Hakan Akdoğan - Karanlıkta Bir Ninni Struma

Hakan Akdoğan'ı kısa bir süre önce yine sevgili Dileğin bana okumam için göndermiş olduğu kitaplar sayesinde tanıdım. Yazarın okuduğum ilk kitabı Nü Peride beni çok heyecanlandırmasa da yine kurgusu ve dilini sevdiğimi söyleyebilirim. 


Daha önce yine Nü Peride kitabını da blogumda yorumlamış, genel olarak hissettiklerimi yazmıştım. Gözden kaçıranlar ve okumak isteyenler için tık tık yapıp okuyabilirsiniz. 



kelebenkinnotdefteri.blogspot.com
12 Eylül ve Struma olayının bir arada verilerek anlatıldığı bir kitap. 

Bu kitabı okuyalı 10 gün olmuştur artık siz düşünün post yazma konusunda ne kadar zorlandığımı ama yine hikayede benim aklımda kalan ve iz bırakan detayları sizinle paylaşmak istiyorum. 


Roman Ali Kemal ve Aka adında iki arkadaşın arasında geçmektedir. Bu iki arkadaşın geçmişlerine ve dostluklarına dair hatıralarını okurken bir yandan da 12 Eylül döneminin sarsıcı günlerine sıkı bir dönüş gerçekleştirmiş yazar. 12 Eylül dönemi ile ilgili bu güne kadar pek çok şey yazıldı,çizildi bende genel olarak bu dönemi Sevgi Soysal ve Erdal Öz'ün kitaplarından okuduklarım ve araştırdığım makalelerle biliyorum zaten bu kitap o kadar ayrıntıya inmemiş, yüzeysel vermekle beraber hikayenin içine işlemekle kalmış bunu yaparken de Aka'nın ölüm döşeğinde yatarken arkadaşı Ali Kemal'in bulmuş olduğu Struma faciasını birebir yaşayan birine ait olan günlüğü okurken iki dönemsel olayı birleştirerek anlatmış Hakan Akdoğan. 


Hikaye güzel, kurgu güzel dil de iyi ancak Nü Peride kitabında olduğu gibi bende bir olmamışlık hissiyatı yarattı yine de. Hani bazı kitapları okursunuz matematiği tamdır yazı yazma anatomisine göre ancak içi boştur, ruhu doyurmaz,, kalbi hoş tutmaz benimkisi de öyle oldu tabi benim beğenmediğim bir kitabı siz beğenebilirsiniz zevk renk meselesi. 


Sonuç itibariyle zaten 171 sayfalık bir kitap bir günde bitirilir iki dönem olayına da meraklıysanız okuyabilirsiniz. 

Yorumlar

  1. I really love your blog! I like your posts and photos! I follow you through the GFC, maybe you'll follow me too?

    I shall be very glad to friendship! Have a nice week!

    xoxo, Nastya

    MY BLOG NASTYA DEUTSCH

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Haydar Ergülen - Öyle Küçük Şeyler

Tiyatro - Annemin Son Çılgınlıkları

Nermin Yıldırım - Dokunmadan