1 Mayıs 2015 Cuma

Mahir Ünsal Eriş - Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde



Mayıs ayının gelmesiyle beraber okuma hızımın da artacağı bir dönem diliyorum kendime. Zira koskoca bir Nisan'ı çöpe attım hayırlısıyla ama bunda benim pek suçum yok dersler,zamansızlık derken çok sevdiğim tiyatrodan da mahrum kaldım oysa ki bu yıl Ankara Devlet Tiyatrosunda ne oyunlar vardı ne oyunlar neyse önümüzdeki hafta acısını çıkartacağım bunun hayaliyle yaşıyorum şu an. Neyse gene çenem düştü hadi takalım kemerleri yeni bir kitapla başlayalım haftaya hazır mıyız başlıyorum öyleyse !


80'lerde çocuk olmanın tadını hep merak eden biri olacağım ben. Benden yaşça büyük olup 80'lerin çocukluğunu yaşayan insanları hep kıskanacağım kuşkusuz. Seksenlerin tadı bir başkaydı o zaman diliminde çocuk olmak çok güzeldi diyenlere de hep imreneceğim Mahir Ünsal Eriş'te sağ olsun '' ''Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde'' kitabıyla beni daha da imrendirdi 80'li yıllarda yaşamaya, o yıllarda çocuk olmaya.


Kitapta tam tamına 14 hikaye var. İlk hikayeden vurdu beni yazar bir de arka kapak yazıları. Ah! O arka kapak yazıları yok mu kitabı ilk elimize aldığımızda hemen o yazıları okuruz kapağının tasarımına bakarız deli gibi sonra aramızda bir ılıklık oluşunca göğsümüze bastırıp kitabı kasanın yolunu tutarız. Mahir Ünsal Eriş ile çok önceden tanışmak istiyordum ancak dünyada okunacak çok kitap ve haliyle çok çok az zamanınız olunca belli bir plan program dahilinde ilerleyemiyorsunuz ki ben planlı okuma yapmaktan nefret ederim, ruh halime göre canım ne okumak istiyorsa onu alıp okurum bu da benim okuma stilim :)




Mahir Ünsal Eriş ile bu kitapla tanıştım ben ve benim açımdan iyi bir başlangıç oldu. Yazarın şu ara yeni bir kitabı da raflarda yerini aldı. Bu sefer bir roman ile karşımızda ve kitabın ismi '' Dünya Bu Kadar ''

Kitabı okurken zaten elinizden bırakmak istemiyorsunuz evde,otobüste, mutfakta her nerde iseniz bir okuma hezeyanına tutuluyorsunuz. Her yeni hikayede acaba bu sefer nerede ne olacak bu sefer hangi kahramanla içimize seslenecek diye kendi kendinizle tartışma halinde buluyorsunuz kendinizi.
Kitapta altını çizdiğim çok cümle var misal :

''Ölen bir adamın canı gibi çıktım yataktan sessizce.''

''Şüphe insanın içini kemiren bir kurt doktor, çürütene kadar kemirir; sonra sen o pis kokuyu    karşındakinden geliyor sanırsın.''

'' Korku çocuğun önce karnında ağrı,akşama bulantı ve ateş, gecesinde kabustur çünkü.''



Masal gibi anlatılan ve gece yatmadan muhakkak bir doz alıp uyumak isteyeceğiniz, sabah olunca da muzip bir gülümseme ile uyanmayı adet haline getireceğiniz çok çok sevilesi öyküler bunlar.

Kitap İletişim 'den çıkmış ve 152 sayfa. Yazarın yeni romanının da yazdığı hikayeleri kadar güçlü olduğuna inanmak istiyorum. Romanı okuyunca yine buralarda olacağım şimdilik kitap dolu haftalar!











2 yorum:

  1. aslında 82 doğumluyum ve 90 ların çocuğuyum ama küçük yerde yetişmenin getirisi olarak 80lerde yaşamış gibi büyüdüm , gerçekten kuşak farkı inanılmaz oldu 90lardan sonra :) Eriş'in olduğu kadar güzeldik'inin okudum , sevdim :)

    YanıtlaSil
  2. Yeni kitabını da fırsat olursa okumak gerek ama daha okunacak bir sürü kitap var :D Seksenlerde çocuk olmak isterdim doğrusu :)

    YanıtlaSil

1 Mayıs 2015 Cuma

Mahir Ünsal Eriş - Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde




Mayıs ayının gelmesiyle beraber okuma hızımın da artacağı bir dönem diliyorum kendime. Zira koskoca bir Nisan'ı çöpe attım hayırlısıyla ama bunda benim pek suçum yok dersler,zamansızlık derken çok sevdiğim tiyatrodan da mahrum kaldım oysa ki bu yıl Ankara Devlet Tiyatrosunda ne oyunlar vardı ne oyunlar neyse önümüzdeki hafta acısını çıkartacağım bunun hayaliyle yaşıyorum şu an. Neyse gene çenem düştü hadi takalım kemerleri yeni bir kitapla başlayalım haftaya hazır mıyız başlıyorum öyleyse !


80'lerde çocuk olmanın tadını hep merak eden biri olacağım ben. Benden yaşça büyük olup 80'lerin çocukluğunu yaşayan insanları hep kıskanacağım kuşkusuz. Seksenlerin tadı bir başkaydı o zaman diliminde çocuk olmak çok güzeldi diyenlere de hep imreneceğim Mahir Ünsal Eriş'te sağ olsun '' ''Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde'' kitabıyla beni daha da imrendirdi 80'li yıllarda yaşamaya, o yıllarda çocuk olmaya.


Kitapta tam tamına 14 hikaye var. İlk hikayeden vurdu beni yazar bir de arka kapak yazıları. Ah! O arka kapak yazıları yok mu kitabı ilk elimize aldığımızda hemen o yazıları okuruz kapağının tasarımına bakarız deli gibi sonra aramızda bir ılıklık oluşunca göğsümüze bastırıp kitabı kasanın yolunu tutarız. Mahir Ünsal Eriş ile çok önceden tanışmak istiyordum ancak dünyada okunacak çok kitap ve haliyle çok çok az zamanınız olunca belli bir plan program dahilinde ilerleyemiyorsunuz ki ben planlı okuma yapmaktan nefret ederim, ruh halime göre canım ne okumak istiyorsa onu alıp okurum bu da benim okuma stilim :)




Mahir Ünsal Eriş ile bu kitapla tanıştım ben ve benim açımdan iyi bir başlangıç oldu. Yazarın şu ara yeni bir kitabı da raflarda yerini aldı. Bu sefer bir roman ile karşımızda ve kitabın ismi '' Dünya Bu Kadar ''

Kitabı okurken zaten elinizden bırakmak istemiyorsunuz evde,otobüste, mutfakta her nerde iseniz bir okuma hezeyanına tutuluyorsunuz. Her yeni hikayede acaba bu sefer nerede ne olacak bu sefer hangi kahramanla içimize seslenecek diye kendi kendinizle tartışma halinde buluyorsunuz kendinizi.
Kitapta altını çizdiğim çok cümle var misal :

''Ölen bir adamın canı gibi çıktım yataktan sessizce.''

''Şüphe insanın içini kemiren bir kurt doktor, çürütene kadar kemirir; sonra sen o pis kokuyu    karşındakinden geliyor sanırsın.''

'' Korku çocuğun önce karnında ağrı,akşama bulantı ve ateş, gecesinde kabustur çünkü.''



Masal gibi anlatılan ve gece yatmadan muhakkak bir doz alıp uyumak isteyeceğiniz, sabah olunca da muzip bir gülümseme ile uyanmayı adet haline getireceğiniz çok çok sevilesi öyküler bunlar.

Kitap İletişim 'den çıkmış ve 152 sayfa. Yazarın yeni romanının da yazdığı hikayeleri kadar güçlü olduğuna inanmak istiyorum. Romanı okuyunca yine buralarda olacağım şimdilik kitap dolu haftalar!











2 yorum:

KİTAP EYLEMİ on 5 Mayıs 2015 02:54 dedi ki...

aslında 82 doğumluyum ve 90 ların çocuğuyum ama küçük yerde yetişmenin getirisi olarak 80lerde yaşamış gibi büyüdüm , gerçekten kuşak farkı inanılmaz oldu 90lardan sonra :) Eriş'in olduğu kadar güzeldik'inin okudum , sevdim :)

kelebenkinnotdefteri.blogspot.com on 5 Mayıs 2015 11:37 dedi ki...

Yeni kitabını da fırsat olursa okumak gerek ama daha okunacak bir sürü kitap var :D Seksenlerde çocuk olmak isterdim doğrusu :)

Yorum Gönder