Ana-Kara Nam-ı Ana-kara Bildiğin Ankara İşte Be !

Ankara da yaşamanın en güzel taraflarından biri nedir diye sorsalar kışı seven kişinin cevabı nettir,bellidir. ''Ana-kara'' hep soğuktur pek bir soğuktur. Çoğunlukla deniz kıyısı alanlarda veya Karadeniz taraflarında ılıman bir hava yaşanır hatta ve hatta bazı delibaş koyunlar tişörtle bile çıkarken siz Ana-kara da donarsınız!!!


91'den beri burada yaşayan bir zavallı olarak bebeliğim,çocukluğum,gençliğim kii (Gençliğim diyorum yaş kemale erdi erecek Ağustos bence hiç gelmesin ) burada geçti korkarım ki orta yaşım en güzel çağım da Ankara'nın buz gibi havasında totom donarken,dişlerimi tıkırtadırkene bir gün bir park avlusunda (mümkünse Gençlik Parkı olmaz umarım ) beni bulabilirler bir bankın yanında elimde kitapla, tabi bu benim ölüm fantezim. Böyle ölsem çok koymaz bana cidden. Okurken ölmek fena değilmiş haa şöyle bir düşününce çok kıyak olurdu ama ana haberlere çıkar mıydım bilmiyorum netice de çıkabilmek için hunhar bir erkek tarafından ( Dikkat !burada feministlik ar damarım çatlıyor!) en az 40 yerimden delik deşik edilmem,tecavüze uğramam ya da Biz Evleniyoruz programındaki Caner gibi bir saf bulup onu kendime aşık edip kafasında bardak kırdırtmam falan gerekirdi diye düşünüyorum ya da çok mu şey düşündüm ne soğuk havadan nerelere geldim iyi mi :D



Şimdi bana diyeceksiniz ki Ankara'da yaşamanın hiç mi iyi tarafı yok! var elbette mesela ben Kızılay'a giderken (Hava cidden sıcaksa tabi soğuksa sakın denemeyin bile :D ) Sıhhiye'den yürürüm, insanları gözlemler, elimdeki makine ile sanki tuhaf bir şey yapıyormuşumcasına bakan çok sevgili teyzelerimin,amcalarımın fotoğraflarını çekerim ve bu bana inanılmaz zevk verir. En çok da sevdiğim şey sanırım fotoğraf çekmek ama farkına varmadan çoğu zaman bir kare yakalayıp daha kimse fark edemeden o anı yakalayıp ölümsüzleştirmek en güzeli.

Mart ayı gelince herkesler bir seviniyor bir seviniyor ulan oğlum bahar gelmiyor bu taraflara gelmiyor imrendirmeyin adamı !! Mayıs'a kadar kessen öldürsen Ankara gösteririm ama ellettirmem yeni gelin modunda takılacağa benziyor.

Bu yüzden siz siz olun benim gibi Ana-kara da yaşıyorsanız eğer ya sıcak iklimden zengin bir koca bulup evlenin altın günleri düzenleyip en az üç sloganı ile doğurdukça doğurun ve adam başı bir çeyreklik yardımı cebe indirin anacım. Daha da olmadı tası tarağı toplayın bir sırt çantası ile dünyayı dolaşın bir trenle. Sınavı kazanamazsam bende ya trene kaçıcam ya da kocaya :D kii benim gibi koyu bir feminist asla ve kat'a böyle şeyler yapmaz düğünde takıları alıp kaçamak varken ne evliliği ayol.

Gene nerden nerelere geldim Allah'ım  sen biliyorsun beni bir sen biliyorsun valla.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Haydar Ergülen - Öyle Küçük Şeyler

Tiyatro - Annemin Son Çılgınlıkları

Zülfü Livaneli - Elia ile Yolculuk