlik yapmanın alemi yok diye düşünüyorum :P Kısacası donuyorum olm !! :D


Bu ay 2014'ün son ayı ve belki de hepiniz okuma hedeflerinizi tutturdunuz ya da hala yanına bile yaklaşmış değilsiniz ama boş verin önemli olan o hedefi koymak ve okuma hırsınızı perçinlemeniz, kendinizi pekiştirmeniz bence :)

6 Aralık 2014 Cumartesi

Sam Savage- Firmin


Merhabalar yine ben ! :)

Yine başka bir macerayı başka bir hayatı bitirmenin heyecanını siz kitap kurdu arkadaşlarımla paylaşmaktan çok mutluyum. Yeni bitirdiğim kitabımın adı '' Firmin.'' Dostlar bu kitabı İnstagram aleminde gördüm ve çok ilgimi çekti bir ara herkesler Firmin sever olmuş idi. Eee! tabi merak bu insanın başına meraktan gelir. Kitaplar ilgili merakım söz konusu olunca bir de bu kitabı kütüphanede bulunca dedim ki: ''Atıl Damla ve kap kitabı kızım !'' :)  Eee! haliyle kitap benim elimden kurtulamadı ve kollarıma düştü :)


Firmin 'e başlayalı uzun zaman oldu yaklaşık iki hafta kadar ama araya yine bir sürü şey girdi dersler, ödevler, arada hiç okumak istemediğim zamanları da eklersek bu kitap haddinden fazla elimde süründü bu da bir kitapsever için hiç de iyi bir şey değil.



Kitaba geçiyorum hemen. Firmin; Özgür yayınlarından çıkmış 157 sayfa yazarı Sam Savage.

4 Aralık 2014 Perşembe

Begin Again


Merhaba :)

Blogumu açtım açalı sadece kitaplar hakkında yazı yazmışım ama ben deli gibi film de izlerim dedim kendi kendime :)   Uzun zamandır sadece kitaplar hakkında yazı yazıyorsam elbette sevdiğimden ama biraz da filmlerden konuşma vakti geldi sanırım.


Begin Again   Türkçe çevirisiyle '' Yeniden Başlamak'' filmi geçen yaz vizyona girmiş ve ben kaçırmışım! Gerçi kaçırmam çok normal o ara sınavlara hazırlanıyordum ve gözüm hiçbir şeyi görmez olmuştu. Her neyse konuya giriş yapıyorum başrollerini Aşk ve Gurur filmiyle büyük ün kazanan ve Akademi ödüllerine 20 yaşında aday olarak gösterilen Keira Knightley ve romantik komedilerin vazgeçilmezi Mark Ruffalo ve Maroon 5 grubunun solisti Adam Levine yer alıyor.

Filmde Gretta büyük üne kavuşan müzisyen erkek arkadaşı  Dave onu aldatınca ondan ayrılır ve tam evine gitmeye hazırlanırken arkadaşının çalıştığı bar da şarkı söylerken eski bir yapımcı olan Dan ile tanışır ve hayallerini gerçekleştirmek için albüm yapmaya karar verir. Gretta bir yandan kaderine meydan okumaya çalışır bir yandan da inandığı şey uğruna savaşmaya kararlı olarak adım adım hedefine yürür.