23 Haziran 2016 Perşembe

Jodi Picoult - Kız Kardeşim İçin

Jodi Picoult'un kitapları tek kelimeyle M-Ü-K-E-M-M-E-L ! neden mi çünkü dili çok akıcı, hikayeyi öyle bir rayına oturtuyor ki sonu kesin böyle bitecek dediğiniz anda sizi ters köşe yapabiliyor nitekim Kız Kardeşim İçin kitabında da beni nakavt etmeyi başardı.



Jodi Picoult'un okuduğum 3.kitabı bu daha önce Eve Dönüş Şarkısı ve Anlaşma kitaplarını okumuş ve çok çok sevmiştim. Kitaplarının kalın olduğuna sakın aldanmayın zira su gibi akıp gidiyor hiç sıkılmıyorsunuz ve iddia ederim bir günde bile bitebilecek cinsten harika bir yazar.

kelebenkinnotdefteri.blogspot.com
Kız Kardeşim İçin




Kitap April Yayıncılıktan çıkmış 518 sayfa çevirisi Serkan Göktaş'a ait. Kapak tasarımı diğer iki kitaptaki gibi gayet sade ve şık ben öyle çok göz alıcı kapakları sevmiyorum zaten içindekiler bizi ilgilendiriyor haksız mıyım :)


Kitabın konusuna geçelim hemen. Kate, henüz 2 yaşında Lösemi hastalığına yakalanmıştır onun yakalandığı bu hastalık annesi Sara babası Brian'ı perişan eder elbet 2 yaşında her şeyden bi haber olan bir bebekten bahsediyoruz kemoterapiler,uzun sürecek olan ilaç tedavileri derken Kate'in minik bedeni bu ızdıraplı süreci kaldıramamaya başlamıştır onun için tek yol ilik naklidir ancak bunun için onun doku ve genleriyle uyuşacak bir donöre ihtiyacı vardır tek yol ise Kate'in anne ve babasının  laboratuvar ortamında genleri ayrıştırılarak özel üretim şeklinde oluşturulacak,Kate'in dokusu,kanı her şeyi ile uyuşacak bir kardeştir. Sara ve Brian hiç vakit kaybetmeden doktorların da yardımıyla Kate'in hayatını kurtarmak için bir bebek sahibi olmaya karar verirler böylelikle Anna aileye katılır. Anna'nın aileye katılmasıyla beraber ilik nakli sorunu çözülür ancak kısa bir süre sonra Kate'in aşka sağlık problemleri patlak verir bu süreçte Anna ona gerektiğinde kan verir sayısız operasyon geçirir,hücreleri verir,onun için elinden geleni yapmaya çalışır ta ki Kate'in bu tedavi sürecinde böbrekleri iflas edinceye onun böbreklerinden birini ablası Kate verilmesi isteninceye dek. Kitabın bundan sonrasında Anna, böbreğini vermemek için anne ve babasına dava açıp kendi özerkliğine kavuşmaya çalışacaktır tabi ki öz ailesine açtığı dava da karşı tarafı savunan kişi ise annesidir. Anne Sara, bir yandan kızının kendisine açtığı davada her iki kızını düşündüğünü ispatlamaya çalışırken bir yandan da Kate'in ölmemesi için savaşmaktadır.



Kitabın bundan sonrası için spoiler vermiyorum zira böyle kaba taslak anlatınca bile bir çok ip ucunu yazdığımı fark ettim ama merak etmeyin yazmadığım çok ince detaylar var onu da kitabı merak ettiyseniz eğer alıp okuyunca siz tamamlayacaksınız :) 


Ben kitabı genel anlamda çok çok sevdim zaten Jodi benim favori yazarlarım arasında. Yazarın daha okumadığım kitapları mevcut onları da diğer kitaplardan başımı kaldırırsam okuma niyetindeyim. Oruç kafasındayken kendimi zor veriyorum o yüzden akşamı iple çekiyorum :) 


Haa bu arada ben kitabın sonunda çok ağladım çünkü yazar hikayeyi çok başka bitirmişti hem çok şaşırdım hem de bol bol ağladım. Kitabın aynı zamanda 2009 da filmi de çekilmiş buna da yakın zamanda bakmak istiyorum zira izlemek istediğim filmlerim de birikti :) Aşağıya filmin fragmanını bırakıyorum belki size biraz ipucu verir :) 


Kitapla kalın ! :) 






2 yorum:

23 Haziran 2016 Perşembe

Jodi Picoult - Kız Kardeşim İçin


Jodi Picoult'un kitapları tek kelimeyle M-Ü-K-E-M-M-E-L ! neden mi çünkü dili çok akıcı, hikayeyi öyle bir rayına oturtuyor ki sonu kesin böyle bitecek dediğiniz anda sizi ters köşe yapabiliyor nitekim Kız Kardeşim İçin kitabında da beni nakavt etmeyi başardı.



Jodi Picoult'un okuduğum 3.kitabı bu daha önce Eve Dönüş Şarkısı ve Anlaşma kitaplarını okumuş ve çok çok sevmiştim. Kitaplarının kalın olduğuna sakın aldanmayın zira su gibi akıp gidiyor hiç sıkılmıyorsunuz ve iddia ederim bir günde bile bitebilecek cinsten harika bir yazar.

kelebenkinnotdefteri.blogspot.com
Kız Kardeşim İçin




Kitap April Yayıncılıktan çıkmış 518 sayfa çevirisi Serkan Göktaş'a ait. Kapak tasarımı diğer iki kitaptaki gibi gayet sade ve şık ben öyle çok göz alıcı kapakları sevmiyorum zaten içindekiler bizi ilgilendiriyor haksız mıyım :)


Kitabın konusuna geçelim hemen. Kate, henüz 2 yaşında Lösemi hastalığına yakalanmıştır onun yakalandığı bu hastalık annesi Sara babası Brian'ı perişan eder elbet 2 yaşında her şeyden bi haber olan bir bebekten bahsediyoruz kemoterapiler,uzun sürecek olan ilaç tedavileri derken Kate'in minik bedeni bu ızdıraplı süreci kaldıramamaya başlamıştır onun için tek yol ilik naklidir ancak bunun için onun doku ve genleriyle uyuşacak bir donöre ihtiyacı vardır tek yol ise Kate'in anne ve babasının  laboratuvar ortamında genleri ayrıştırılarak özel üretim şeklinde oluşturulacak,Kate'in dokusu,kanı her şeyi ile uyuşacak bir kardeştir. Sara ve Brian hiç vakit kaybetmeden doktorların da yardımıyla Kate'in hayatını kurtarmak için bir bebek sahibi olmaya karar verirler böylelikle Anna aileye katılır. Anna'nın aileye katılmasıyla beraber ilik nakli sorunu çözülür ancak kısa bir süre sonra Kate'in aşka sağlık problemleri patlak verir bu süreçte Anna ona gerektiğinde kan verir sayısız operasyon geçirir,hücreleri verir,onun için elinden geleni yapmaya çalışır ta ki Kate'in bu tedavi sürecinde böbrekleri iflas edinceye onun böbreklerinden birini ablası Kate verilmesi isteninceye dek. Kitabın bundan sonrasında Anna, böbreğini vermemek için anne ve babasına dava açıp kendi özerkliğine kavuşmaya çalışacaktır tabi ki öz ailesine açtığı dava da karşı tarafı savunan kişi ise annesidir. Anne Sara, bir yandan kızının kendisine açtığı davada her iki kızını düşündüğünü ispatlamaya çalışırken bir yandan da Kate'in ölmemesi için savaşmaktadır.



Kitabın bundan sonrası için spoiler vermiyorum zira böyle kaba taslak anlatınca bile bir çok ip ucunu yazdığımı fark ettim ama merak etmeyin yazmadığım çok ince detaylar var onu da kitabı merak ettiyseniz eğer alıp okuyunca siz tamamlayacaksınız :) 


Ben kitabı genel anlamda çok çok sevdim zaten Jodi benim favori yazarlarım arasında. Yazarın daha okumadığım kitapları mevcut onları da diğer kitaplardan başımı kaldırırsam okuma niyetindeyim. Oruç kafasındayken kendimi zor veriyorum o yüzden akşamı iple çekiyorum :) 


Haa bu arada ben kitabın sonunda çok ağladım çünkü yazar hikayeyi çok başka bitirmişti hem çok şaşırdım hem de bol bol ağladım. Kitabın aynı zamanda 2009 da filmi de çekilmiş buna da yakın zamanda bakmak istiyorum zira izlemek istediğim filmlerim de birikti :) Aşağıya filmin fragmanını bırakıyorum belki size biraz ipucu verir :) 


Kitapla kalın ! :) 






2 yorum:

ELİF sarı on 27 Haziran 2016 05:46 dedi ki...

Filmini izledim. Acayip ağlamalı söyleyeyim.

Damla EKER on 29 Haziran 2016 06:43 dedi ki...

Daha cesaret edemedim izlemeye :(

Yorum Gönder