27 Mart 2015 Cuma

Hakan Günday - Az

"Belki de, seni az tanıyorum demek, seni kendimden çok biliyorum, demektir.
 Bilmesem de, öğrenmek için her şeyi yaparım, demektir. 
 Belki de az , her şey demektir. 
 Ve belki de benim sana söyleyebileceğim tek şeydir.."

Her şey aslında kendi açımdan bakıldığında çok masumca başlamıştı. Hakan Günday'ı çok duymuştum yakın çevremden,arkadaşlarımdan ki o kadar çok duymaya başlamıştım ki kolay kolay herkesin okuduğuna kulak kabartmayan ben bir anda bu adamı merak etmeye başladım. Eğer iyi bir okur olduğunuzu iddia ediyorsanız her yazarın tadına en az bir kere bakarsınız benimki de o hesap iki hafta önce Adnan Ötüken de göz göze geldiğimiz anda bir çekim alanına girdiğim Hakan Günday ile önce bir şaşırdık ardından da ilk görüşte aşk olayını yaşadık. Kitabı nasıl çekip aldım,nasıl ordan çıktım hatırlamıyorum bile tek hatırladığım bu kitaba ilk görüşte vurulduğum. Hani bir söz vardır ya '' Bir kitap okudum ve hayatım değişti'' diye ben daha okumadan hayatımın değiştiğini hissettim, hissettiren sağ olsun. 


Çok kolay olmadı önce kitabın kapağını araladığım andan itibaren hiç bir şeyin eskisi gibi olmayacağını biliyordum kendi açımdan. Gece okumayı seçtim çünkü Günday kitaplarına gece okumaları, karanlık yakışır ne de olsa kendisi bir karanlıklar efendisi bir karanlıklar prensi. Elime aldığım andan itibaren gerçek hayatta görmekten kaçındığım, bakmaya utandığım, inkar ettiğim ne varsa bir bir yüzüme vurdu Günday ! Yetmedi beni bir çukura attı orada  Az' ve Daha kitaplarını okuduğum müddetçe beni o kuyudan çıkarmadı ta ki inkar ettiğim, görmezden geldiğim her şeyi kabullendiğim zamana kadar. 

Az tıpkı Daha kitabında olduğu gibi beni tokat manyağına çevirdi. Daha da ''Gaza'' Az kitabında da ''Derda'' karakterleri o kadar sağlam bir kurguyla oturtulmuş ki hele ki iki Derda'nın hikayesi,buluşmaları, sonra son bölümlerde Oğuz Atay'ın dahil olmasıyla kitap efsunlaşıp içinize akıyor resmen ben bitmesin istedim hep devam etsin o 40 yıl boyunca iki Derda'nın hikayesinde neler oldu neler yaşadılar merak ettim sonra dedim ki kendi kendime belki de okuyanın kendi hayal gücüne bıraktı Günday bıraktı ki biz tamamlayalım oraları da biz dolduralım boşlukları.


Bir tarikat şeyhinin oğluyla evlendirilen 11 yaşındaki Derda ile hapisteki bir gaspçının aynı yaştaki oğlu olan Derda ''mezarlık çocuğu''mezarlıkta kesişen hayatlarının, bu iki çocuğun 40 yıl boyunca her türlü pisliğin içine girip çıktıktan,türlü şiddet gördükten sonra birbirleri için hazırlanışlarının hikayesidir ''Az''.

Çocuk şiddeti, kadın şiddeti 11 yaşındaki iki çocuğun hayatla genç yaşta ve acı bir şekilde tanışmasının hikayesidir ''Az''.

A'dan Z'ye bir Hakan Günday kitabıdır. Buram buram kokan, elinizden bırakamayacağınız, okurken yerinizde mıhlanacağınız. 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

27 Mart 2015 Cuma

Hakan Günday - Az


"Belki de, seni az tanıyorum demek, seni kendimden çok biliyorum, demektir.
 Bilmesem de, öğrenmek için her şeyi yaparım, demektir. 
 Belki de az , her şey demektir. 
 Ve belki de benim sana söyleyebileceğim tek şeydir.."

Her şey aslında kendi açımdan bakıldığında çok masumca başlamıştı. Hakan Günday'ı çok duymuştum yakın çevremden,arkadaşlarımdan ki o kadar çok duymaya başlamıştım ki kolay kolay herkesin okuduğuna kulak kabartmayan ben bir anda bu adamı merak etmeye başladım. Eğer iyi bir okur olduğunuzu iddia ediyorsanız her yazarın tadına en az bir kere bakarsınız benimki de o hesap iki hafta önce Adnan Ötüken de göz göze geldiğimiz anda bir çekim alanına girdiğim Hakan Günday ile önce bir şaşırdık ardından da ilk görüşte aşk olayını yaşadık. Kitabı nasıl çekip aldım,nasıl ordan çıktım hatırlamıyorum bile tek hatırladığım bu kitaba ilk görüşte vurulduğum. Hani bir söz vardır ya '' Bir kitap okudum ve hayatım değişti'' diye ben daha okumadan hayatımın değiştiğini hissettim, hissettiren sağ olsun. 


Çok kolay olmadı önce kitabın kapağını araladığım andan itibaren hiç bir şeyin eskisi gibi olmayacağını biliyordum kendi açımdan. Gece okumayı seçtim çünkü Günday kitaplarına gece okumaları, karanlık yakışır ne de olsa kendisi bir karanlıklar efendisi bir karanlıklar prensi. Elime aldığım andan itibaren gerçek hayatta görmekten kaçındığım, bakmaya utandığım, inkar ettiğim ne varsa bir bir yüzüme vurdu Günday ! Yetmedi beni bir çukura attı orada  Az' ve Daha kitaplarını okuduğum müddetçe beni o kuyudan çıkarmadı ta ki inkar ettiğim, görmezden geldiğim her şeyi kabullendiğim zamana kadar. 

Az tıpkı Daha kitabında olduğu gibi beni tokat manyağına çevirdi. Daha da ''Gaza'' Az kitabında da ''Derda'' karakterleri o kadar sağlam bir kurguyla oturtulmuş ki hele ki iki Derda'nın hikayesi,buluşmaları, sonra son bölümlerde Oğuz Atay'ın dahil olmasıyla kitap efsunlaşıp içinize akıyor resmen ben bitmesin istedim hep devam etsin o 40 yıl boyunca iki Derda'nın hikayesinde neler oldu neler yaşadılar merak ettim sonra dedim ki kendi kendime belki de okuyanın kendi hayal gücüne bıraktı Günday bıraktı ki biz tamamlayalım oraları da biz dolduralım boşlukları.


Bir tarikat şeyhinin oğluyla evlendirilen 11 yaşındaki Derda ile hapisteki bir gaspçının aynı yaştaki oğlu olan Derda ''mezarlık çocuğu''mezarlıkta kesişen hayatlarının, bu iki çocuğun 40 yıl boyunca her türlü pisliğin içine girip çıktıktan,türlü şiddet gördükten sonra birbirleri için hazırlanışlarının hikayesidir ''Az''.

Çocuk şiddeti, kadın şiddeti 11 yaşındaki iki çocuğun hayatla genç yaşta ve acı bir şekilde tanışmasının hikayesidir ''Az''.

A'dan Z'ye bir Hakan Günday kitabıdır. Buram buram kokan, elinizden bırakamayacağınız, okurken yerinizde mıhlanacağınız. 



0 yorum:

Yorum Gönder