Ece Temelkuran - Muz Sesleri

Sizin oraları bilmem ama Ankara sonbaharı şu son bir haftadır iliklerine kadar hissetti hissetmeye devam da ediyor. Ankara'nın sevdiğim yanlarından biri de sonbaharı derinden yaşayabilen ve bunu içinde yaşayan insanlara hissettirebilmesi bu yüzden de başlasın battaniye okumaları be sevgili okur !


Sonbaharın güzelliğinin en güzel yanı salaş kahveler,battaniye altı okumaları ve her daim çay-kahve ile güzel bir kitabın buluşmasıdır benim için işte bu güzel okumalarda size yine az evvel bitirebildiğim Ece Temelkuran ve Muz Seslerinden bahsederek gününüzü renklendirmek isterim. Eee hazırsan bırak soluğunu başlıyoruz sevgili okur.


kelebenkinnotdefteri.blogspot.com
Bu kitabı yazabilmek için yazar 9 ay Beyrut'ta yaşamış.
Kitap üç bölüme ayrılıyor Toz,Siz ve Biz diye. Ana karakter Filipina, doğduğu topraklara geri dönmesiyle roman başlıyor. Filipina Şatila kampında Beyrutlu bir babadan ve Filipinli bir anadan doğmadır. Babası Şatila kampında çalışan doktor Hamza'nın küçük kızına yazdığı mektuplarla başlıyor kitap daha sonrasında Filipina'nın yanında çalıştığı Madam Zeynab Hanım ile beraber yaşadığını öğreniyoruz. Kitabın ilerleyen bölümlerinde tezi için oradan oraya koşuşturan ama tez danışmanıyla problemler yaşayan Oxford'lu Deniz'in hikayesi çıkıyor karşımıza. Deniz'in Oxford'da başlayıp ardından Paris'e uzanan hikayesi ile kendini arayan Filipina'nın yolları karışık bir biçimde düğümleniyor.

İtiraf etmem gerekirse kitap elimde oldukça süründü. Ece Temelkuran'ın köşe yazılarını çok severim özellikle bir dönem takip ettiğim Ot, Pulbiber gibi dergilerde yazmış olduğu yazıları okurken ne kadar doğru tespitler yapmış demekten kendimi alamadığım zamanlar çoğunluktadır velhasıl şu son okuduğum üç Ece Temelkuran kitabı beni hüsrana uğrattı. Muz Seslerini üç sene önce almıştım ancak elim kitabı okumaya bir türlü gitmiyordu demek bir sebebi varmış diyorum neticesinde kitap o kadar ayrıntılarla dolu ki her şey o kadar iç içe geçmiş o kadar dağılmış ki dikkatimi kitaba vermekte bi hayli zorlandım. Kısacası sevmedim, sevemedim.


Düğümlere Üfleyen Kadınlar ve Devir kitaplarında da aynı şeyi hissettim ama Muz Sesleri bana kalırsa yazarın en başarısız kitabı. Kitap sizi içine almak şöyle dursun resmen kapı dışarı ediyor. Bunu yaşayan sadece ben miyim acaba dedim belki de eksiklik bendedir diye de özeleştiri yaptım ama blog yorumlarına baktığımda çoğu kişinin benimle aynı duyguları hissettiğini okudum.


Kitap Everest Yayınlarından çıkmış ve 277 sayfa. Bu sene içinde yazara şans tanıyıp başka kitaplarını okuyacağımı sanmıyorum en azından bu sene için Ece Temelkuranla olan mevzumuz kapanmıştır. :)

Yorumlar

  1. Bu kitap çok tutulmuştu diye biliyorum.Ben de popüler diye okumamıştım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazen çok popüler olan kitaplar büyük hayal kırıklığı yaratabiliyor :)

      Sil
  2. Ankara üniversitesinde, görsel sanatlar fakültesi okumak istiyorum ve söyledikleriniz beni Ankaraya iyice ısındırtdı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hadi öyleyse Ankara seni bekliyor :)

      Sil
  3. ayşe kulinin kitapları hakkında ne düşünüyorsunuz sadece merak ettim..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Son yıllarda çıkarmış olduğu kitapları ticari amaçlı yazdığını düşünüyorum eski kitaplarının tadı yok ne yazık ki.

      Sil
  4. Ben çok ama çok sevdim kelebenk. Bloga da yazdım uzun uzun.
    https://onumarkamkitap.blogspot.com.tr/2016/08/muz-sesleri-ece-temelkuran.html

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben çok ayrıntıya boğduğunu düşünüyorum kitabını bu yüzden sevmedim Elif :)

      Sil
  5. Bloğumda ödüllü blog keşif etkinliği ve bir de çekiliş var beklerim :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Haydar Ergülen - Öyle Küçük Şeyler

Tiyatro - Annemin Son Çılgınlıkları

Zülfü Livaneli - Elia ile Yolculuk