28 Şubat 2015 Cumartesi

Ahmet Altan - En Uzun Gece

Merhaba :)


Şubat ayının bu son gününü az evvel bitirdiğim ve daha öncesinde üç defa okuduğum bir kitapla kapatıyorum bendeniz. Kitabın ismi ''En Uzun Gece'' yazarı  Ahmet Altan.

Ahmet Altan'ı ilk defa bu kitapla tanıdım ve kendi açımdan çok iyi bir başlangıç yaptım. Okuduğum ilk kitabıydı ve beni gerçekliğiyle, kadın-erkek ilişkilerine olan bakış açısıyla o kadar çok etkiledi ki bir adam bir kadının duygularını işte en iyi bu kadar yansıtabilirdi ancak dedim.

Ahmet Altan'ın En Uzun Gece adlı kitabından sonra okuduğum başka kitapları da oldu ancak ne yalan söyleyeyim hiçbir kitabı beni En Uzun Gece kadar etkilemedi. Kitabı edinirseniz ve okuma şansına sahip olursanız ne demeye çalıştığımı anlayacağınızı düşünüyorum.

Kitapla ilgili hemen tespitlere ve kısa yorumlara geçiyorum. En Uzun Gece bir üniversitede öğretim görevlisi olarak çalışan Selim ile kitaba ismini veren Yelda arasında geçiyor. Selim ve Yelda uzun zamandır beraberler ancak aralarındaki ilişkinin boyutları sanılanın çok ötesinde bir ilişki. Birbirlerine hem büyük bir aşkla bağlı olup aynı zamanda kolay örgülerle örülen ve her an kopmaya hazır olan bir beraberliktir onlarınki. Selim'in Yelda ile tanışmadan önce başından geçen bir evliliği ve evlendikten kısa bir süre sonra ailesini bir uçak kazasında kaybedişi, ardından ona büyük bir aşkla bağlı olan eşi Fahrünisa'nın ondan ayrılması kitaba giriş kısımlarında Selim'in karakteri hakkında bize birazcık da olsa fikir veriyor. Yelda ile tanıştıktan sonra aralarında geçen şeyin tam olarak büyük bir tutku mu yoksa bir alışkanlık mı olduğuna siz karar veriyorsunuz 320 sayfa boyunca. Kitabı her okuyuşumda büyük bir heyecanla okuduğumu itiraf etmeliyim ilk defa bir kadının  bir erkeğe duyduğu çaresizliği, onu aynı anda hem özlemeyi hem bir taraftan da ona ihanet ettiği için onu affedemeyişini  kıvranak okudum. Ahmet Altan kadın ruhundan gayet de iyi anlamış bu kitabında.
Bana sorarsanız bu kitabı yazarken ya çok iyi gözlem yapmış ya da çok yakından şahit olduğu bir hikayeyi bizimle paylaşmış,

En Uzun Gece sadece kadın-erkek ilişkilerine yönelik bir kitap değil aynı zamanda Yelda'nın Selim'in ona ihanet etmesinin ardından ondan daha uzaklaşmak amacıyla Güneydoğu'nun dağlarında uluslararası bir araştırma grubuna dahil olmasıyla kitap daha da hareketleniyor. Yelda'nın katıldığı grup ''Töre Cinayetleri '' konusunda araştırma yapan Avrupa Birliği destekli bir komisyon olunca Güneydoğu da yaşanan töre cinayetleri ve namus cinayetlerine de göndermeler yapılarak kitaba daha da hareketlilik kazandırılmış. Yani sadece aşk ve ilişkiler üzerine kurulan bir kitap değil toplumsal bir soruna da parmak basılmış işte bu yüzden kitabın bu yönü siz düşünmeye itiyor.




Kitabın ortalarına doğru Yelda'nın orada Selim den intikam alma amaçlı bir başka adamla beraber oluşu zamanla bu beraberliğin sadece Selim'in canını acıtma hevesiyle yapılmış bir hata olduğunu anlaması ve köyde Heja adında 12 yaşındaki bir çocuğa büyük bir sevgi beslemesiyle olaylar zinciri devam ederken bilinmedik bir sebeple bu çocuğun belki de kendisinin yüzünden öldürüldüğü kısımları okurken ağlamamak için çok çaba sarf ettim kendimce.


Sonuç itibariyle gerçek aşkın o korkunç ağırlığı altında ezilen iki insanın çektiği acılara şahit olurken aslında birbirlerine aldattıklarında sadece kendilerine zarar verdiklerini, yaraladıklarını görecek Kutsal Mezopotamya da yaşanan tehditkar hayattan Yelda'yı kurtarmaya gelirken Selim'in ölüm çığlığındaki son nefesini duyacak ve Yelda'nın adının anlamını taşıyan o En Uzun Gece'sinin başlangıcına şahit olacaksınız.


Kitabı şiddetle tavsiye ediyorum eminim sizde benim gibi defalarca okumak isteyeceksiniz :)

Yeni bir kitapta görüşmek üzere !

2 yorum:

  1. Merhaba. Benim de çok ama çok sevdiğim bir kitap En Uzun Gece. Defalarca okudum. Okumadıysanız mutlaka Kılıç Yarası Gibi ve İsyan günlerinde Aşk'ı okumalısınız.

    Son kitabını yazdım bloguma, arama yaparken denk geldim size. Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler benim de defalarca okuduğum bir kitaptır listeme ekledim bile :)

      Sil

28 Şubat 2015 Cumartesi

Ahmet Altan - En Uzun Gece


Merhaba :)


Şubat ayının bu son gününü az evvel bitirdiğim ve daha öncesinde üç defa okuduğum bir kitapla kapatıyorum bendeniz. Kitabın ismi ''En Uzun Gece'' yazarı  Ahmet Altan.

Ahmet Altan'ı ilk defa bu kitapla tanıdım ve kendi açımdan çok iyi bir başlangıç yaptım. Okuduğum ilk kitabıydı ve beni gerçekliğiyle, kadın-erkek ilişkilerine olan bakış açısıyla o kadar çok etkiledi ki bir adam bir kadının duygularını işte en iyi bu kadar yansıtabilirdi ancak dedim.

Ahmet Altan'ın En Uzun Gece adlı kitabından sonra okuduğum başka kitapları da oldu ancak ne yalan söyleyeyim hiçbir kitabı beni En Uzun Gece kadar etkilemedi. Kitabı edinirseniz ve okuma şansına sahip olursanız ne demeye çalıştığımı anlayacağınızı düşünüyorum.

Kitapla ilgili hemen tespitlere ve kısa yorumlara geçiyorum. En Uzun Gece bir üniversitede öğretim görevlisi olarak çalışan Selim ile kitaba ismini veren Yelda arasında geçiyor. Selim ve Yelda uzun zamandır beraberler ancak aralarındaki ilişkinin boyutları sanılanın çok ötesinde bir ilişki. Birbirlerine hem büyük bir aşkla bağlı olup aynı zamanda kolay örgülerle örülen ve her an kopmaya hazır olan bir beraberliktir onlarınki. Selim'in Yelda ile tanışmadan önce başından geçen bir evliliği ve evlendikten kısa bir süre sonra ailesini bir uçak kazasında kaybedişi, ardından ona büyük bir aşkla bağlı olan eşi Fahrünisa'nın ondan ayrılması kitaba giriş kısımlarında Selim'in karakteri hakkında bize birazcık da olsa fikir veriyor. Yelda ile tanıştıktan sonra aralarında geçen şeyin tam olarak büyük bir tutku mu yoksa bir alışkanlık mı olduğuna siz karar veriyorsunuz 320 sayfa boyunca. Kitabı her okuyuşumda büyük bir heyecanla okuduğumu itiraf etmeliyim ilk defa bir kadının  bir erkeğe duyduğu çaresizliği, onu aynı anda hem özlemeyi hem bir taraftan da ona ihanet ettiği için onu affedemeyişini  kıvranak okudum. Ahmet Altan kadın ruhundan gayet de iyi anlamış bu kitabında.
Bana sorarsanız bu kitabı yazarken ya çok iyi gözlem yapmış ya da çok yakından şahit olduğu bir hikayeyi bizimle paylaşmış,

En Uzun Gece sadece kadın-erkek ilişkilerine yönelik bir kitap değil aynı zamanda Yelda'nın Selim'in ona ihanet etmesinin ardından ondan daha uzaklaşmak amacıyla Güneydoğu'nun dağlarında uluslararası bir araştırma grubuna dahil olmasıyla kitap daha da hareketleniyor. Yelda'nın katıldığı grup ''Töre Cinayetleri '' konusunda araştırma yapan Avrupa Birliği destekli bir komisyon olunca Güneydoğu da yaşanan töre cinayetleri ve namus cinayetlerine de göndermeler yapılarak kitaba daha da hareketlilik kazandırılmış. Yani sadece aşk ve ilişkiler üzerine kurulan bir kitap değil toplumsal bir soruna da parmak basılmış işte bu yüzden kitabın bu yönü siz düşünmeye itiyor.




Kitabın ortalarına doğru Yelda'nın orada Selim den intikam alma amaçlı bir başka adamla beraber oluşu zamanla bu beraberliğin sadece Selim'in canını acıtma hevesiyle yapılmış bir hata olduğunu anlaması ve köyde Heja adında 12 yaşındaki bir çocuğa büyük bir sevgi beslemesiyle olaylar zinciri devam ederken bilinmedik bir sebeple bu çocuğun belki de kendisinin yüzünden öldürüldüğü kısımları okurken ağlamamak için çok çaba sarf ettim kendimce.


Sonuç itibariyle gerçek aşkın o korkunç ağırlığı altında ezilen iki insanın çektiği acılara şahit olurken aslında birbirlerine aldattıklarında sadece kendilerine zarar verdiklerini, yaraladıklarını görecek Kutsal Mezopotamya da yaşanan tehditkar hayattan Yelda'yı kurtarmaya gelirken Selim'in ölüm çığlığındaki son nefesini duyacak ve Yelda'nın adının anlamını taşıyan o En Uzun Gece'sinin başlangıcına şahit olacaksınız.


Kitabı şiddetle tavsiye ediyorum eminim sizde benim gibi defalarca okumak isteyeceksiniz :)

Yeni bir kitapta görüşmek üzere !

2 yorum:

ELİF sarı on 16 Kasım 2015 04:18 dedi ki...

Merhaba. Benim de çok ama çok sevdiğim bir kitap En Uzun Gece. Defalarca okudum. Okumadıysanız mutlaka Kılıç Yarası Gibi ve İsyan günlerinde Aşk'ı okumalısınız.

Son kitabını yazdım bloguma, arama yaparken denk geldim size. Sevgiler.

Damla EKER on 23 Kasım 2015 05:53 dedi ki...

Teşekkürler benim de defalarca okuduğum bir kitaptır listeme ekledim bile :)

Yorum Gönder