15 Şubat 2016 Pazartesi

Orhan Pamuk - Kırmızı Saçlı Kadın

İlk aşk deneyimi bütün bir hayatı belirler mi ? 
Yoksa kaderimizi çizen yalnızca tarihin ve efsanelerin gücü mü ? 


Orhan Pamuk'un son kitabı ''Kırmızı Saçlı Kadın'' dan küçük bir sone ile başladım yazıma bugün sizlere bu kitaptan söz etmek uzun uzadıya konuşmak niyetindeyim.



Orhan Pamuk'un Kafamda Bir Tuhaflık adlı kitabının üzerinden 14 ay geçmişti ki okurlarına mini bir sürpriz yaptı yazar ve ''Kırmızı Saçlı Kadın'' romanını bir ara sıcak mahiyetinde okurlarının beğenisine sundu 10 gün kadar önce.


Kırmızı Saçlı Kadın 



Yeni çıkan kitaplara karşı ön yargılıyım aslında hemen alıp okumam özellikle beklemeyi,okuyanların yorum yapmalarını izlerim ardından alıp okurum. Nitekim bu sefer bu kitapta yeminimi bozdum ki iyiki de bozmuşum çünkü Pamuk gene beni şaşırtmadı efsanelerle örülü,hikayelerin taçlandırdığı harika bir kitapla karşıma çıktı, beni mest etti.



Orhan Pamuk,Kırmızı Saçlı Kadın'da bizi otuz yıl öncesinin İstanbul'una götürüyor. İstanbul yakınlarında yaşayan liseli genç Cem'in efsanelerle örülü  aşk hikayesiyle,büyük bir suçun işlenişine tanık ediyor bizi Pamuk.


1980'lerin ortasında eski usullerle kuyu kazan Mahmut Usta ile babasının onu ve annesini terk ettikten sonra üniversite masraflarını çıkarmak için Mahmut Usta'nın yanına kuyucu çırağı olarak giren Cem'in hikayesi ile başlıyor kitap. Cem, nam-ı değer ''küçük bey'' ve Mahmut Usta kurak bir arazide su ararlarken kasabanın hemen dışındaki sarı çadırda esrarengiz bir tiyatrocu kadın ikisinin de dikkatini çeker. Bu kadın eski masal ve hikayeleri yeniden anlatmakta, izleyenlerin hem tepkisini çekmekte hem de ilgisine maruz kalmaktadır. Bu kadına ilk görüşte aşık olan Cem, onun büyüsüne ve kırmızı saçlarının esrarengizliğine kapılır.


Romanın kurgusu,hikayelerinin işlenişi ve romana yerleştirilme tarzı o kadar yerinde ki okudukça içinde yer alan efsaneleri daha çok merak ediyorsunuz. Kırmızı Saçlı Kadın romanında okur,Batı'nın ve Doğu'nun ki temel efsanesi ile yüz yüze geliyor bunlardan ilki ''Sophokles'in Kral Oidipus'u yani babayı öldürme teması ki kitabı alıp okursanız Cem'in Mahmut Usta'ya anlattığı bu hikayenin son kısımda nasıl başına geleceğini göreceksiniz diğer efsane ise Firdevsi'nin meşhur Şehnamesi'nden ''Rüstem ile Sührap'' ki bu da oğulu öldürme temasını işliyor. İşte bu hikayeleri müthiş bir kurgu ile harmanlayıp romanın içine adeta bir nakış gibi işleyen yazara hayran olmamak elde değil. Okudukça hem Şehnameyi okuma hissine kapılıyor hem de bu iki efsane ile alakalı daha çok şey bilme ihtiyacı içine giriyorsunuz. Şahsen ben kısa zaman içinde Şehnameyi tekrar okumak ve incelemek arzusundayım.

Kırımızı Saçlı Kadın hakkında çok fazla şey yazmak istemiyorum tek tavsiyem hikaye ve efsanelere meraklıysanız ve Orhan Pamukla aram çok iyi değildir diyorsanız bir de bu kitabı deneyin derim. Roman bir yandan aşk,evlilik,aile kavramlarına değinirken bir yandan da baba-oğul,gelenek, görenek,özgürlük duygularını bize anlatmaya çalışmış ancak benim için en geçerli tem genç bir bireyin kendini tanıması,olgunlaşması yolunda atılan adımlarını hikaye ederken diğer yandan da efsaneler üzerinden babalar ve oğullar; otoriterlik kavramlarını irdelemiş.

 Dip Not: ve bence de Pamuk en iyi kitaplarını Nobel'den sonra yazıyor. :)

6 yorum:

  1. Kırmızı Saçlı Kadın her gittiğim kitapçıda vitrinleri doldurmuş :)) Henüz Orhan Pamuk'la tanışmadım ama anlattıkların içimde merak uyandırdı :))

    YanıtlaSil
  2. Kırmızı saçlı kız ile çok karşılaştım fakat orhan pamuğun masumiyet müzesi kitabı beni çok sıkmıştı o yüzden biraz ön yargılıyım :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu kitaba bir şans ver derim :)

      Sil
  3. Ben de şimdilerde Kara Kitap'ı okuyorum. Biraz ağır gidiyor, farklı bir tarzı var. Herkese hitap etmeyebilir. Kırmızı Saçlı Kız ile ilgili yorumlar pek olumlu gelmeyince vazgeçmiştim almaktan. Neyse bu bitsin de seversem bir de ona bakarım inşallah. Bu arada benim de acemi bir blogum var. Göz atarsanız pek sevinirim :) 👉 1masalgibi.blogspot.com.tr

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Blogun çok hoş :) Orhan Pamuk'un bu kitabı diğer kitaplarına nazaran daha kısa ve ilgi çekici üstelik içinde çok güzel efsanelerle örülü :)

      Sil

15 Şubat 2016 Pazartesi

Orhan Pamuk - Kırmızı Saçlı Kadın


İlk aşk deneyimi bütün bir hayatı belirler mi ? 
Yoksa kaderimizi çizen yalnızca tarihin ve efsanelerin gücü mü ? 


Orhan Pamuk'un son kitabı ''Kırmızı Saçlı Kadın'' dan küçük bir sone ile başladım yazıma bugün sizlere bu kitaptan söz etmek uzun uzadıya konuşmak niyetindeyim.



Orhan Pamuk'un Kafamda Bir Tuhaflık adlı kitabının üzerinden 14 ay geçmişti ki okurlarına mini bir sürpriz yaptı yazar ve ''Kırmızı Saçlı Kadın'' romanını bir ara sıcak mahiyetinde okurlarının beğenisine sundu 10 gün kadar önce.


Kırmızı Saçlı Kadın 



Yeni çıkan kitaplara karşı ön yargılıyım aslında hemen alıp okumam özellikle beklemeyi,okuyanların yorum yapmalarını izlerim ardından alıp okurum. Nitekim bu sefer bu kitapta yeminimi bozdum ki iyiki de bozmuşum çünkü Pamuk gene beni şaşırtmadı efsanelerle örülü,hikayelerin taçlandırdığı harika bir kitapla karşıma çıktı, beni mest etti.



Orhan Pamuk,Kırmızı Saçlı Kadın'da bizi otuz yıl öncesinin İstanbul'una götürüyor. İstanbul yakınlarında yaşayan liseli genç Cem'in efsanelerle örülü  aşk hikayesiyle,büyük bir suçun işlenişine tanık ediyor bizi Pamuk.


1980'lerin ortasında eski usullerle kuyu kazan Mahmut Usta ile babasının onu ve annesini terk ettikten sonra üniversite masraflarını çıkarmak için Mahmut Usta'nın yanına kuyucu çırağı olarak giren Cem'in hikayesi ile başlıyor kitap. Cem, nam-ı değer ''küçük bey'' ve Mahmut Usta kurak bir arazide su ararlarken kasabanın hemen dışındaki sarı çadırda esrarengiz bir tiyatrocu kadın ikisinin de dikkatini çeker. Bu kadın eski masal ve hikayeleri yeniden anlatmakta, izleyenlerin hem tepkisini çekmekte hem de ilgisine maruz kalmaktadır. Bu kadına ilk görüşte aşık olan Cem, onun büyüsüne ve kırmızı saçlarının esrarengizliğine kapılır.


Romanın kurgusu,hikayelerinin işlenişi ve romana yerleştirilme tarzı o kadar yerinde ki okudukça içinde yer alan efsaneleri daha çok merak ediyorsunuz. Kırmızı Saçlı Kadın romanında okur,Batı'nın ve Doğu'nun ki temel efsanesi ile yüz yüze geliyor bunlardan ilki ''Sophokles'in Kral Oidipus'u yani babayı öldürme teması ki kitabı alıp okursanız Cem'in Mahmut Usta'ya anlattığı bu hikayenin son kısımda nasıl başına geleceğini göreceksiniz diğer efsane ise Firdevsi'nin meşhur Şehnamesi'nden ''Rüstem ile Sührap'' ki bu da oğulu öldürme temasını işliyor. İşte bu hikayeleri müthiş bir kurgu ile harmanlayıp romanın içine adeta bir nakış gibi işleyen yazara hayran olmamak elde değil. Okudukça hem Şehnameyi okuma hissine kapılıyor hem de bu iki efsane ile alakalı daha çok şey bilme ihtiyacı içine giriyorsunuz. Şahsen ben kısa zaman içinde Şehnameyi tekrar okumak ve incelemek arzusundayım.

Kırımızı Saçlı Kadın hakkında çok fazla şey yazmak istemiyorum tek tavsiyem hikaye ve efsanelere meraklıysanız ve Orhan Pamukla aram çok iyi değildir diyorsanız bir de bu kitabı deneyin derim. Roman bir yandan aşk,evlilik,aile kavramlarına değinirken bir yandan da baba-oğul,gelenek, görenek,özgürlük duygularını bize anlatmaya çalışmış ancak benim için en geçerli tem genç bir bireyin kendini tanıması,olgunlaşması yolunda atılan adımlarını hikaye ederken diğer yandan da efsaneler üzerinden babalar ve oğullar; otoriterlik kavramlarını irdelemiş.

 Dip Not: ve bence de Pamuk en iyi kitaplarını Nobel'den sonra yazıyor. :)

6 yorum:

Kağıt Salıncak on 19 Şubat 2016 13:15 dedi ki...

Kırmızı Saçlı Kadın her gittiğim kitapçıda vitrinleri doldurmuş :)) Henüz Orhan Pamuk'la tanışmadım ama anlattıkların içimde merak uyandırdı :))

Damla EKER on 28 Şubat 2016 03:21 dedi ki...

Okumalısın o halde :)

Beyaz Begonvil on 14 Mart 2016 04:40 dedi ki...

Kırmızı saçlı kız ile çok karşılaştım fakat orhan pamuğun masumiyet müzesi kitabı beni çok sıkmıştı o yüzden biraz ön yargılıyım :/

Damla EKER on 23 Mart 2016 14:41 dedi ki...

Bu kitaba bir şans ver derim :)

Emine Bektaşi on 30 Mart 2016 07:29 dedi ki...

Ben de şimdilerde Kara Kitap'ı okuyorum. Biraz ağır gidiyor, farklı bir tarzı var. Herkese hitap etmeyebilir. Kırmızı Saçlı Kız ile ilgili yorumlar pek olumlu gelmeyince vazgeçmiştim almaktan. Neyse bu bitsin de seversem bir de ona bakarım inşallah. Bu arada benim de acemi bir blogum var. Göz atarsanız pek sevinirim :) 👉 1masalgibi.blogspot.com.tr

Damla EKER on 31 Mart 2016 03:02 dedi ki...

Blogun çok hoş :) Orhan Pamuk'un bu kitabı diğer kitaplarına nazaran daha kısa ve ilgi çekici üstelik içinde çok güzel efsanelerle örülü :)

Yorum Gönder