19 Ağustos 2015 Çarşamba

İnci Aral - Kendi Gecesinde

İnci Aral benim en sevdiğim kadın yazarlar arasındadır. Naif,sade ve en önemlisi de yazdıklarıyla kendini taze tutan yenilikçi bir yazardır. İnci Aral deyince aklıma bir sürü şey gelir bir kere nefreti,cinselliği,aile ilişkilerini,geçmiş ve yaşanmış olan politik olayları anlatmadaki ustalığı ile beni baştan çıkarır her zaman. Özellikle aile ilişkilerini anlatmada ve kurgulamadaki özverili anlatım tarzına hayran olmuş ve yine bu tarzda yazan Ayşe Kulin'den onu her zaman bir adım önde tutmuşumdur.


İnci Aral'ın son kitabı ''Kendi Gecesinde'' raflardaki yerini alınca hemen okumak istemedim haliyle hemen çıkan kitapları alıp okumama gibi bir alışkanlığım var bundan daha öncede söz etmiştim. Öykü yazarlığından sonra kariyerine roman ile devam eden İnci Aral'ın yeni kitabını bende dört gözle bekleyen okurlarından biri de bendim. Yazarın bundan önce yayımlamış olduğu ''Şarkını Söylediğin Zaman'' adlı kitabı beni 80'li yılların o darbeli dönemlerine götürmüş ve yine tutkulu aşkların,bitmek bilmeyen aile çatışmalarının içine bırakıvermişti usulca. Hal böyle olunca kütüphanede bulunca biraz bakıştık ve çok nazlanmadan ellerime geldi bu kitap bende zamanının geldiğini anladım ve usulca aldım raftan en nihayetinde 3 günlük yolculuğumuza başladık ve bugün son noktayı koyduk.

kelebenkinnotdefteri.blogsopt.com

Hazırsanız yine bir yolculuğa çıkalım ve velhasıl bakalım İnci Aral'ın son kitabında Damla kulunuz neler okumuş neleri sevmiş,nelerden nefret etmiş,neleri beğenmemiş ya da eksik görmüş :)




Kendi Gecesinde yazarın diğer kitaplarındaki örgülerle aynı zaten İnci Aral okuyanlar benim ne demek istediğimi anladılar ama yeni okuyacaklar için hemen açıklıyorum. İnci Aral kitaplarında genelde cinselliği yoğun olarak kullanan ve bunu okuyucuyu rahatsız etmeden verebilen ender yazarlardandır. Nitekim bu kitabında hem erkeklerle hem de kadınlarla birliktelik yaşayan Hayal Ali ya da diğer adıyla Hayati'nin cinsel tercihleri hikayede fazla yer tutmuş bu da beni birazcık da olsa rahatsız etti özellikle erkeklerle beraberlikleri, uzun süreli ilişkisi Reyan ile olan durumu hikayenin önüne geçmiş gibi geldi bana.


Hayal Ali ya da diğer adıyla Hayati adı gibi hayali bir çocukluk geçirir. Hayalleri olan bir çocuk olarak yetişen Hayal tüm çocukluğu boyunca yalnızdır  ve küçükken annesi tarafından terk edilmesinin de etkisiyle bu onda bir sendrom olarak kalacaktır. Tarihi eser kaçakçısı bir baba ile onun metresi olan Yurdanur'un tek çocukları olan Hayal varlıklı bir aile içinde yetişir nitekim zenginliği ve refahı sonradan gören kenarın dilberi diye adlandırılan annesi Yurdanur'un onu ve babasını kendinden 10 yaş küçük ipsiz bir adam için terk etmesi henüz 8 yaşında olan için tam bir yıkım olacaktır. Güzel,genç bir anne ile yaşlı ve zengin bir baba modeli arasında sıkışıp kalan Hayal annesinin onu küçükken terk etmesini kaldıramaz. Zaman içinde unuttuğunu düşünür ancak aklına geldiğinde yaraları kanar ve bu ona ıstıraptan başka bir şey vermez. Tarihi eser kaçakçı babası Sami Bey ile yeni bir yaşama adım atan Hayal büyüdükçe babasının ne iş yaptığını öğrenir onun işlerini devir almak istemez 26 yaşında doğuya askere gider bu dönemde gündem yoğundur, gerillalar karakolları basar,askerleri kurşuna dizer,arazilere mayın döşeyerek pek çok masum sivilin ölümüne neden olur. Ortalığın bu kadar karışık olduğu bu dönemde askere gitme isteği babasını kızdırır lakin o kararını vermiştir. Askerlikten sonra bir süre boş kalan ve asıl mesleği olan doktorluğu yapmayı istemeyen Hayal bu dönemde cinselliğini doyurmak için arayışlara girer hem kadınlarla hem de erkeklerle yaşadığı ilişkiler ona doyum vermez sürekli bir açlık hissi onu mutsuz,huysuz sorunlu biri yapar ve babasının rakibi olan pis işleri ile nam salan kişilerle iş yapar. Hayal daha da batağa batmadan babası onu çekip kurtarır ve Hayal aslında babasına ne denli büyük bir sevgi beslediğini anlar.


Hayal bu sıralarda Londra'da tanışıp tutkuyla bağlandığı Reyan ile beraberdir. Hayal'in cinsel tercihini burada tam olarak netleştirmediğini görüyoruz çünkü hem kadınlarla hem de erkeklerle beraber olmaktadır. Bu genç adama aşık olup olmadığını anlamaya çalışan Hayal tam da bu süre zarfında babasının ölümünü öğrenir ve Türkiye'ye döner. Babasının ölümünden sonra tuttuğu günlükleri okuyan Hayal babasının o yıllarda neler yaşadığına,annesi ile ilişkilerinin neden sonlandığına şahit olur. Bir süre bunlarla kendini ve yaşamını sorgulayan Hayal çocukluk hayalinin peşinden gider, Karagöz ve Hacivat oyunlarının oynanacağı bir kabare açarak hayalini gerçekleştirir.



Kitap Kırmızı Kedi yayınlarından çıkmış 355 sayfa. İnci Aral'ın bu kitabı fazla cinsellik üzerine kurulmuş o yüzden benim pek hoşuma gitmedi hikaye Hayal'in cinselliği üzerine çok yoğunlaşmış bu da açıkçası beni rahatsız etti. İnci Aral'ın Şarkını Söylediğin Zaman,Mor ve İçimden Kuşlar Göçüyor kitaplarını bu yazarı ilk okuyacaklara tavsiye ederim nitekim bu kitapla başlarsanız kanımca yazardan soğurmuşsunuz gibime geliyor :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

19 Ağustos 2015 Çarşamba

İnci Aral - Kendi Gecesinde


İnci Aral benim en sevdiğim kadın yazarlar arasındadır. Naif,sade ve en önemlisi de yazdıklarıyla kendini taze tutan yenilikçi bir yazardır. İnci Aral deyince aklıma bir sürü şey gelir bir kere nefreti,cinselliği,aile ilişkilerini,geçmiş ve yaşanmış olan politik olayları anlatmadaki ustalığı ile beni baştan çıkarır her zaman. Özellikle aile ilişkilerini anlatmada ve kurgulamadaki özverili anlatım tarzına hayran olmuş ve yine bu tarzda yazan Ayşe Kulin'den onu her zaman bir adım önde tutmuşumdur.


İnci Aral'ın son kitabı ''Kendi Gecesinde'' raflardaki yerini alınca hemen okumak istemedim haliyle hemen çıkan kitapları alıp okumama gibi bir alışkanlığım var bundan daha öncede söz etmiştim. Öykü yazarlığından sonra kariyerine roman ile devam eden İnci Aral'ın yeni kitabını bende dört gözle bekleyen okurlarından biri de bendim. Yazarın bundan önce yayımlamış olduğu ''Şarkını Söylediğin Zaman'' adlı kitabı beni 80'li yılların o darbeli dönemlerine götürmüş ve yine tutkulu aşkların,bitmek bilmeyen aile çatışmalarının içine bırakıvermişti usulca. Hal böyle olunca kütüphanede bulunca biraz bakıştık ve çok nazlanmadan ellerime geldi bu kitap bende zamanının geldiğini anladım ve usulca aldım raftan en nihayetinde 3 günlük yolculuğumuza başladık ve bugün son noktayı koyduk.

kelebenkinnotdefteri.blogsopt.com

Hazırsanız yine bir yolculuğa çıkalım ve velhasıl bakalım İnci Aral'ın son kitabında Damla kulunuz neler okumuş neleri sevmiş,nelerden nefret etmiş,neleri beğenmemiş ya da eksik görmüş :)




Kendi Gecesinde yazarın diğer kitaplarındaki örgülerle aynı zaten İnci Aral okuyanlar benim ne demek istediğimi anladılar ama yeni okuyacaklar için hemen açıklıyorum. İnci Aral kitaplarında genelde cinselliği yoğun olarak kullanan ve bunu okuyucuyu rahatsız etmeden verebilen ender yazarlardandır. Nitekim bu kitabında hem erkeklerle hem de kadınlarla birliktelik yaşayan Hayal Ali ya da diğer adıyla Hayati'nin cinsel tercihleri hikayede fazla yer tutmuş bu da beni birazcık da olsa rahatsız etti özellikle erkeklerle beraberlikleri, uzun süreli ilişkisi Reyan ile olan durumu hikayenin önüne geçmiş gibi geldi bana.


Hayal Ali ya da diğer adıyla Hayati adı gibi hayali bir çocukluk geçirir. Hayalleri olan bir çocuk olarak yetişen Hayal tüm çocukluğu boyunca yalnızdır  ve küçükken annesi tarafından terk edilmesinin de etkisiyle bu onda bir sendrom olarak kalacaktır. Tarihi eser kaçakçısı bir baba ile onun metresi olan Yurdanur'un tek çocukları olan Hayal varlıklı bir aile içinde yetişir nitekim zenginliği ve refahı sonradan gören kenarın dilberi diye adlandırılan annesi Yurdanur'un onu ve babasını kendinden 10 yaş küçük ipsiz bir adam için terk etmesi henüz 8 yaşında olan için tam bir yıkım olacaktır. Güzel,genç bir anne ile yaşlı ve zengin bir baba modeli arasında sıkışıp kalan Hayal annesinin onu küçükken terk etmesini kaldıramaz. Zaman içinde unuttuğunu düşünür ancak aklına geldiğinde yaraları kanar ve bu ona ıstıraptan başka bir şey vermez. Tarihi eser kaçakçı babası Sami Bey ile yeni bir yaşama adım atan Hayal büyüdükçe babasının ne iş yaptığını öğrenir onun işlerini devir almak istemez 26 yaşında doğuya askere gider bu dönemde gündem yoğundur, gerillalar karakolları basar,askerleri kurşuna dizer,arazilere mayın döşeyerek pek çok masum sivilin ölümüne neden olur. Ortalığın bu kadar karışık olduğu bu dönemde askere gitme isteği babasını kızdırır lakin o kararını vermiştir. Askerlikten sonra bir süre boş kalan ve asıl mesleği olan doktorluğu yapmayı istemeyen Hayal bu dönemde cinselliğini doyurmak için arayışlara girer hem kadınlarla hem de erkeklerle yaşadığı ilişkiler ona doyum vermez sürekli bir açlık hissi onu mutsuz,huysuz sorunlu biri yapar ve babasının rakibi olan pis işleri ile nam salan kişilerle iş yapar. Hayal daha da batağa batmadan babası onu çekip kurtarır ve Hayal aslında babasına ne denli büyük bir sevgi beslediğini anlar.


Hayal bu sıralarda Londra'da tanışıp tutkuyla bağlandığı Reyan ile beraberdir. Hayal'in cinsel tercihini burada tam olarak netleştirmediğini görüyoruz çünkü hem kadınlarla hem de erkeklerle beraber olmaktadır. Bu genç adama aşık olup olmadığını anlamaya çalışan Hayal tam da bu süre zarfında babasının ölümünü öğrenir ve Türkiye'ye döner. Babasının ölümünden sonra tuttuğu günlükleri okuyan Hayal babasının o yıllarda neler yaşadığına,annesi ile ilişkilerinin neden sonlandığına şahit olur. Bir süre bunlarla kendini ve yaşamını sorgulayan Hayal çocukluk hayalinin peşinden gider, Karagöz ve Hacivat oyunlarının oynanacağı bir kabare açarak hayalini gerçekleştirir.



Kitap Kırmızı Kedi yayınlarından çıkmış 355 sayfa. İnci Aral'ın bu kitabı fazla cinsellik üzerine kurulmuş o yüzden benim pek hoşuma gitmedi hikaye Hayal'in cinselliği üzerine çok yoğunlaşmış bu da açıkçası beni rahatsız etti. İnci Aral'ın Şarkını Söylediğin Zaman,Mor ve İçimden Kuşlar Göçüyor kitaplarını bu yazarı ilk okuyacaklara tavsiye ederim nitekim bu kitapla başlarsanız kanımca yazardan soğurmuşsunuz gibime geliyor :)

0 yorum:

Yorum Gönder