Far From The Madding Crowd

Öykücü Thomas Hardy' i tanıyanlarınız varsa şu tepede attığım başlık çok da yabancı gelmemiştir hiçbirinize.  Kitaplardan uyarlanan yeni ve başarılı bir filmden Far From The Madding Crowd'dan bahsetmek istiyorum sizlere.


Türkçe ismiyle ''Çılgın Kalabalıktan Uzak'' Thomas Hardy'nin yazmış olduğu bir kitap ve yapımcıların şu kitapları sinemaya uyarlayalım biraz da bizim cebimiz dolsun niyetiyle yapılmış ama hiçbir masraftan en nihayetinde kaçılmamış kitabı birebir beyaz perdeye başarılı bir şekilde aktarmış çok güzel bir film. Hazırsanız Çılgın Kalabalıktan Uzak seyri başlasın !


Filmin uyarlama olduğundan ve Thomas Hardy'nin öykü kitabından alıntı olduğunu demiştim zaten. Filmin başrollerinde belki daha önceden de hatırlarsınız Muhteşem Gatsby, Beni Asla Bırakma, Aşk ve Gurur filmlerinden de tanıyacağınız Carey Mulligan (Bathsheba Everdene) var. Carey Mulligan'a Mattias Schoenaerts (Gabriel Oak) ve Micheal  Sheen (William Boldwood) eşlik ediyorlar. Yönetmen koltuğunda ise Thomas Vinterberg oturuyor.




19.y.y. Wessex'in kasabalarından birinde yaşayan genç Bathsheba özgürlüğüne düşkün, kendi ayakları üzerinde durabilen bir bayandır. O dönemde anlaşılacağı gibi kadınların özgürlüğünü kısıtlayan pek çok şey vardı. Genç Bathsheba bunların hiçbirine kulak asmaz, bildiği gibi yaşamak erkek himayesi adı altına yaşamaktan kaçmakta evlenmek istememektedir. Bu sırada tanıştığı Gabriel Oak ( Mattias Schoenaerts) ona ilgi duymaktadır ve ona evlilik teklif etmiştir genç Bathsheba bu teklifi Gabriel'den hoşlanmasına rağmen geri çevirir o sırada şehirdeki amcası ölür ve çiftliğini ona miras bırakır. Bunu fırsat bilen genç kadın şehre gider ve orada kendine bir yaşam kurar. Bu sırada zengin ve olgun William Boldwood ( Michael Sheen) ile tanışacak ve zengin çiftlik sahibi bu asi kadına aşık olacaktır. Nitekim Bathsheba onun aşkına da karşılık vermeyecek genç bir asker olan Sergent Troy ile yakınlaşacak en nihayetinde evlenecektir. Bu evlilikte aradığını bulamayan feminist kızımız en nihayetinde yanında çalıştırdığı ve evlilik teklifini kabul etmediği Gabriel Oak'a aşık olduğunu geç de olsa anlar ve mutlu son.


Filmi izlerken kadın kahramana sinir olacaksınız çünkü herkese mavi boncuk dağıtıp kendini geri çekiyor ve kendisine aşık ettiği üç adamın mutsuz olmasına vesile oluyor ayrıca ben feministim ayaklarına yatıp onlar için yanıp tutuşan erkekleri seyretmeye bayılıyor gibi geldi bana :)

Her neyse eğer bir feminist hareket olsaydı sanırım genç Bathsheba bu hareketin öncüsü olabilirdi :P
Sonuçta Gabriel nasıl oldu da çatlamadı sabırla bekledi hala şaşkınım günümüzde böyle sabırlı,erdemli,sevdiği kadını bekleyen kaç adam kaldı ya hu demeden de edemiyor insan :)


Film çok iyi zaten izlerken bana hak vereceğinizi düşünüyorum. Eğer imkanınız varsa''Çılgın Kalabalıktan Uzak''  kitabını edinip sonra filmini izleyebilirsiniz :)


Yorumlar

  1. Kalmadı anacım kalmadı, öyle sabırlı öyle centilmen ve sadık erkekler kalmadı artık diyeceğim ama tamam demiyorum, sabah sabah, hele de bu güzelim pazar sabahı bu kadar ağır bir karamsarlığa ne gerek var değil mi:)) Filmi not ediyorum defterime, bi de sen ne güzel anlatıyorsun ya.. anlatırkenki aldığın keyif bana da yansıyor, enerjine bayılıyorum:) Teşekküler paylaşım için Damlacım:)

    YanıtlaSil
  2. Bende senin sayfana girince tam olarak bu güzelliği yaşıyorum :) Sanırım uzakta da olsak paylaşımlarımızdan ve yazdıklarımızdan birbirimizin hislerine tercüman olmuşuz :) Güzel gönlüne sağlı Sibelcim :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Haydar Ergülen - Öyle Küçük Şeyler

Tiyatro - Annemin Son Çılgınlıkları

Zülfü Livaneli - Elia ile Yolculuk