Haruki Murakami - Sahilde Kafka

''Sürükleyici, akıl çelen bir roman.'' 

  John Updike 


Son zamanlarda okuduğum en iyi romanlardan biriydi Kafka Tamura'nın hikayesi. Yıl başında Murakami ile tanışmak istediğimi dile getirmiştim bunu 1Q84 romanı ile yapmak isterdim ancak o kadar kalın bir kitaba başlamak biraz gözümü korkutmadı değil artı o kitaba ne zaman el atsam ya basımı bitiyor bulamıyorum ya da kütüphanede yok! Bende kısa vadede hevesim kaçtığı için 1Q84 ile küsüştüm ilişkimize ara vermeye karar verdik :)



“Uyumun ne şekilde sağlandığı bir dinlemeyle anlaşılacak türden değildi. İlk duyduğumda, dürüst olarak karmaşık duygulara kapıldım. Biraz abartılı olacak, ama içimde ihanete uğradığım hissi bile uyanıverdi. O tınıdaki ani nüans, zihnimi sarmış, dengesini bozmuştu. Sanki hiç ummadığım bir anda, bir yerlerden soğuk bir rüzgâr esmiş gibi. Fakat nakarat kısmı bitince baştaki güzel melodi tekrar sahneye çıkıyor, dinleyeni içine çekip yeniden uyumlu ve sıcak dünyasına götürüyordu.” (syf.319)


Sahilde Kafka daha önce Murakami okumayanlar için iyi bir başlangıç. Ben daha önce hiç Murakami okumamış biri olarak 650 sayfalık kitabı sindire sindire okudum. Sonuç benim için gerçekten tatmin edici oldu. Murakami'nin anlatış tarzı onu okuyanlardan ve takip edenlerin yorumlarıyla ya onun kitaplarını, yazdıklarını çok sevmenize neden oluyor ya da ondan ve yazdıklarından nefret etmenize. Benim fikrimi soracak olursanız tamamen arafta kaldım ne nefret edilesi bir taraftayım ona karşı ne de çok çok sevilesi bir durumdayım. Genel bir bakış ile dile getirecek olursam evet Murakami amcam benden Sahilde Kafka ile sınıftan geçti diğer kitaplarını okumak için öyle on numara nidalar atmıyorum içli dışlı ama merak uyandırdı ve rafta görürsem okurum izlenimini bıraktı.


Gel gelelim Sahilde Kafka kitabının konusuna. Sahilde Kafka, 15 yaşına girdiği gün evden kaçan bu kaçışı uzun zaman önce planlayan Kafka Tamura'nın hikayesini anlatıyor. Kafka babasının dile getirdiği ve yüzleşmekten korktuğu kehanetinden kaçarak o içine yerleştirilen düzenekten kurtulmak isterken kendini bambaşka bir arayış yolculuğunda buluyor. Kafka bu kehanetten kaçarken küçük yaşta onu babasına bırakıp terk eden, üvey ablasını da alıp giden annesine duyduğu özlemi ve soruları da çıktığı bu yolculukta yanında götürüyor. Evden kaçtıktan sonra babasının esrarengiz bir biçimde öldürülüşü, gittiği yerde tanıştığı ve muhtemel annesi olduğuna inandığı Saeki Hanım, üvey ablası olduğuna kanaat ettiği Sakura ve yeni arkadaşı Oşima ile yaşadığı olaylar da Kafka'nın hayatını derinden etkileyecektir.



Neticede Murakami ile ilk defa tanışacak olanlara ilk defa Sahilde Kafka ile başlamalarını öneriyorum. Kitap feci akıcı olmakla beraber 650 sayfa olmasına rağmen sizi üzmüyor,okumakta yormuyor. Kitabın sonunda Murakami Amcayı sevip sevmediğinizi bana da yazın kitap hakkında konuşalım eyy gençlik !

Not: Sahilde Kafka henüz sinemaya uyarlanmadı ama Steppenwolf Theatre Company tarafından sahnelenmektedir. Oyunun yönetmeni Tony Ödüllü Frank Galati’ dir.

Not: Bu kış da amma uzun sürdü be !



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Haydar Ergülen - Öyle Küçük Şeyler

Tiyatro - Annemin Son Çılgınlıkları

Zülfü Livaneli - Elia ile Yolculuk