Kayıtlar

Eylül, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Sabahattin Ali - Kuyucaklı Yusuf

Resim
Sabahattin Ali ve Kuyucaklı Yusuf'u okumayan kalmamıştır demek istiyorum ama Kürk Mantolu Madonna kitabını bile daha yeni yeni okuyanları gördükçe dehşete düşmekle beraber okumayan bir kesimde olabilir diyorum haliyle.


Efendim uzun zamandır Sabahattin Ali okumayan bendeniz 3. kere sindire sindire okuduğum ve her okuduğumda kendini bana biraz daha aşık eden Kuyucaklı Yusuf efsanesinden sizlere biraz bahsetmek istiyorum. Evveliyatında ben Sabahattin Ali'yi çok çok severim ve bütün arkadaşlarıma mini mini sürprizler yapıp bu yazarın kitaplarını alıp onları okumaya sevk etmeye bu gönlü güzel,yazıları güpgüzel adamı daha yakından tanımalarını isterim. İşe de yarar çoğu zaman bir kitabını hediye ettiğim arkadaşlarım daha bir aya kalmadan büyük üstadın bütün eserlerini edinmişler ve sırayla okumaya başlamış olurlar bu da beni içten içe sevindirir ve yeni yeni Sabahattin Ali hayranları kazandırdım edebiyat dünyasına derim.



Emrah Serbes - Deliduman

Resim
''İnsan hayatında öyle bir an gelir ki önünde uzayıp giden karanlık yolda ilerlemekten başka çaresi kalmaz, geri adım atamayacak kadar yorgundur çünkü ve yerinde duramayacak kadar da yıkkın. Hayatta çoğu zaman asıl ihtiyacımız olan şey de budur işte, sağlam kalan parçalarımızı toplayıp kör bir kararlılıkla yolumuza devam etmek.''


Emrah Serbes'in en son çıkan kitabı Deliduman'ı konuşacağım bugün sizlerle az evvel okuduğunuz, kitapta beni çok etkileyen cümlelerden biridir bu yüzden açılışı bu cümleyle yapmak istedim.


Kürşat Başar - Başucumda Müzik

Resim
Kürşat Başar'ı eminim bütün kitapseverler biliyorlardır. Yazarın son çıkarmış olduğu Yaz adlı kitabımı geçen yaz sonu okumuş ve çok da beğenmemiştim bana Orhan Pamuk'un MasumiyetMüzesi kitabını anımsatmış aralarda bu iki eseri karşılaştırıp neleri ortak onları görmemi sağlamıştı. Sanırım aşk romanları hep aynı düzeyde ilerliyor bir yere kadar kavuşamama hali sonra da o kaybedilmiş aşkı bulma ve tam mutlu olunacakken sevgili mutlak ve mutlak ölüyor ve tabi ki mutsuz son kırık bir aşk hikayesi.



Neler İzledim ?

Resim
Cornell Üniversitesi’nde veterinerlik okuyan ve bölümün son sınavlarına hazırlanan 23 yaşındaki Jacop Jankowski, anne ve babasının bir trafik kazasında hayatlarını kaybettiği haberini alır almaz eğitimini bir kenara bırakarak gezici bir sirk trenine katılır.

Sirk sahibi Jankowski’nin veterinerlik öğrencisi olduğunu öğrenince, kendisine hayvanların sorumluluğunu verir. Hayvanlar arasında eğitilmekte zorluk çıkartan sirkin asi fili Rosie ile veterinerlik öğrencisi Jankowski arasında sevgi dolu bir bağ oluşur ve delikanlı fili eğitmenin bir yolunu bulur.

Hakan Günday - Azil

Resim
''İnsan kötülüğünden korktuğu için kendini cezalandıran bir yaratıktır. '' 

''Hayat yatılı bir misafirlik değil, günübirlik gidilen bir pikniktir.''

''Düşünce şeytandan,davranış Tanrı'dandır. Hangi düşüncenin davranışa dönüşeceğine karar verense insandır.''



Bu satırları okuyanlar benim kimden bahsedeceğimi şıp diye anladılar kocaman tebrik onlara. Bugün hatt-ı zatında sizleri Hakan Günday ve kitabı Azil ile tanış yapacağım daha önce yazarın Daha ve Az kitaplarını okumuştum bu okuduğum 3. kitabı ve yine ağır yazmış Hakan Günday. Hadi bakalım başlayalım madem Azil'i anlatmaya.


Ece Temelkuran - Devir

Resim
Son zamanlarda Grinin Elli Tonu serisini okumamdan ötürü yaklaşık 50-60 sayfası kalan Devir'i bir kenara atmış bu seriyi bitirmeye odaklanmıştım. En nihayetinde seriyi bitirdim ve yarım kitabımla mutlu bir son yaşayabildim. Hadi takılın peşime sizi Devir ile tanıştırayım dostlar ! :)


Devir benim 3. Ece Temelkuran kitabım hatırlarsanız bir önceki kitabım Düğümlere Üfleyen Kadınlardı ve biraz elimde sürünmüştü ama kaçar mı benden onu da bitirdi bu kız !


Grinin Elli Tonu Üçlemesi (Fifty Shades Of Grey) - E.L. James

Resim
Herkese selam ! Yeni bir kitap yorumuyla buralardayım :)  Aslında seri demem daha mantıklı olur Grinin Elli Tonu serisini hemen herkes biliyordur zaten bugün 3 günde hatmettiğim seriyi size uzun uzun anlatmak detaylarıyla aktarmak istiyorum :)



Öncelikle 1500 sayfayı aşkın bir seriyi üç gün içinde nasıl okudum bilemiyorum. Normalde zaten çok okuyan biriyim çünkü işim bu okumayı seviyorum ve bunu bir yaşam tarzı haline getirdim ee zaten mezun olduğum bölümde Edebiyat olunca ister istemez kitaplara aşık biri oluveriyorsunuz. Tabi olmayanlarda var onları bu genellemeden çıkarıyoruz :)  


Neler İzledim ?

Resim
Selamlar herkeslere ! Bu hafta neler izlemişim merak ediyorsanız lütfen postun altına yorumlarınızı atın sizin de bana tavsiye edecekleriniz olabilir :)

Hadi o halde başlayalım :)


Erkeklerle ilişkilerinde son derece seçici ve dikkatli olan Carly(Cameron Diaz), birkaç haftadır Mark (Nikolaj Coster-Waldau) birliktedir. Erkek arkadaşının ani bir şekilde şehir dışına gitmesinde şüphelenerek evine gider, ancak burada çok büyük bir sürprizle karşılaşır: Mark, uzun bir süredir Kate (Leslie Mann) ile evlidir. Bu ikili Mark'tan intikam almaya karar verdiklerinde, kendilerinden çok daha genç bir başka kadınla (Kate Upton) daha ilişkisi bulunduğunu öğrenirler. Bir araya gelen üçlü, Mark'ın hayatını cehenneme çevirmeye ant içecektir. Film çok eğlenceli bir sürü sakarlık,kadın-erkek ilişkileri üzerine harika bir komedi şiddetle tavsiye ederim ! :)





Jean Chrıstophe Grange - Taş Meclisi

Resim
Jean amcayı en son okuduğumda sanırım sene 2013 falandı son kitabını almış pür heves okumaya başlamış ve tabi ki dehşetler içinde kalmıştım. Kitabın adı Kaiken idi. Kitap Kardeşliği ile beraber okumuştuk yanılmıyorsam ve 2 sene aradan sonra ellerim beni yazarın bir başka kitabı olan TaşMeclisi kitabına gitti.


Uzun zamandır gerilim okumadığımı öncelikle bir itiraf edeyim son zamanlarda yaptığım kitap yorumlarından da anlaşılacağı üzere daldan dala durumdaydım. Bu okuma durumu bir nevi hoşuma gidiyordu nedeni hep aynı şeyleri okumak yerine farklı farklı şeylerin tadına varmak beni her zaman heyecanlandırmıştır ^^



Polisiye denilince bizde ilk isim Ahmet Ümittir dünyada ise Dan Brown ve Jean Chrıstophe Grange sanırım. Polisiye- gerilim türünden biraz uzak kaldığımı kabul ediyorum ama bir dahakine bu kadar ara vermemeye söz verdim kendi kendime.