1 Eylül 2015 Salı

Jean Chrıstophe Grange - Taş Meclisi

Jean amcayı en son okuduğumda sanırım sene 2013 falandı son kitabını almış pür heves okumaya başlamış ve tabi ki dehşetler içinde kalmıştım. Kitabın adı Kaiken idi. Kitap Kardeşliği ile beraber okumuştuk yanılmıyorsam ve 2 sene aradan sonra ellerim beni yazarın bir başka kitabı olan Taş Meclisi kitabına gitti.


Uzun zamandır gerilim okumadığımı öncelikle bir itiraf edeyim son zamanlarda yaptığım kitap yorumlarından da anlaşılacağı üzere daldan dala durumdaydım. Bu okuma durumu bir nevi hoşuma gidiyordu nedeni hep aynı şeyleri okumak yerine farklı farklı şeylerin tadına varmak beni her zaman heyecanlandırmıştır ^^

kelebenkinnotdefteri.blogspot.com


Polisiye denilince bizde ilk isim Ahmet Ümittir dünyada ise Dan Brown ve Jean Chrıstophe Grange sanırım. Polisiye- gerilim türünden biraz uzak kaldığımı kabul ediyorum ama bir dahakine bu kadar ara vermemeye söz verdim kendi kendime.



Gelelim kitabın konusuna !



Diane Thıberge 30'lu yaşlarına merdiven dayamış genç bir kadındır. Başarılı bir etologdur. 14 yaşındayken başına gelen saldırı sonucu ( Cinsel organı doğranmıştır ! ) erkeklerle yakınlaşamamakta ve çocuk sahibi olmayı  çok arzulamasına karşın cinsel isteksizliği ve başından geçen sarsıcı olay nedeniyle  bundan korkmaktadır. Çocukluğunda başına gelen bu olay yüzünden dövüş sanatlarına zamanla ilgi duyan Diane, Uzak Doğu dövüş stillerinin bazılarını öğrenmiştir. Zamanla çocuk sahibi olma arzusunun şiddetine kapılan Diane, üvey babasının nüfuzu sayesinde 5 yaşında kökeni çok karışık olan uzak bir yetimhaneden Lucien adında bir erkek çocuk evlat edinir. Bir akşam annesinin evindeki yemekten dönerken trafik kazası geçiren Diane yara almadan bu kazadan kurtulmayı başarır ancak evlatlık olarak aldığı oğlu çok ağır bir yara almıştır ve kurtulması neredeyse imkansızdır. Hastanede ölüm kalım savaşı veren küçük çocuğun başında beklerken aniden bir doktor Diane'nin yanına gelir ve onu akapunktur ile kurtarabileceğini söyler. Buna ilk başta inanmayan genç kadın oğlunun yaşaması için doktorun tedavisini kabul eder ancak tedaviyi yapan doktor kısa bir süre sonra hastanede vahşi bir şekilde öldürür. Bu olaydan sonra Diane ile Lucien'in kazasının da aslında planlanmış bir kaza olduğu ortaya çıkar ve genç kadın bu esrar perdesini ortadan kaldırmak için harekete geçer.



Kitap ile ilgili çok ipucu vermek istemiyorum zira Kaiken ile karşılaştırdığımda bu kitap baya düşük tempolu bir kitap olmuş. Son 50 sayfasını nefesimi tutarak okudum ve kitabın içinde sizlere anlatmadığım sürprizler de mevcut ancak beni çok tatmin etmedi.



Kitap 365 sayfa ve Doğan Yayıncılıktan çıkmış. Yazarın diğer kitaplarını da elime geçtikçe okumak ve yorumlamak niyetindeyim.:)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

1 Eylül 2015 Salı

Jean Chrıstophe Grange - Taş Meclisi


Jean amcayı en son okuduğumda sanırım sene 2013 falandı son kitabını almış pür heves okumaya başlamış ve tabi ki dehşetler içinde kalmıştım. Kitabın adı Kaiken idi. Kitap Kardeşliği ile beraber okumuştuk yanılmıyorsam ve 2 sene aradan sonra ellerim beni yazarın bir başka kitabı olan Taş Meclisi kitabına gitti.


Uzun zamandır gerilim okumadığımı öncelikle bir itiraf edeyim son zamanlarda yaptığım kitap yorumlarından da anlaşılacağı üzere daldan dala durumdaydım. Bu okuma durumu bir nevi hoşuma gidiyordu nedeni hep aynı şeyleri okumak yerine farklı farklı şeylerin tadına varmak beni her zaman heyecanlandırmıştır ^^

kelebenkinnotdefteri.blogspot.com


Polisiye denilince bizde ilk isim Ahmet Ümittir dünyada ise Dan Brown ve Jean Chrıstophe Grange sanırım. Polisiye- gerilim türünden biraz uzak kaldığımı kabul ediyorum ama bir dahakine bu kadar ara vermemeye söz verdim kendi kendime.



Gelelim kitabın konusuna !



Diane Thıberge 30'lu yaşlarına merdiven dayamış genç bir kadındır. Başarılı bir etologdur. 14 yaşındayken başına gelen saldırı sonucu ( Cinsel organı doğranmıştır ! ) erkeklerle yakınlaşamamakta ve çocuk sahibi olmayı  çok arzulamasına karşın cinsel isteksizliği ve başından geçen sarsıcı olay nedeniyle  bundan korkmaktadır. Çocukluğunda başına gelen bu olay yüzünden dövüş sanatlarına zamanla ilgi duyan Diane, Uzak Doğu dövüş stillerinin bazılarını öğrenmiştir. Zamanla çocuk sahibi olma arzusunun şiddetine kapılan Diane, üvey babasının nüfuzu sayesinde 5 yaşında kökeni çok karışık olan uzak bir yetimhaneden Lucien adında bir erkek çocuk evlat edinir. Bir akşam annesinin evindeki yemekten dönerken trafik kazası geçiren Diane yara almadan bu kazadan kurtulmayı başarır ancak evlatlık olarak aldığı oğlu çok ağır bir yara almıştır ve kurtulması neredeyse imkansızdır. Hastanede ölüm kalım savaşı veren küçük çocuğun başında beklerken aniden bir doktor Diane'nin yanına gelir ve onu akapunktur ile kurtarabileceğini söyler. Buna ilk başta inanmayan genç kadın oğlunun yaşaması için doktorun tedavisini kabul eder ancak tedaviyi yapan doktor kısa bir süre sonra hastanede vahşi bir şekilde öldürür. Bu olaydan sonra Diane ile Lucien'in kazasının da aslında planlanmış bir kaza olduğu ortaya çıkar ve genç kadın bu esrar perdesini ortadan kaldırmak için harekete geçer.



Kitap ile ilgili çok ipucu vermek istemiyorum zira Kaiken ile karşılaştırdığımda bu kitap baya düşük tempolu bir kitap olmuş. Son 50 sayfasını nefesimi tutarak okudum ve kitabın içinde sizlere anlatmadığım sürprizler de mevcut ancak beni çok tatmin etmedi.



Kitap 365 sayfa ve Doğan Yayıncılıktan çıkmış. Yazarın diğer kitaplarını da elime geçtikçe okumak ve yorumlamak niyetindeyim.:)

0 yorum:

Yorum Gönder