18 Ocak 2015 Pazar

Tiyatro - Hayvan Çiftliği

Selamlar ; !

Bu tembel pazar gününüzü şenlendirmek ve size izlediğim oyunlardan birini daha anlatmak için bundan daha güzel bir zamanlama olmazdı sanırım :)  Tiyatroyu çok seven bendeniz izleme fırsatını yakalamış olduğum nacizane tiyatro oyunlarından biri olan ''George Orwell'' aynı adla sahneye uyarlanan ''Hayvan Çiftiği'' adlı oyunundan bahsedeceğim sizlere. Hadi bir zahmet kulakları dört açıyoruz koltuklara daha rahat yerleşiyoruz hazır mıyız millet işte bir iki ve başladımmm :)



Öncelikle ( bilet bulabilirseniz tabi :) bu oyuna giderken her şeye hazırlıklı olun. Neden mi çünkü oyun sizi çarpacak. Özellikle kitabını okuyup öyle gitmenizi tavsiye ederim bu sizi oyuna hazırlayacak ve daha da içinize sindirerek izlemenizi sağlayacaktır. Kitabı okuyanlar oyuna gidince tek tek parçaları birleştiriyor ve oyunu izlerken hal-i zatıyla daha çok zevk alıyorlar.



Bu sene Ankara Devlet Tiyatrosunun bence en başarılı prodüksiyonlarından  biri Hayvan Çiftliği. Gerek oyuncuların performansları gerekse ortaya konulan emek bunu gösteriyor. Ben oyunu iki kere izleme fırsatını yakalayan o şanslı izleyicilerdenim. İlki Sivas Devlet Tiyatrosu ile oldu. İlk defa izlediğimde kitabı okumadan gitmiştim ve ne izlediğimin farkında değildim ve neticede oyuna aşık oldum.Sonrasında Ankara Devlet Tiyatrosunda izleme şansı buldum zorla çünkü bu oyuna giden bir daha gitmek istiyor haliyle.


İzlediğim iki uyarlama da olağanüstüydü önce bunu söylemek istiyorum. Konusuna hemen giriş yapıyorum. Hayvanlarla dolu olan bir çiftlik düşünün. Kendi hakları için çiftlik sahibi ile bir mücadeleye girişirler ve sonunda bu mücadeleyi kazanırlar çiftliğin sahibinden kurtulurlar ve çiftlikte artık daha adil şartlarda birlik içinde çalışacaklarını düşündükleri sırada yine aynı acımasız döngü onların da parçalanmasına sebep olur.
Çiftlik sahibinin onlara eziyet çektirmesinden ve çok çalıştırmasından bıkan hayvanlar artık daha adil şartlarda beraber çalışacaklarına inanırlar ama aslında işin özü hiç de öyle olmaz. Hırs,başa geçme isteği liderlik hayvanların kanına da işleyecektir ve onları da insanlaştıracaktır. İnsanların duyguları bir nevi hayvanlara da sıçrar. Kendi ırkından olanlara eziyet etme, öldürmeye kadar giden bu hikayeyi izlerken kanınızın donduğunu hissedecek ve günümüzdeki yaşanmışlıklardan pek çok nokta keşfedeceksiniz.


Oyunu bugüne kadar başta devlet tiyatroları olmak üzere üniversitelerde ve yönetmenliğini Erdal Beşikçioğlu'nun yapmış olduğu bir kadro da sahneledi. Ben İstanbul'daki sahnesini izlemedim ama onun da diğerleri kadar güzel olduğuna eminim. Gidenler öyle söylüyor :)
Hala gitmediyseniz kaçırmamanızı tavsiye ettiğim hayatımın top 5'inde yer alan oyunlardan biridir Hayvan Çiftliği.


İyi seyirler şimdiden ( Bilet bulabilirseniz tabi :P )

2 yorum:

  1. Bu oyuna gerçekten bilet bulmak çok zor😄. Ama ben de gidebildim hem de kitabı okuduktan sonra. Kitapla oyun arasında çok fazla zaman olmasından kaynaklıdır herhalde bu oyunu abartıldığı kadar beğenmedim 😞. Bence hikaye güzel ve oyunun adı insanları fazlasıyla çekiyor. Şimdi oyunun hakkını da yemek istemiyorum, ses, kostümler ve oyuncuların o kadar zaman o şekilde durmaları etkileyiciydi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oyuna bilet bulmak çok zor bu sene Ankara Devlet Tiyatrosunda olursa oyun yine gitmek istediklerimden.

      Sil

18 Ocak 2015 Pazar

Tiyatro - Hayvan Çiftliği


Selamlar ; !

Bu tembel pazar gününüzü şenlendirmek ve size izlediğim oyunlardan birini daha anlatmak için bundan daha güzel bir zamanlama olmazdı sanırım :)  Tiyatroyu çok seven bendeniz izleme fırsatını yakalamış olduğum nacizane tiyatro oyunlarından biri olan ''George Orwell'' aynı adla sahneye uyarlanan ''Hayvan Çiftiği'' adlı oyunundan bahsedeceğim sizlere. Hadi bir zahmet kulakları dört açıyoruz koltuklara daha rahat yerleşiyoruz hazır mıyız millet işte bir iki ve başladımmm :)



Öncelikle ( bilet bulabilirseniz tabi :) bu oyuna giderken her şeye hazırlıklı olun. Neden mi çünkü oyun sizi çarpacak. Özellikle kitabını okuyup öyle gitmenizi tavsiye ederim bu sizi oyuna hazırlayacak ve daha da içinize sindirerek izlemenizi sağlayacaktır. Kitabı okuyanlar oyuna gidince tek tek parçaları birleştiriyor ve oyunu izlerken hal-i zatıyla daha çok zevk alıyorlar.



Bu sene Ankara Devlet Tiyatrosunun bence en başarılı prodüksiyonlarından  biri Hayvan Çiftliği. Gerek oyuncuların performansları gerekse ortaya konulan emek bunu gösteriyor. Ben oyunu iki kere izleme fırsatını yakalayan o şanslı izleyicilerdenim. İlki Sivas Devlet Tiyatrosu ile oldu. İlk defa izlediğimde kitabı okumadan gitmiştim ve ne izlediğimin farkında değildim ve neticede oyuna aşık oldum.Sonrasında Ankara Devlet Tiyatrosunda izleme şansı buldum zorla çünkü bu oyuna giden bir daha gitmek istiyor haliyle.


İzlediğim iki uyarlama da olağanüstüydü önce bunu söylemek istiyorum. Konusuna hemen giriş yapıyorum. Hayvanlarla dolu olan bir çiftlik düşünün. Kendi hakları için çiftlik sahibi ile bir mücadeleye girişirler ve sonunda bu mücadeleyi kazanırlar çiftliğin sahibinden kurtulurlar ve çiftlikte artık daha adil şartlarda birlik içinde çalışacaklarını düşündükleri sırada yine aynı acımasız döngü onların da parçalanmasına sebep olur.
Çiftlik sahibinin onlara eziyet çektirmesinden ve çok çalıştırmasından bıkan hayvanlar artık daha adil şartlarda beraber çalışacaklarına inanırlar ama aslında işin özü hiç de öyle olmaz. Hırs,başa geçme isteği liderlik hayvanların kanına da işleyecektir ve onları da insanlaştıracaktır. İnsanların duyguları bir nevi hayvanlara da sıçrar. Kendi ırkından olanlara eziyet etme, öldürmeye kadar giden bu hikayeyi izlerken kanınızın donduğunu hissedecek ve günümüzdeki yaşanmışlıklardan pek çok nokta keşfedeceksiniz.


Oyunu bugüne kadar başta devlet tiyatroları olmak üzere üniversitelerde ve yönetmenliğini Erdal Beşikçioğlu'nun yapmış olduğu bir kadro da sahneledi. Ben İstanbul'daki sahnesini izlemedim ama onun da diğerleri kadar güzel olduğuna eminim. Gidenler öyle söylüyor :)
Hala gitmediyseniz kaçırmamanızı tavsiye ettiğim hayatımın top 5'inde yer alan oyunlardan biridir Hayvan Çiftliği.


İyi seyirler şimdiden ( Bilet bulabilirseniz tabi :P )

2 yorum:

öneri makinesi on 15 Eylül 2016 08:39 dedi ki...

Bu oyuna gerçekten bilet bulmak çok zor😄. Ama ben de gidebildim hem de kitabı okuduktan sonra. Kitapla oyun arasında çok fazla zaman olmasından kaynaklıdır herhalde bu oyunu abartıldığı kadar beğenmedim 😞. Bence hikaye güzel ve oyunun adı insanları fazlasıyla çekiyor. Şimdi oyunun hakkını da yemek istemiyorum, ses, kostümler ve oyuncuların o kadar zaman o şekilde durmaları etkileyiciydi.

Damla EKER on 16 Eylül 2016 02:15 dedi ki...

Oyuna bilet bulmak çok zor bu sene Ankara Devlet Tiyatrosunda olursa oyun yine gitmek istediklerimden.

Yorum Gönder