26 Nisan 2015 Pazar

Hüsnü Arkan - Uzun Bir Yolculuğun Bittiği Yer

Sizi bilmem ama benim elimde sürünen bir kitaptan daha azap verici bir durum yok şu ara. Nitekim Nisan ayı benim için çok da bereketli geçmedi korkarım Mayıs ayı da öyle olacak. Bunda elbette çok yoğun olmamın etkisi çok büyük ancak geçen yılla karşılaştırınca cidden ders çalıştığımın farkına varabiliyorum :D Haliyle okuma hızım yerlerde değil yepyerlerde :/


Nisan ayını çok utanarak söylüyorum ki 2 kitapla kapattım bunda elbette yoğun ders çalışmamın etkisi yadsınamaz der ve uzun süredir okumak istediğim ve en nihayetinde bitirebildiğim Hüsnü Arkan'ın Uzun Bir Yolculuğun Bittiği Yer kitabını şöyle genel hatlarıyla anlatmaya başlayabilirim sanırım.


23 Nisan 2015 Perşembe

Sinan Sülün - Karahindiba

''Tanrı benden bir ısırık almış, tadımı beğenmemiş, bir kenara fırlatıvermişti.''

Kitabın arka kısmında yer alan bu sözü ilk okuduğumda çarpıldım ve tereddüt bile etmedim,düşünmedim bile Karahindiba kitabını almak için. Daha önce bir arkadaşımda görmüştüm merak etmiştim ama sonra aklımdan çıkmış hayat koşuşturmasından aklımın bir kenarına not ettiğim kitapların arasına karışmıştı Karahindiba. 


Günlerden salı, aylardan Haziran zorlu sınavıma sadece haftalar kala o kadar bunalmıştım ki biraz dışarı çıkıp hava almak belki fotoğraf çekerim diye de Kuğulu'ya giderim dediğim, kendimi sokaklara vurduğum bir Ankara yazı idi. Dostun önünden geçerken neden yeni çıkan kitaplara şöyle bir göz gezdirmiyorsun dedim kendime biraz nefes alırsın hem yeni çıkan dergilerini de almış olursun soluklanırsın dedim girdim içeri. Dergilerimi topladıktan sonra raflara usu usul baktım önce ardından gözüme aylar öncesinden aklıma not ettiğim ama onca telaşın verdiği sarhoşlukla tabi ki almayı akıl edemediğim Karahindiba kitabını gördüm, rafta idi ve bana:

- Damla tanışalım istersen bak ben Karahindiba, beni aylar öncesinden görmüştün,hani merak etmiştin sonra aklına not etmiştin okumak için. Bak sen beni unuttun ama ben seni unutmadım yine karşılaştık ve ben sana kendimi yeniden hatırlatıyorum hadi beni satın al ve gidip bir çay bahçesinde birbirimizi daha yakından tanıyalım sana kendimden bahsedeyim belki sende bana kendini anlatırsın, dedi.

Kitabı incelemedim bile arka kapaktaki o söz beni benden alınca tereddüt bile etmedim satın almak için. Nitekim her Dost'a gidişimde raflara bakarım. Ben aldığımda Karahindiba alt raftan bana gülümsemişti şimdi üst raflarda ve her gittiğimde bana oradan  gülümsüyor, beni arkadaşlarına önerdiğin için teşekkür ederim diyor sanki sonra bende ona gülümsüyorum.


Karahindiba kitabını aldığım gün bitirdim gittiğim çay bahçesinde Ankara'nın o kasvetli Haziran gününde 5 bardak çay ve bir kupa kahve eşliğinde bana yolculuğunu anlattı. Kitapla ilgili o kadar çok şey söylemek istiyordum ki sonradan söylemek yerine bu kitabı en yakın arkadaşlarıma hediye etmeyi tercih ettim. Böylelikle kitabın büyüsünü, naifliğini ve güzelliğini herkes görebilecekti.

13 Nisan 2015 Pazartesi

Benim Hikayem

Üç gündür acaba yazsam mı yazmasam mı yoksa yazıp bir kenara mı koysam dediğim yazıyı en nihayetinde yazıyorum. Gariptir bunun için epeyce bir mücadele ettim kendimle bazı şeyleri hele de sizin için özel şeyleri öyle hop diye paylaşamıyorsunuz blogunuzda. En nihayetinde burası benim na- mahremim haline geldi bi nevi okuduğum, izlediğim gördüğüm, hissettiğim ne varsa yazıyorum vaktim oldukça,ruh halime uydukça.


Tegv'de uzun zamandır gönüllük yaptığımı söylememe gerek yok aradaki boşluklarımı saymazsam eğer 6 senelik bir geçmişim var orada. Biriktirdiğim arkadaşlarım,eğitim için gittiğim şehirler ve bir dünya dolusu anım var işte size bunlardan birini yazmaya çalışacağım benim için zor ama en nihayetinde benim için en önemli anım.

Tegv ile üniversitede tanıştım aslında lise yıllarımda da çok istedim ama o zaman lanet sınav peşimi bırakmıyordu aslında üniversiteye gitmek istemedim ben hiç, bizimkiler de zorlamadı esasen özgürdüm o konuda benim tek hayalim bir atölyem olsun sabah akşam resim yapayım başka hiç bir şey düşünmemi gerektirecek bir şey olmasındı hayatımda ama hayat beni fazla boş bırakmış olacak ki ''Kalk kızım Damla silkelen yaş geçmeden bir okul oku da ilerde yolunu bulursun dedi!'' ''Eyvallah! !! dedim bende ne diyeyim sonra Edebiyat fakültesine girdim, son sınıfa kadar bütün dersleri alttan toplayan Damla neredeyse okul tarihine geçecektim ki tembelliğimden değil, esasen üşengeçliğimden hiç ders çalışmadım. Yumurta kapıya dayanınca da dersleri üçer dörder verdim ve en mezunundan şahane bir mezun oldum. Üniversite dönemlerimin bana en büyük hediyesi Tegv oldu. Bizim okula stand açılınca hemen gidip bir form kaptım ve eğitimleri tamamlar tamamlamaz en yakışıklısından gönüllü oluverdim. 

11 Nisan 2015 Cumartesi

Haruki Murakami - Sahilde Kafka

''Sürükleyici, akıl çelen bir roman.'' 

  John Updike 


Son zamanlarda okuduğum en iyi romanlardan biriydi Kafka Tamura'nın hikayesi. Yıl başında Murakami ile tanışmak istediğimi dile getirmiştim bunu 1Q84 romanı ile yapmak isterdim ancak o kadar kalın bir kitaba başlamak biraz gözümü korkutmadı değil artı o kitaba ne zaman el atsam ya basımı bitiyor bulamıyorum ya da kütüphanede yok! Bende kısa vadede hevesim kaçtığı için 1Q84 ile küsüştüm ilişkimize ara vermeye karar verdik :)



“Uyumun ne şekilde sağlandığı bir dinlemeyle anlaşılacak türden değildi. İlk duyduğumda, dürüst olarak karmaşık duygulara kapıldım. Biraz abartılı olacak, ama içimde ihanete uğradığım hissi bile uyanıverdi. O tınıdaki ani nüans, zihnimi sarmış, dengesini bozmuştu. Sanki hiç ummadığım bir anda, bir yerlerden soğuk bir rüzgâr esmiş gibi. Fakat nakarat kısmı bitince baştaki güzel melodi tekrar sahneye çıkıyor, dinleyeni içine çekip yeniden uyumlu ve sıcak dünyasına götürüyordu.” (syf.319)

26 Nisan 2015 Pazar

Hüsnü Arkan - Uzun Bir Yolculuğun Bittiği Yer


Sizi bilmem ama benim elimde sürünen bir kitaptan daha azap verici bir durum yok şu ara. Nitekim Nisan ayı benim için çok da bereketli geçmedi korkarım Mayıs ayı da öyle olacak. Bunda elbette çok yoğun olmamın etkisi çok büyük ancak geçen yılla karşılaştırınca cidden ders çalıştığımın farkına varabiliyorum :D Haliyle okuma hızım yerlerde değil yepyerlerde :/


Nisan ayını çok utanarak söylüyorum ki 2 kitapla kapattım bunda elbette yoğun ders çalışmamın etkisi yadsınamaz der ve uzun süredir okumak istediğim ve en nihayetinde bitirebildiğim Hüsnü Arkan'ın Uzun Bir Yolculuğun Bittiği Yer kitabını şöyle genel hatlarıyla anlatmaya başlayabilirim sanırım.


23 Nisan 2015 Perşembe

Sinan Sülün - Karahindiba


''Tanrı benden bir ısırık almış, tadımı beğenmemiş, bir kenara fırlatıvermişti.''

Kitabın arka kısmında yer alan bu sözü ilk okuduğumda çarpıldım ve tereddüt bile etmedim,düşünmedim bile Karahindiba kitabını almak için. Daha önce bir arkadaşımda görmüştüm merak etmiştim ama sonra aklımdan çıkmış hayat koşuşturmasından aklımın bir kenarına not ettiğim kitapların arasına karışmıştı Karahindiba. 


Günlerden salı, aylardan Haziran zorlu sınavıma sadece haftalar kala o kadar bunalmıştım ki biraz dışarı çıkıp hava almak belki fotoğraf çekerim diye de Kuğulu'ya giderim dediğim, kendimi sokaklara vurduğum bir Ankara yazı idi. Dostun önünden geçerken neden yeni çıkan kitaplara şöyle bir göz gezdirmiyorsun dedim kendime biraz nefes alırsın hem yeni çıkan dergilerini de almış olursun soluklanırsın dedim girdim içeri. Dergilerimi topladıktan sonra raflara usu usul baktım önce ardından gözüme aylar öncesinden aklıma not ettiğim ama onca telaşın verdiği sarhoşlukla tabi ki almayı akıl edemediğim Karahindiba kitabını gördüm, rafta idi ve bana:

- Damla tanışalım istersen bak ben Karahindiba, beni aylar öncesinden görmüştün,hani merak etmiştin sonra aklına not etmiştin okumak için. Bak sen beni unuttun ama ben seni unutmadım yine karşılaştık ve ben sana kendimi yeniden hatırlatıyorum hadi beni satın al ve gidip bir çay bahçesinde birbirimizi daha yakından tanıyalım sana kendimden bahsedeyim belki sende bana kendini anlatırsın, dedi.

Kitabı incelemedim bile arka kapaktaki o söz beni benden alınca tereddüt bile etmedim satın almak için. Nitekim her Dost'a gidişimde raflara bakarım. Ben aldığımda Karahindiba alt raftan bana gülümsemişti şimdi üst raflarda ve her gittiğimde bana oradan  gülümsüyor, beni arkadaşlarına önerdiğin için teşekkür ederim diyor sanki sonra bende ona gülümsüyorum.


Karahindiba kitabını aldığım gün bitirdim gittiğim çay bahçesinde Ankara'nın o kasvetli Haziran gününde 5 bardak çay ve bir kupa kahve eşliğinde bana yolculuğunu anlattı. Kitapla ilgili o kadar çok şey söylemek istiyordum ki sonradan söylemek yerine bu kitabı en yakın arkadaşlarıma hediye etmeyi tercih ettim. Böylelikle kitabın büyüsünü, naifliğini ve güzelliğini herkes görebilecekti.

13 Nisan 2015 Pazartesi

Benim Hikayem


Üç gündür acaba yazsam mı yazmasam mı yoksa yazıp bir kenara mı koysam dediğim yazıyı en nihayetinde yazıyorum. Gariptir bunun için epeyce bir mücadele ettim kendimle bazı şeyleri hele de sizin için özel şeyleri öyle hop diye paylaşamıyorsunuz blogunuzda. En nihayetinde burası benim na- mahremim haline geldi bi nevi okuduğum, izlediğim gördüğüm, hissettiğim ne varsa yazıyorum vaktim oldukça,ruh halime uydukça.


Tegv'de uzun zamandır gönüllük yaptığımı söylememe gerek yok aradaki boşluklarımı saymazsam eğer 6 senelik bir geçmişim var orada. Biriktirdiğim arkadaşlarım,eğitim için gittiğim şehirler ve bir dünya dolusu anım var işte size bunlardan birini yazmaya çalışacağım benim için zor ama en nihayetinde benim için en önemli anım.

Tegv ile üniversitede tanıştım aslında lise yıllarımda da çok istedim ama o zaman lanet sınav peşimi bırakmıyordu aslında üniversiteye gitmek istemedim ben hiç, bizimkiler de zorlamadı esasen özgürdüm o konuda benim tek hayalim bir atölyem olsun sabah akşam resim yapayım başka hiç bir şey düşünmemi gerektirecek bir şey olmasındı hayatımda ama hayat beni fazla boş bırakmış olacak ki ''Kalk kızım Damla silkelen yaş geçmeden bir okul oku da ilerde yolunu bulursun dedi!'' ''Eyvallah! !! dedim bende ne diyeyim sonra Edebiyat fakültesine girdim, son sınıfa kadar bütün dersleri alttan toplayan Damla neredeyse okul tarihine geçecektim ki tembelliğimden değil, esasen üşengeçliğimden hiç ders çalışmadım. Yumurta kapıya dayanınca da dersleri üçer dörder verdim ve en mezunundan şahane bir mezun oldum. Üniversite dönemlerimin bana en büyük hediyesi Tegv oldu. Bizim okula stand açılınca hemen gidip bir form kaptım ve eğitimleri tamamlar tamamlamaz en yakışıklısından gönüllü oluverdim. 

11 Nisan 2015 Cumartesi

Haruki Murakami - Sahilde Kafka


''Sürükleyici, akıl çelen bir roman.'' 

  John Updike 


Son zamanlarda okuduğum en iyi romanlardan biriydi Kafka Tamura'nın hikayesi. Yıl başında Murakami ile tanışmak istediğimi dile getirmiştim bunu 1Q84 romanı ile yapmak isterdim ancak o kadar kalın bir kitaba başlamak biraz gözümü korkutmadı değil artı o kitaba ne zaman el atsam ya basımı bitiyor bulamıyorum ya da kütüphanede yok! Bende kısa vadede hevesim kaçtığı için 1Q84 ile küsüştüm ilişkimize ara vermeye karar verdik :)



“Uyumun ne şekilde sağlandığı bir dinlemeyle anlaşılacak türden değildi. İlk duyduğumda, dürüst olarak karmaşık duygulara kapıldım. Biraz abartılı olacak, ama içimde ihanete uğradığım hissi bile uyanıverdi. O tınıdaki ani nüans, zihnimi sarmış, dengesini bozmuştu. Sanki hiç ummadığım bir anda, bir yerlerden soğuk bir rüzgâr esmiş gibi. Fakat nakarat kısmı bitince baştaki güzel melodi tekrar sahneye çıkıyor, dinleyeni içine çekip yeniden uyumlu ve sıcak dünyasına götürüyordu.” (syf.319)