Neler İzledim ?

kelebenkinnotdefteri.blogspot.com


Mutantlar soylarının tükenmemesi için zamanda yolculuk yapmak zorundadır zira gelecekte kamplara hapsedilmiş durumdadırlar. Sentinel'ler tarafından avlanıp öldürüldükleri için de nesilleri tükenmenin eşiğine gelmiştir. Mutantların soyunu kurtarabilmek için iki ezeli düşman Magneto ve Charles Xavier güçlerini birleştirirler. Planları Sentinel'lerin yarattığı vahşeti durdurmak üzerine kuruludur. Wolverine (Hugh Jackman), kendi kendini iyileştirebildiği için zamanda yolculuğun onda yol açabileceği yan etkiler yok olacaktır. Bu yüzden Wolverine'i Kitty Pryde'ın da yardımıyla geçmişe gönderirler. Trask Industries'in deneyler sonucu ürettiği Sentinel'lerin yapım aşamasına engel olacaklardır. Acaba bu konuda başarılı olabilecekler midir? 



Yedinci X-Men filminde seriden tanıdığımız karakterlere ek olarak Magneto'nun gençlik yıllarını Michael Fassbender canlandırırken, James McAvoy'u da Charles Xavier'in genç hali olarak seyredeceğiz. Yönetmen koltuğundaysa yine Bryan Singer oturuyor.   Film geneli ile heyecan dolu ve aksiyon hiç bitmiyor ama Hugh Jackman beni biraz hayal kırıklığına uğrattı çünkü hiç dövüşmedi :D bu da benim aklıma acaba bizim ihtiyar yaşlandı mı dedirtti izleyin derim ;)




kelebenkinnotdefteri.blogspot.com



Fransa’da gişe rekorları kıran Hayatımın Şarkısı, 2012’de izlediğimiz Sadakatsizler’in bir bölümünde de imzası olan Éric Lartigau’nun son filmi. Hayatımın Şarkısı’nın perdede yeniden keşfettiği bir şey yok belki ama, dokunaklı bir film olduğu kesin.
Fransa’nın kuzeyinde Normandiya’da ailesi ile birlikte küçük bir çiftlik evinde yaşayan 16 yaşındaki Paula, ailenin konuşup duyabilen tek üyesidir. Anne, baba ve kardeşi işitme engelli olan Paula, ailenin dış dünya ile olan tüm iletişimini yapmakta ve o yaşta genç bir kız için gereğinden fazla bir baskı ile yaşamaktadır. Evde mandıranın işlerine, dışarıda pazar tezgahına, okulda da derslerine yetişmeye çalışırken oldukça yorgun düşen Paula’nın yıldız olma gibi hayalleri yoktur, yalnızca hoşlandığı çocuğun seçmeli ders olarak müziği seçmesi üzerine o da koroya girmeye karar verir ve hayatını değiştirecek yolda ilk adımı da atar. Başlarda sadece bir kaçamak olduğu gördüğü koro provaları, müzik öğretmeninin Paula’daki cevheri keşfetmesi ve onu Radio France’taki ses yarışmasına hazırlamaya başlamasıyla hayatının büyük kısmını kaplamaya başlar. Ancak yarışma günü yaklaştıkça, hayatlarını neredeyse Paula’ya bağlı olarak sürdüren ailesini geride bırakarak, büyük şehire, Paris’e okumaya gitmek genç kızı korkutmaya başlar.
Yönetmen Lartigau, oldukça büyük bir risk alarak, bu filmde başrolü daha önce hiç oyunculuk yapmamış 18 yaşında bir genç kıza emanet ediyor, ancak yüzü kara çıkmıyor. İlk kez uzun metrajlı bir filmde, üstelik başrolde yer alan Louane Emera, Paula karakteri için biçilmiş kaftan. Oldukça doğal bir oyunculuk sergileyen genç kız, aslında filmde bir nevi kendisini de oynuyor. Zira Emera, The Voice isimli ses yarışmasının Fransız versiyonunun finalistlerinden biriymiş. Filmi çok çok sevdim tam bir aile filmi ve çok içten filmin başrolüne hayat veren Louane sesi ise muhteşem !






Quentin'in en büyük hayali; gerçekleşeceğine ihtimal vermese de, fazla ortak noktasının bulunmadığı gizemli bir kızı elde etmek ve onunla birlikte hayallerindeki mutlu hayatı yaşamaktır. Quentin’e göre, Margo adındaki bu gizemli kız hem oldukça havalı hem de gözü yükseklerde olan, yanına yanaşılması zor bir insandır. Genç adamın etrafındaki pek çok insan da dahil olmak üzre hemen hemen herkes tarafından hayranlıkla bakılan, gizemleri seven tez canlı bir maceracıdır. 
Aslında bütün bu macera, Quentin henüz dokuz yaşındayken, Margo’nun yanlarındaki eve taşınmasıyla başlamıştır. Genç adam daha görür görmez bu kıza tutulmuş olsa da yıllar geçtikçe birbirlerinden farklı çevreler edinmişlerdir. Hayatını mota mot planlı bir biçimde yaşayan Quentin, için bir gecede yaşamı tepeden aşağı değşir, çünkü tam dokuz yıl sonra Margo gelip kendisinden çok önemli bir konuda yardım ister!
 Yönetmenliğini Jake Schreier'ın üstlendiği filmin kadrosunda Cara Delevingne, Nat Wolff, Halston Sage, Cara Buono, Caitlin Carver gibi isimler yer alıyor.


John Green'in Aynı Yıldızın Altında filimini izleyip sevdiyseniz bu film onun bi tık üzerinde izleyince bana hak vereceksiniz ! :)




kelebenkinnotdefteri.blogspot.com

Bir zamanların ünlü ve ödüllü senaristi Keith Michaels, aradan geçen 15 yıl içerisinde hayatının tepetaklak oluşuna tanık olmuştur. Boşanan ve 50'li yaşlarına yaklaşan Keith, uzun yıllardır ses getiren yeni bir senaryo yazamadığı için maddi anlamda da uçuruma gitmektedir. Bu nedenle New York'ta bir üniversitenin senaryo dersleri için eğitmenlik yapması teklifini kabul ederken tereddet yaşamaz. Keith Michaels, bir yandan derslerin sorumluluklarını yerine getirip diğer yandan da yeni bir senaryo yazma girişimlerine odaklanır. Keith'in hayatı öğrencilerinden biri olan, iki çocuk annesi Holly ile tanıştıktan sonra değişmeye başlar.
Marc Lawrence'ın senaryosunu yazıp yönetmenliğini üstlendiği filmin başrollerini Hugh Grant ve Marisa Tomei paylaşıyor. İkiliye kadroda Allison Janney, J.K. Simmons, Aja Naomi King ve Chris Elliott gibi isimler eşlik ediyor.


Film sıkı bir romantik komedi hastasıysanız tam size göre ve Hugh Grant hayranıysanız onun dışında pek bir şey beklemeyin izleseniz de izlemeseniz de pek bir şey kaybetmezsiniz boş vaktinizi değerlendirmek için izlenebilir J

Yorumlar

  1. Acaba ne izlesem dedigim zamanda cok iyi denk geldi canim :))

    YanıtlaSil
  2. hayatımın şarkısını sinemada izlemiş ve hayran kalmıştım , klişe mi evet lakin süper olmuş , hele sonu :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bayıldım bende evde bağıra bağıra atmasyon Fransızca şarkı söylüyordum bir ara :D

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Haydar Ergülen - Öyle Küçük Şeyler

Tiyatro - Annemin Son Çılgınlıkları

Zülfü Livaneli - Elia ile Yolculuk