18 Ekim 2016 Salı

Sevgi Soysal - Yürümek

'' Varlığını sürdürmek için her türlü zorbalığa başvuran bir toplumda, birey kendini ancak zorbalıkla savunabilir.''


Sevgi Soysal'a ait olan bu cümle şimdi içinde bulunduğumuz toplumu anlatmıyor mu sizce de ? Herkes birbirini ezmek, birbirinden üstün olabilmek uğruna değerlerinden,geleneklerinden vazgeçerek dahası bunu zorbalıkla gerçekleştirmeye çalışmıyor mu ? 


Bir döneme damgasını vuran ve müstehcenlik gerekçesiyle toplatılan aynı zamanda 1970 TRT Roman Başarı Ödülü'nü de kucaklayan '' Yürümek '' romanından bahsedelim istedim biraz size merakınızı cezbettiysem başlıyorum.


kelebenkinnotdefteri.blogspot.com
Yürümek romanı TRT Roman Başarı Ödülünü almıştır 1970'te.

Romanda iki baskın karakter görüyoruz. Bunlar Ela ve Mehmet. Kitapta Ela'nın yaşadıklarından kesitler var : Ela'nın ailesiyle olan ilişkisi, çocukken Şenel ile olan arkadaşlığı, Rum genci Aleko ile olan gönül bağı, üniversite yılları, üniversite döneminde yaşadığı buhranlar, avukat olan Hakkı ile evlenip bir çocuk sahibi olması, eşi Hakkı'yı arkadaşı Bülent ile aldatmasından sonra boşanıp çocuğunu da yanına alarak tek başına yaşamaya başlaması ve tesadüf eseri postanede Mehmet ile tanışıp onunla beraberliği anlatılırken buna eş Mehmet'in de hayatından parçaları bir bir okuyarak Ela ile tanışmasına kadar geliyoruz.


Ela ve Mehmet'in hayatlarının kesişmeleri ve ayrışmaları sırasında toplumca çizilen erkeklik-kadınlık rollerini de anlatan yazar Sevgi Soysal bunları bireyin gözünden tek tek sorgulamayı ihmal etmez.


Ela, 12 Mart'ın gelişini hissedecek ve Ankara sokaklarında belki de romana adını veren'' Yürümek'' temasını kendi özgürlüğü hissedip bunu bir iç ses olarak sayacaktır.


Yürümek romanında geçen Ela karakteri Reşat Nuri Güntekin'in kızı Ela,Mehmet karakteri ise o dönem sevgilisi olan Mehmet Keskinoğlu'dur. Ela Güntekin'i yakından tanıyan Sevgi Soysal onu romanının baş kişisi yapmıştır ancak yakın arkadaşı olan Adalet Ağaoğlu'na göre Ela, Sevgi Soysal'dan başkası olamaz. 


Kitap 12 Mart dönemini dibine kadar yaşayan Sevgi Soysal'ın en güzel eserlerinden biridir bana kalırsa eğer içimizde o dönemi merak edenleriniz varsa Sevgi Soysal'ın yanı sıra Füruzan ve Erdal Öz'ün de kitaplarını okuyabilirler. 


Sevgi Soysal'ın bu kitabını daha iyi anlayabilmek adına eğer okuyacaksanız hemen pes etmemenizi ve sabırla okumanızı tavsiye ederim hatta bir müddet geçtikten sonra tekrar okursanız her şey gözünüzde daha net olacaktır.

2 yorum:

  1. Bir edebiyat Öğretmeninden kitap önerisi almak çok önemli bir şey. Ben sizleri nasıl buluyorum biliyor musun? Siz, koca bir metal eşya yığının altında ezilen çok değerli mücevherlersiniz. Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel sözler bunlar Samet :) çok teşekkür ederim bende böyle düşündüğün için :)

      Sil

18 Ekim 2016 Salı

Sevgi Soysal - Yürümek


'' Varlığını sürdürmek için her türlü zorbalığa başvuran bir toplumda, birey kendini ancak zorbalıkla savunabilir.''


Sevgi Soysal'a ait olan bu cümle şimdi içinde bulunduğumuz toplumu anlatmıyor mu sizce de ? Herkes birbirini ezmek, birbirinden üstün olabilmek uğruna değerlerinden,geleneklerinden vazgeçerek dahası bunu zorbalıkla gerçekleştirmeye çalışmıyor mu ? 


Bir döneme damgasını vuran ve müstehcenlik gerekçesiyle toplatılan aynı zamanda 1970 TRT Roman Başarı Ödülü'nü de kucaklayan '' Yürümek '' romanından bahsedelim istedim biraz size merakınızı cezbettiysem başlıyorum.


kelebenkinnotdefteri.blogspot.com
Yürümek romanı TRT Roman Başarı Ödülünü almıştır 1970'te.

Romanda iki baskın karakter görüyoruz. Bunlar Ela ve Mehmet. Kitapta Ela'nın yaşadıklarından kesitler var : Ela'nın ailesiyle olan ilişkisi, çocukken Şenel ile olan arkadaşlığı, Rum genci Aleko ile olan gönül bağı, üniversite yılları, üniversite döneminde yaşadığı buhranlar, avukat olan Hakkı ile evlenip bir çocuk sahibi olması, eşi Hakkı'yı arkadaşı Bülent ile aldatmasından sonra boşanıp çocuğunu da yanına alarak tek başına yaşamaya başlaması ve tesadüf eseri postanede Mehmet ile tanışıp onunla beraberliği anlatılırken buna eş Mehmet'in de hayatından parçaları bir bir okuyarak Ela ile tanışmasına kadar geliyoruz.


Ela ve Mehmet'in hayatlarının kesişmeleri ve ayrışmaları sırasında toplumca çizilen erkeklik-kadınlık rollerini de anlatan yazar Sevgi Soysal bunları bireyin gözünden tek tek sorgulamayı ihmal etmez.


Ela, 12 Mart'ın gelişini hissedecek ve Ankara sokaklarında belki de romana adını veren'' Yürümek'' temasını kendi özgürlüğü hissedip bunu bir iç ses olarak sayacaktır.


Yürümek romanında geçen Ela karakteri Reşat Nuri Güntekin'in kızı Ela,Mehmet karakteri ise o dönem sevgilisi olan Mehmet Keskinoğlu'dur. Ela Güntekin'i yakından tanıyan Sevgi Soysal onu romanının baş kişisi yapmıştır ancak yakın arkadaşı olan Adalet Ağaoğlu'na göre Ela, Sevgi Soysal'dan başkası olamaz. 


Kitap 12 Mart dönemini dibine kadar yaşayan Sevgi Soysal'ın en güzel eserlerinden biridir bana kalırsa eğer içimizde o dönemi merak edenleriniz varsa Sevgi Soysal'ın yanı sıra Füruzan ve Erdal Öz'ün de kitaplarını okuyabilirler. 


Sevgi Soysal'ın bu kitabını daha iyi anlayabilmek adına eğer okuyacaksanız hemen pes etmemenizi ve sabırla okumanızı tavsiye ederim hatta bir müddet geçtikten sonra tekrar okursanız her şey gözünüzde daha net olacaktır.

2 yorum:

Samet Tutal on 18 Ekim 2016 15:43 dedi ki...

Bir edebiyat Öğretmeninden kitap önerisi almak çok önemli bir şey. Ben sizleri nasıl buluyorum biliyor musun? Siz, koca bir metal eşya yığının altında ezilen çok değerli mücevherlersiniz. Teşekkür ederim.

Damla EKER on 19 Ekim 2016 05:58 dedi ki...

Ne güzel sözler bunlar Samet :) çok teşekkür ederim bende böyle düşündüğün için :)

Yorum Gönder