Kazuo Ishiguro - Beni Asla Bırakma

Kitap okumayı bir yaşam felsefesi haline getirdiğimden beri  sinir olduğum cümleler net !

''Okunması gereken 30 kitap
''Ölmeden önce okunması gereken 1001 kitap
''İzlenmesi geren şu şu yönetmenin( hani şu çoook ünlü yönetmen var ya o kimse ben garanti  bilmiyorumdur ) geberip gitmeden izleyin dediği filmler,
''Uzmanlardan okunması gereken 100 edebiyat şaheseri filan, vs.

 Demiyorlar mı ben bir uyuz oluyorum bir uyuz oluyorum ! sanki okuyan,gidip gören,eleştiren insanlar sizin tavsiyelerinizi almak durumunda !! Onu geçtim bu okunması gereken ama en çok da sinir olduğum ölmeden okunması gereken kitap listeleri yok mu beni deli ediyor yaa ! Ben zevkine okuyorum ha çoğu zaman tavsiyeler alırım o başka ama bu listeleri gördük sıra cidden aptala alınıyoruz diye de düşünmüyor değilim.


Her neyse şu aralar elimde çok sürünen bir kitap vardı çok şükür bitirdim. Yaklaşık iki hafta önce YKY'den aldığım kitabımın adı ''Kazuo Ishiguro - Beni Asla Bırakma''


Aslında aklımda çok başka bir kitap almak vardı ama hani size de oluyor mu bilmiyorum ama basiretim bağlandı ve bu kitaba gitti ellerim ve kendimi kasanın önünde buldum. Yaklaşık 9 gündür kitap elimde süründü benimle her yere gitti geldi, gitti geldi ve sonuç az önce can çekişerek bitirdim kitabı. Bende bir mutsuzluk bir mutsuzluk bir de pis huyum var bir kitaba başladıysam onu illa bitireceğim ve en nihayetinde bitirebildim. 

Kitabın yazarını ilk defa okuduğumdan mıdır nedir belki bu yazarı sevenleriniz vardır ama ben uzun süre bu yazarı okumayacağımı biliyorum. 



Kitabın içeriğine gelince Tommy, Ruth ve Kathy adında üç arkadaşın yatılı okul Hailshamdaki yaşamlarını okuyorsunuz. Hafta sonları ve tatillerde evlerine gitmeyen, önceki yaşamlarını hatırlamayan Hailsham öğrencileri öğretmenler tarafından değil gözetmenler tarafından yetiştirilirler. Spor ve sanat faaliyetlerine önem veren bu okulda bedenlerine çok iyi bakmaları öğütlenir her defasında. Aslında bunun belli bir nedeni vardır ama Ruth, Kathy ve Toomy bunu öğrenmeye her defasında çok istedikleri halde başarılı olamazlar. Onların birer bağışçı olduğu ve organ bağışı için yetiştirildikleri çok geçmeden ortaya çıkar. Hepsi birer bağışçıdır ve zamanı geldiğinde bedenlerindeki organlar alınıp ölmeye mahkum olacaklardır. Kathy 31 yaşındadır ve bağışçı olmayıp bakıcılık yapmaya hak kazanan eski bir Hailshamlıdır. Yaşadıkları bu trajedi onu sürekli geçmişi düşünmeye sürükler ve devamlı olarak arkadaşı Ruth'u ve çok sevdiği erkek arkadaşı Toomy ile olan anıları arasında gidip gelir. 


Kitap yine benim gıcık olduğum okunması geren 1001 listesinin içinde ! Yayımlandığı yıl Time tarafından İngilizce yazılmış en iyi roman listesine alınmış bir kitap. Aslında anlatmak istediği çok güzel bir hikaye ama bana kalırsa iyi kurgulamamış ya da bir yerlerde çok yavaş tutmuş hikayeyi bu da kitabın içindeki anlatıyı görmemizi zorlaştırıyor. Ben sevemedim ama dün filmine baktım ilk 30 dakika gayet iyi kurgulanmış zaman bulunca tamamını da izlerim umarım.

Hepinize iyi hafta sonları :)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Haydar Ergülen - Öyle Küçük Şeyler

Tiyatro - Annemin Son Çılgınlıkları

Zülfü Livaneli - Elia ile Yolculuk