Haruki Murakami - Kadınsız Erkekler

Bir gün sende kadınsız erkeklerden olacaksın. O gün en ufak bir uyarı, küçücük bir ipucu vermeden; önsezi olarak hissettirmeden ya da içine doğmadan;kapını çalmadan,hiç beklemediğin bir anda seni bulacak. Bir köşeyi döndüğünde,aslında çoktan oraya varmış olduğunu anlayacaksın. Geriye dönmek mümkün olmayacak. O köşeyi bir kez dönünce,orası artık senin için mümkün olan tek dünya olacak. O dünyada sen kadınsız erkeklerden biri olarak anılacaksın. Hep bu soğuk çoğul ekiyle...


Murakami'nin dilimize en son kazandırılan kitabı olan ''Kadınsız Erkekler'' kitabının arka kapağından bir giriş cümlesiyle başlamak istedim söze. Okuma blogumu takip edenler benim iyi bir Murakami sever olduğumu da bilirler, işte bu nedenle son çıkan kitabını alıp okumamak olmazdı nezlimde. Bugün size taze bitirdiğim Kadınsız Erkekler kitabını dilim döndüğünce  anlatmaya çalışacağım.


Haruki Murakami - Kadınsız Erkekler
Türkiyeli okurun bayılarak okuduğu bir yazar Murakami. Peki ama onu bu denli okutan,seven şey nedir ? Kadınsız Erkekler diğer kitaplarından farklı çünkü bu kitap bir hikaye kitabı. Dilimize Japoncadan çeviren kişi ise Ali Volkan Erdemir.  


Murakami'nin daha önce İmkansızın Şarkısı adlı kitabını okuyanlar bilirler yazar bir Beatles hayranı. Bu kitaptaki '' Drive My Car'' adlı öyküyle bir Beatles geçmişi yaşatıyor bizlere.  Bir başka Beatles efsanesi olan ''Yesterday'' parçası ile birbirinin zıttı davranan iki üniversite öğrencisinin yaşamlarına şahitlik ediyoruz.  ''Bağımsız Organ'' adlı öyküde ise aşka inanmayan,40'lı yaşlarındaki bir estetik doktoru olan Tokay'ın  aşkı için kendini feda edişini izliyoruz. '' Şehrazat'' adlı öyküsünde ise Binbir Gece Masalları'nın modern bir yorumu var. ''Kino'' adlı öyküde ise karısının onu aldatmasından sonra kendine Kino adını verdiği bir bar açan kalbinin acısını susturmaya çalışan bir adamın hikayesinin okuyoruz.  Kitabın beni en çok çeken öyküsü ise hiç kuşkusuz ''Aşık Samsa'' oldu. Bu öyküyü okuyunca Kafkaesk tarzı ama Murakamice bir dokunuş hissedeceksiniz eminim. Kitaba ismini veren ''Kadınsız Erkekler'' adlı öyküsü ise gençlik aşkının ölümü ile sarsılan bir adamı anlatıyor.


Kitabın en havalı hikayesi sanırım Şehrazat ! Üstelik biz Türk okurlarınca da en çok dikkat edileni diye düşünüyorum. Üstelik bu hikaye Murakami'ye göre bir romana dönüşebilir. 


Kısaca Murakami yazsın biz hep okuyalım. Romanlarında olduğu kadar hikayeleriyle de beni cezbettiği kesin :)

Yorumlar

  1. Murakami'nin hangi kitabı ile başlamamı önerirsiniz sevgili Kelebenk Hanım :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu kitap olabilir geleceğin ilim bilim insanı :D

      Sil
  2. Kadınsız erkekler bu aralar en çok merak ettiğim kitaplardan birisi. En kısa zaman da okumalıyım. Bende beklerim :) Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Murakami farkı :) bloguna bakıyorum hemen :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Haydar Ergülen - Öyle Küçük Şeyler

Tiyatro - Annemin Son Çılgınlıkları

Zülfü Livaneli - Elia ile Yolculuk