Irmak Zileli - Eşik

Irmak Zileli ismini çok duydum son bir sene içinde. Haliyle merak ettiklerimin içine pür heves giriverdi sonra adını bir kenarda tutuverdim olur ya bir gün kafama eserdi okumak isterdim sonra o gün geldi çattı kendisiyle bir gün karşılaştık bende o gün bugün deyip hevesle ve büyük bir beklentiyle kitabını aldım,okumaya başladım.


İlk tanışma kitabım başlıkta da belirttiğim gibi ''Eşik'' oldu. Tabi okuduktan sonra benim içimde de bir Eşik atlayacak mıydı bilmiyordum nitekim güzel referanslar almıştım yazarla ilgili haliyle bir de kendisi araştırınca üstüne üstlük Roman Kahramanları denilen o harika derginin emektarlarından biri olduğunu da öğrenince beklentim ikiye katlandı desem herhalde yalan olmaz sevgili okur. 



kelebenkinnotdefteri.blogspot.com
Irmak Zileli ilk kitabı Eşik 2011 yılında piyasaya sürdü.

Irmak Zileli otobiyografik nitelikler taşıyan ilk romanı Eşik ile 2011 yılında edebiyat dünyasına Merhaba dedi. Roman yazarın kendi hayatından izler taşıyor. Romanın baş karakteri Eylül elbetteki Irmak Zileli den başkası değil. Annesi (Ayşe) Feyza Perinçek, babası (Hasan) Gün Zileli, dayısı (Atilla) Doğu Perinçek,kuzenleri (Berrak ve Bora) Kiraz ve Mehmet Perinçek, yengesi (Zehra) Şule Perinçek esasında.


Eylül sol örgüt liderinin kardeşi ile o örgütün ikinci adamı olarak görev alan Ayşe ile Hasan'ın kızıdır. Romanda Eylül'ün doğumundan önce filizlenen hareketin öncesi ve sonrasında yaananlara kısa kısa şahitlik ediyor okur tabi bu yaşananların içine doğan bir çocuk Eylül. 70-80'lerin içinde hapishanelerin,mitinglerin içinde yetişen her gün yakalanma korkusu ile oradan oraya kaç-göç yapan bir babanın ve onun peşi sıra sürüklenen bir annenin kızı Eylül. Küçük yaştan itibaren bütün bu olayların ne anlama geldiğini küçük kafasında şekillendirmeye çalışan Eylül, zaman geçtikçe gerçeğin en sert hatlarıyla karşılaşıyor ve babası ile annesinin ayrılmasıyla yeri doldurulamayacak olan bir baba boşluğu içinde buluveriyor kendisini. 


Annesiyle yaşamaya başlayan Eylül bir yandan babasıyla olan bağını koparmamaya çalışsa da babasının ona yüklediği misyonu kaldıramamakta bu da içinde babasına duyguyu hem güçlendirmekte hem de ondan uzaklaştırmaktadır. Bir de aniden babasının yaşamına dahil olan sevgilisi Zeynep ve onun oğlu Ali'ye alışma çabalarının içinde sıkışıp kalmasına sebep olacaktır. 


Açıkça ifade etmem gerekirse Eylül'ün babası yurt dışına gittikten sonraki mektuplaşmaları beni çok ama çok yordu. Okurken hadi uzatmayın bitirin,bu kadar birbirinizin duygularını yanlış anlama kapasitesine sahip olamazsınız falan dedim bir de kitabı okurken o dönemi yaşamış olmasına rağmen yazar bana göre kesinlikle 80'lerin ruhundan çok uzakta kalmış, o dönemi hissedememiş bana kalırsa çok uzatmış mektupları okurken içimi sıkıntılar bastı. 


Çok iyi niyetlerle başladığım ve yüksek bir beklenti içine girdiğim kitap benim için tam anlamıyla bir hayal kırıklığıydı ve hemen aklıma Ece Temelkuran'ın Devir kitabı geldi. Okurken bu kitap için ne hissettiysem o kitap içinde aynı şeyleri hissetmiştim. Orada da uzatılan diyaloglar, bana okurken afakanlar bastıran konuşmalar, gereksiz uzatmalar beni deliye çevirmişti. Irmak Zileli'nin bu kitabı ile karşılaştırınca da yine aynı olaylar,aynı konular,aynı uzatmaları ve benzetmeleri görmek beni üzdü doğrusu. 


Her neyse yakın zamanda Irmak Zileli okumayacağım sorulduğunda da Eşik kitabının benim için hayal kırıklığı olduğunu söylerim de söylerim artık. 




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Haydar Ergülen - Öyle Küçük Şeyler

Tiyatro - Annemin Son Çılgınlıkları

Nermin Yıldırım - Dokunmadan