30 Eylül 2016 Cuma

Müge İplikçi - Babamın Ardından

'' Bazen biz rüzgarın peşine düşeriz bazen de hiç umulmadık biçimde ve zamanda rüzgar bizim peşimize. Öyle ki, bazen rüzgar olduğumuzu sanırız. Bu bir aldatmacadır elbette. Asıl olan o coşku ve hızla gidebilmektir. Onun sesiyle bulduğun güç,zalimleri yerle bir edebileceğinin işaretini verir sana. İçinde yürüyen kan, hiç bilmediğin düşlerin ile birleşir ve ilk kez sana kim olduğunu söyler. Yıllardır buluşamadığın gölgenle buluşursun. Hatta asırlardır... ve ilk defa bir işe yaradığına inanırsın. Hayatımın rengi buymuş dersin.


kelebenkinnotdefteri.blogspot.com
Müge İplikçinin Babamın Ardından kitabı onun en son çıkan romanı.


Canım okur bu ara çok okuyor bu kız her gün yeni bir postla karşılaşıyoruz blogu açarken bunun işi yok mu boyna okuyor ya da bizi mi kekliyor ne okumuyor sadece netten araştırıp kafasına göre mi yazıyor diyebilirsiniz amma velakin şu sıralar işsiz olduğumdan yapabildiğim en güzel şey okumak okumak ve ille de okumak ve güzel okur inşallah sezonu açınca gitmek istediğim oyunlara da gideceğim ve buralar kitaplarla beraber tiyatro yazıları ile de şenlenecek.


En üsteki yazı elbette yine benim bugün bitirmiş olduğum Müge İplikçinin Babamın Ardından kitabına ait. Kitap esasında hiç aklımda yoktu ve itiraf etmem gerekirse Müge İplikçinin daha önce hiçbir kitabını okumamıştım. Nette kitap alışverişi yaparken denk geldi ve biraz araştırdım neticesinde elim bu kitaba kaydı ve satın aldım gerisi de malum elimdeki kitap bitince buna geçtim hemen.


Babamın Ardından romanını konusuna gelirsek, Ülker küçük yaşta babasını kaybedince annesi,küçük kardeşi Tahir ve sadık Pullu ile beraber amcasının evlerine taşınırlar ancak Ülker amcasından hiç hoşlanmamaktadır. Amcası ölmüş babasını hiç sevmemekte her fırsatta onu ve yanına sığınan ailesini aşağılamaktan geri durmamaktadır. Ülker babasını her geçen gün özlerken yanı başlarında çıkacak olan savaşın sessizliği onu ürkütmektedir. Savaşın acımasızlığı,insanların para ve güç hırsını,insanların geçmişlerinden kopartılıp geleceğin belirsiz kaosuna sürüklenişinin küçük bir kız tarafından nasıl göründüğünü anlatan kitap hem oldukça akıcı hem de anlatmak istenilen şeyi sağlam anlatmasıyla kendini bana sevdirdi. 


Müge İplikçinin okumuş olduğum bu ilk kitabı yazarın diğer kitaplarını da ilk fırsatta incelemem gerektiğini hatırlattı bana. Şu suralar akıcı ve dili oldukça yalın bir kitap arıyorsanız bu kitabı size tavsiye edebilirim. 

10 yorum:

  1. Ah canım merak etme işsiz olanlar ve zamanı evde geçiren insanlar seni anlayacaktır. Çünkü ben de çalışmadığım dönemlerde severek okuduğum yazarlarsa günde iki tane kitap okumuşluğum var..:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Son iki ayda kaç tane okudum bende bilmiyorum umarım durgunluk yaşamam :(

      Sil
  2. guzel bı kıtaba benzıyor tesekkurler yorumun ıcın :) ayrıca ıssızlıgın ıcın de yoğunluğu yakalayan ben hala kıtap okuma fırsatı bulamıyorum :/ buyuk sehırlerın en guzel yanı sanırım yolları ve okunulası kıtapları.. özledim izmiri ya :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok güzel ve akıcı bir kitap tavsiye ederim hiç okumamıştım Müge İplikçiyi :)

      Sil
  3. Vaktini en güzel şekilde değerlendiriyorsun. Bizlerle de okuduklarını paylaşıyorsun daha ne olsun :)

    YanıtlaSil
  4. Müge İplikçi de okumadığım yazarlardan biri, sanırım yerli yazarlara öncelik vermeliyim :D Kupana da bayılıyorum bu arada :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay Salıncak kırılmayacağını bilsem Eyleme yollardım sana ulaştırırdı :)

      Sil
  5. Yorum ve bilgi için teşekkürler. Blogunuzu takibe aldım bende beklerim :)
    pelorina.blogspot.com

    YanıtlaSil
  6. Düşünmen bile yeterli ki, çok mutlu olduum :))

    YanıtlaSil

30 Eylül 2016 Cuma

Müge İplikçi - Babamın Ardından


'' Bazen biz rüzgarın peşine düşeriz bazen de hiç umulmadık biçimde ve zamanda rüzgar bizim peşimize. Öyle ki, bazen rüzgar olduğumuzu sanırız. Bu bir aldatmacadır elbette. Asıl olan o coşku ve hızla gidebilmektir. Onun sesiyle bulduğun güç,zalimleri yerle bir edebileceğinin işaretini verir sana. İçinde yürüyen kan, hiç bilmediğin düşlerin ile birleşir ve ilk kez sana kim olduğunu söyler. Yıllardır buluşamadığın gölgenle buluşursun. Hatta asırlardır... ve ilk defa bir işe yaradığına inanırsın. Hayatımın rengi buymuş dersin.


kelebenkinnotdefteri.blogspot.com
Müge İplikçinin Babamın Ardından kitabı onun en son çıkan romanı.


Canım okur bu ara çok okuyor bu kız her gün yeni bir postla karşılaşıyoruz blogu açarken bunun işi yok mu boyna okuyor ya da bizi mi kekliyor ne okumuyor sadece netten araştırıp kafasına göre mi yazıyor diyebilirsiniz amma velakin şu sıralar işsiz olduğumdan yapabildiğim en güzel şey okumak okumak ve ille de okumak ve güzel okur inşallah sezonu açınca gitmek istediğim oyunlara da gideceğim ve buralar kitaplarla beraber tiyatro yazıları ile de şenlenecek.


En üsteki yazı elbette yine benim bugün bitirmiş olduğum Müge İplikçinin Babamın Ardından kitabına ait. Kitap esasında hiç aklımda yoktu ve itiraf etmem gerekirse Müge İplikçinin daha önce hiçbir kitabını okumamıştım. Nette kitap alışverişi yaparken denk geldi ve biraz araştırdım neticesinde elim bu kitaba kaydı ve satın aldım gerisi de malum elimdeki kitap bitince buna geçtim hemen.


Babamın Ardından romanını konusuna gelirsek, Ülker küçük yaşta babasını kaybedince annesi,küçük kardeşi Tahir ve sadık Pullu ile beraber amcasının evlerine taşınırlar ancak Ülker amcasından hiç hoşlanmamaktadır. Amcası ölmüş babasını hiç sevmemekte her fırsatta onu ve yanına sığınan ailesini aşağılamaktan geri durmamaktadır. Ülker babasını her geçen gün özlerken yanı başlarında çıkacak olan savaşın sessizliği onu ürkütmektedir. Savaşın acımasızlığı,insanların para ve güç hırsını,insanların geçmişlerinden kopartılıp geleceğin belirsiz kaosuna sürüklenişinin küçük bir kız tarafından nasıl göründüğünü anlatan kitap hem oldukça akıcı hem de anlatmak istenilen şeyi sağlam anlatmasıyla kendini bana sevdirdi. 


Müge İplikçinin okumuş olduğum bu ilk kitabı yazarın diğer kitaplarını da ilk fırsatta incelemem gerektiğini hatırlattı bana. Şu suralar akıcı ve dili oldukça yalın bir kitap arıyorsanız bu kitabı size tavsiye edebilirim. 

10 yorum:

Yaşayan Anılar on 30 Eylül 2016 11:12 dedi ki...

Ah canım merak etme işsiz olanlar ve zamanı evde geçiren insanlar seni anlayacaktır. Çünkü ben de çalışmadığım dönemlerde severek okuduğum yazarlarsa günde iki tane kitap okumuşluğum var..:)

Balın Kokusu on 30 Eylül 2016 14:49 dedi ki...

guzel bı kıtaba benzıyor tesekkurler yorumun ıcın :) ayrıca ıssızlıgın ıcın de yoğunluğu yakalayan ben hala kıtap okuma fırsatı bulamıyorum :/ buyuk sehırlerın en guzel yanı sanırım yolları ve okunulası kıtapları.. özledim izmiri ya :)

Medine SARI on 1 Ekim 2016 00:20 dedi ki...

Vaktini en güzel şekilde değerlendiriyorsun. Bizlerle de okuduklarını paylaşıyorsun daha ne olsun :)

Kağıt Salıncak on 1 Ekim 2016 09:04 dedi ki...

Müge İplikçi de okumadığım yazarlardan biri, sanırım yerli yazarlara öncelik vermeliyim :D Kupana da bayılıyorum bu arada :D

Damla EKER on 1 Ekim 2016 11:47 dedi ki...

Son iki ayda kaç tane okudum bende bilmiyorum umarım durgunluk yaşamam :(

Damla EKER on 1 Ekim 2016 11:47 dedi ki...

Çok güzel ve akıcı bir kitap tavsiye ederim hiç okumamıştım Müge İplikçiyi :)

Damla EKER on 1 Ekim 2016 11:48 dedi ki...

Okuyorsunuz ya ne mutlu bana :)

Damla EKER on 1 Ekim 2016 11:48 dedi ki...

Ay Salıncak kırılmayacağını bilsem Eyleme yollardım sana ulaştırırdı :)

Pelin Kudret on 7 Ekim 2016 06:20 dedi ki...

Yorum ve bilgi için teşekkürler. Blogunuzu takibe aldım bende beklerim :)
pelorina.blogspot.com

Kağıt Salıncak on 7 Ekim 2016 14:57 dedi ki...

Düşünmen bile yeterli ki, çok mutlu olduum :))

Yorum Gönder