Ece Temelkuran - Devir

Son zamanlarda Grinin Elli Tonu serisini okumamdan ötürü yaklaşık 50-60 sayfası kalan Devir'i bir kenara atmış bu seriyi bitirmeye odaklanmıştım. En nihayetinde seriyi bitirdim ve yarım kitabımla mutlu bir son yaşayabildim. Hadi takılın peşime sizi Devir ile tanıştırayım dostlar ! :)


Devir benim 3. Ece Temelkuran kitabım hatırlarsanız bir önceki kitabım Düğümlere Üfleyen Kadınlardı ve biraz elimde sürünmüştü ama kaçar mı benden onu da bitirdi bu kız !

kelebenkinnotdefteri.blogspot.com
Ece Temelkuran - Devir 




Kitaptan bahsetmek istiyorum hemen. Ece Temelkuran'ı yazdıklarıyla beğeniyorum zaten bütün kitaplarını okumadım henüz ancak sürekli yazdığı dergilerden onu ve yazılarını takipteyim. Yazarın son okuduğum iki kitabı onun hakkında biraz düşünmeme sebebiyet verdi evet birikimliydi evet çok kültürlü bir hatun dedikleri,düşündükleri şeyler de güzel ve kendini son derece güzel ifade edebilme becerisine de sahip ancak Düğümlere Üfleyen Kadınlar romanından sonra okuduğum Devir bir tık aşağısında kalmış bu kitabın. Bir kere 80'li yıllarda yaşanan olayları yansıtmaya çalışmış eyvallah üstelik iki küçük çocuğun gözlemine dayanarak yapmak istemiş bunu ama çocukların düşündükleri, kendi aralarında konuşmaları bana biraz hayal kırıklığı yaşattı. Ali ve Ayşe 80 darbesini gören yaşayan 6-7 yaşlarında iki küçük çocuk birer birer etraflarında olan bitenleri izliyorlar her şeyden bir şekilde haberliler ve en önemlisi ikisi de cin gibi ama çocukların diyalogları bana biraz basit geldi ne bileyim Ali mesela çok zeki bir çocuk her şeyden de haberdar Ayşe ile diyaloglarını okurken çok sıkıldım bana inandırıcılıktan çok çok uzak geldi. Bu kitabı yazarken özellikle de bir dönem kitabı yazarken yazarın faydalandığı kaynaklar, kişiler illa olmuştur ama bir pedagog ile görüştü mü çok merak ediyorum. Çocuklarla birebir çalıştığım ve onların hayal güçlerinin sınırsızlığını bildiğimden iki çocuk arasındaki konuşmaları çok sığ bulduğumu belirtmeden geçemiyorum maalesef. Onun haricinde dönem romanı yazmak zordur pek çok dönem romanı okumuş biri olarak Devir'in benim gözümde Düğümlere Üfleyen Kadınlar kitabı bir tık bu kitaptan daha önde.



Maraş olayları, Çorum olayları, 80 darbesi, Evren Paşa'nın nutukları, o dönemde kaçmak zorunda kalan hapishanelerde işkence gören öldürülen insanların yaşamı, kitap yakmalar bunlar iyi analiz edilerek aktarılmış ama genel olarak iki çocuğun gözünden 80'li yılları anlatma fikri güzel olsa da bence  başarısız olunmuş. Evet kitap akıcı ama bazı diyalogları okuken çok sıkıldığımı itiraf etmeden geçemiyorum ve benim pis bir huyum vardır yazarın yeni bir kitabı çıkmışsa ve ben onun bir önceki kitabını okumuşsam karşılaştırma yaparım ister istemez. Bunda da gördüm ki Ece Temelkuran bu kitapla iyi bir konu yakalamışsa da bunu aktarma konusunda zayıf kalmış.



Devir, Can yayınlarından çıkmış ve 492 sayfa. Altını çizdiğim ve tekrar tekrar okuduğum çok söz oldu. Alıp alamama konusu size kalmış ama size şu kadarını söyleyebilirim daha iyi dönem kitapları okudum :)



İyi kötü bir hayal olarak kurulmuş başkent Ankara, Türkiye’nin tam ortasındadır. Ankara’nın tam ortasında da bir park bulunur. O parktaki küçük havuzda kuğular yüzer. Onlara “dilsiz kuğu” denir. Hiçbir yere gitmez ve hiç ses çıkarmazlar. İnsanlar parktan geçerken, aniden durur ve unuttuklarını hatırlamadıkları bir şeyi onlar biliyormuş gibi kuğulara bakar. Çünkü evet, o kuğuların bu ülkenin tam kalbinde durup susarak sakladıkları bir sır vardır. Bu çılgın ve hüzünlü ülkede her şeyin neden ve nasıl olup da hâlâ devam edebildiğini sadece o dilsiz kuğular bilir…


‘’Acaba ölsem beni daha mı çok severler belki?’’

‘’Küçük şeyleri unutmayanlar, en geri hatıraları da unutmayanlardır. Hafızalarının bu bahtsız kuvveti karşısında hiçbir memleket, hiçbir vatan tutamadan, her yeri, her şeyi severek öleceklerdir.” SAİT FAİK ABASIYANIK, ‘’İhtiyar Talebe’’

Yorumlar

  1. Merak ettim doğrusu bende okumayı düşünüyorum :)
    Sizi takibe aldım, bende bloguma beklerim ..
    http://yagmur-serhats.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
  2. güzele benziyor. güzel anlatım :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Haydar Ergülen - Öyle Küçük Şeyler

Tiyatro - Annemin Son Çılgınlıkları

Zülfü Livaneli - Elia ile Yolculuk