1 Ocak 2017 Pazar

Fakir Baykurt - Kaplumbağalar

Yeni yılın ilk yazısı ile merhaba. Yeni yıla hastalıkla girdim umarım bütün bir sene hastalıkla cebelleşmem zira kendimi o kadar yorgun, bitkin hissediyorum ki hiç dermanım yok ama burası benim için bir alışkanlığa dönüştü bitirdiğim kitapları yazmadan rahat edemiyorum.


Yeni yılın ilk kitabı uzun zamandır kitaplarını okumadığım bir yazar olan Fakir Baykurt'un  ''Kaplumbağalar'' adlı eseri. Anadolu denilince akla gelen ilk isimlerden olan Fakir Baykurt'u okumama vesile olan sevgili hocama da selamlar :)


kelebenkinnotdefteri.blogspot.com
Fakir Baykurt  Kaplumbağalar
Fakir Baykurt 

Kaplumbağalar

Sayfa sayısı: 363

Mekan: Tozak Köyü 

Zaman : 1940-1960 arası 

Kahramanlar : Kır Abbas, Eğitmen Rıza,Battal, Cennet Kadın, Hörü Ebe, Yusuf,Senem,Hamdi Bey,Sırrı Bey,Ömer Bey.



Bozkırın ortasında suya hasret yaşayan olanaksızlar içinde çırpınan ama umudunu hiç yitirmeyen Tozak Köyü sakinleri bir gün Eğitmen Rıza'nın da girişimleriyle Purluk adı verilen çorak araziyi ekip biçmeye adam etmeye karar verir. Binbir emekle ve güçlükle bu verimsiz araziyi adam etmeye çalışırken karşılaştıkları zorlukların üstesinden tek tek gelen köylüler sonunda verim almanın çok zor olduğu bu araziyi adam etmeyi başarır ve meyvelerini toplamayı başarırlar. Nitekim bu verimli arazi devletin ve tapu kadastronun dikkatinden kaçmaz. Arazinin sahipsiz olmasını fırsat bilip tapusunun hazineye ait olduğunu öne sürüp köylüyü araziden çıkarmaya karar verirler. 

Bu karar karşısında ne yapacaklarını şaşıran köylü binbir emekle yeşerttikleri arazinin ellerinin arasından kayıp gitmemeleri için çalmadık kapı bırakmaz her türlü çareye başvururlar ama önlerine getirilen çok güçlü bir neden vardır: Kanun!


Fakir Baykurt'un Anadolu tasvirlerine her zaman hayran olmuşumdur. Kendinden emin dili, köyü ve köylüyü en iyi tanıyan yazarlar içinde olmasının yanı sıra onların dilini en iyi şekilde yansıtabilmesi,yapaylığa kaçmaması, özgün bir şekilde köylünün sorunlarına en can alıcı yerinden bakabilmesi de sanırım yazarı Anadolu yazarı yapan temel etkenlerden biri olsa gerek. 


Kitabı elbette çok beğendim ve bu yıl daha çok Anadolu betimlemeleri taşıyan romanları okumaya karar verdim umarım başarılı olurum.



3 yorum:

  1. Çok güzel özetlemişsin. Meraklandım doğrusu. Listeme ekledim.

    Blogunu yeni keşfettim. Takipteyim. Bana da beklerim

    berilcimcime.blogspot.com
    ve
    makyajbox.blogspot.com

    YanıtlaSil
  2. Anadolu betimlemeleri deyince ben de merak ettim :)

    YanıtlaSil
  3. Əsərdə qəhrəmanların dilinin təbii olması, yazıçının doğru nöqtələrə təmas etməsi mənim üçün də çox önəmli cəhətlərdir. Hələ bir də keçmişdən, o illərin yaşam tərzindən bəhs edən əsərləri sevərək oxuyuram. Anladığım qədərilə bu əsər tam da bu xüsusiyyətləri daşıyır. Çox gözəl özətləmisən. İnşallah bizə də oxumaq qismət olar. Sevgilər...

    YanıtlaSil

1 Ocak 2017 Pazar

Fakir Baykurt - Kaplumbağalar


Yeni yılın ilk yazısı ile merhaba. Yeni yıla hastalıkla girdim umarım bütün bir sene hastalıkla cebelleşmem zira kendimi o kadar yorgun, bitkin hissediyorum ki hiç dermanım yok ama burası benim için bir alışkanlığa dönüştü bitirdiğim kitapları yazmadan rahat edemiyorum.


Yeni yılın ilk kitabı uzun zamandır kitaplarını okumadığım bir yazar olan Fakir Baykurt'un  ''Kaplumbağalar'' adlı eseri. Anadolu denilince akla gelen ilk isimlerden olan Fakir Baykurt'u okumama vesile olan sevgili hocama da selamlar :)


kelebenkinnotdefteri.blogspot.com
Fakir Baykurt  Kaplumbağalar
Fakir Baykurt 

Kaplumbağalar

Sayfa sayısı: 363

Mekan: Tozak Köyü 

Zaman : 1940-1960 arası 

Kahramanlar : Kır Abbas, Eğitmen Rıza,Battal, Cennet Kadın, Hörü Ebe, Yusuf,Senem,Hamdi Bey,Sırrı Bey,Ömer Bey.



Bozkırın ortasında suya hasret yaşayan olanaksızlar içinde çırpınan ama umudunu hiç yitirmeyen Tozak Köyü sakinleri bir gün Eğitmen Rıza'nın da girişimleriyle Purluk adı verilen çorak araziyi ekip biçmeye adam etmeye karar verir. Binbir emekle ve güçlükle bu verimsiz araziyi adam etmeye çalışırken karşılaştıkları zorlukların üstesinden tek tek gelen köylüler sonunda verim almanın çok zor olduğu bu araziyi adam etmeyi başarır ve meyvelerini toplamayı başarırlar. Nitekim bu verimli arazi devletin ve tapu kadastronun dikkatinden kaçmaz. Arazinin sahipsiz olmasını fırsat bilip tapusunun hazineye ait olduğunu öne sürüp köylüyü araziden çıkarmaya karar verirler. 

Bu karar karşısında ne yapacaklarını şaşıran köylü binbir emekle yeşerttikleri arazinin ellerinin arasından kayıp gitmemeleri için çalmadık kapı bırakmaz her türlü çareye başvururlar ama önlerine getirilen çok güçlü bir neden vardır: Kanun!


Fakir Baykurt'un Anadolu tasvirlerine her zaman hayran olmuşumdur. Kendinden emin dili, köyü ve köylüyü en iyi tanıyan yazarlar içinde olmasının yanı sıra onların dilini en iyi şekilde yansıtabilmesi,yapaylığa kaçmaması, özgün bir şekilde köylünün sorunlarına en can alıcı yerinden bakabilmesi de sanırım yazarı Anadolu yazarı yapan temel etkenlerden biri olsa gerek. 


Kitabı elbette çok beğendim ve bu yıl daha çok Anadolu betimlemeleri taşıyan romanları okumaya karar verdim umarım başarılı olurum.



3 yorum:

Birsen Çendeoğlu Akyol on 1 Ocak 2017 16:04 dedi ki...

Çok güzel özetlemişsin. Meraklandım doğrusu. Listeme ekledim.

Blogunu yeni keşfettim. Takipteyim. Bana da beklerim

berilcimcime.blogspot.com
ve
makyajbox.blogspot.com

Daha Mutlu Yaşam on 2 Ocak 2017 06:35 dedi ki...

Anadolu betimlemeleri deyince ben de merak ettim :)

Umman Aslan on 4 Ocak 2017 21:29 dedi ki...

Əsərdə qəhrəmanların dilinin təbii olması, yazıçının doğru nöqtələrə təmas etməsi mənim üçün də çox önəmli cəhətlərdir. Hələ bir də keçmişdən, o illərin yaşam tərzindən bəhs edən əsərləri sevərək oxuyuram. Anladığım qədərilə bu əsər tam da bu xüsusiyyətləri daşıyır. Çox gözəl özətləmisən. İnşallah bizə də oxumaq qismət olar. Sevgilər...

Yorum Gönder