Sema Kaygusuz - Barbarın Kahkahası

''Ben dünyaya hiç dokunmadım.Kurcalamadım. Dağıtmadım.Tane tane ayırmadım.Masum kalmak için...Masum olunca mazlum oluyorsun. Mazlum hissedersen masum olduğunu biliyorsun.''



Sema Kaygusuz  ve Barbarın Kahkahası benim geçen haftalarda yine bitirdiğim bir kitaptı ve etkisinden ne yalan söyleyeyim uzun süre kurtulamadım,yazısı yine bu güne sarktı eğer hazırsan şöyle al arkana sağlam bir yastık oku yazdıklarımı. 


Yazarın benim okuduğum ilk kitabı değildi elbette daha önce çıkarmış olduğu öykü kitaplarından Sandık Lekesi, Yeryüzünde Bir Yer ve Yere Düşen Dualar kitaplarını okumuş ve dilini sevmiştim. Öykü kitaplarını okuyacak olanlar için mini bir tavsiye vermem gerekiyor zira yazarın dili öyle bildiğiniz dillere benzemiyor. Tam anlamıyla anlamak ve kavramak için sabretmeniz ve öyküyü okuduktan sonra biraz düşünmeniz gerekiyor. Okuyup okuyup geçmeyin yoksa hiçbir şey anlamaz ve cidden tat alamazsınız Sema Kaygusuz'un öykülerinden.



kelebenkinnotdefteri.blogspot.com
Barbarın Kahkahası bir motel içindeki bireysel huzursuzluklardan, toplumsal kırılma noktalarına doğru bir yolculuğa çıkarıyor okurunu.


Kitaba başlamadan ne yalan söyleyeyim bir ön yargı vardı kafamda. Öyküleri zordu acaba romanı benim beyni yakar mı, kafamı allah bullak eder mi dedim. Bunu kafamda düşünmem sanırım bu ara çok fazla Saramago okumam her okumamda ya beni zorlarsa diye ''Ya Bismillah'' ile başlıyorum kitaplara. Her kitabı Saramago ile karşılaştırır oldum bu da bir çeşit delilik ya siz bana bakmayın.


Barbarın Kahkahası daha ilk satırında yakaladı beni bir kere son derece yalın ve ne anlatmak istiyorsa okuruna onu vermiş Sema Kaygusuz ne bir eksik ne bir fazla. 


Kitabın konusu ise şöyle; Bir otelde tatilini geçiren insanlardan yola çıkılarak bize yaşamımızın çarpıklıklarını,küçük hesaplarımızı,çocukluğu,ikili ilişkilerde yaşanan iktidar mücadelesini, insanın hissizliğini,farklı olana karşı geliştirilen ön yargı ve nefreti sunuyor bize yazar.


Otelde geçirilen sıradan bir günün sonunda oteldeki herhangi bir yere, bilinmeyen biri çişini yapar. Bu kişi bazen otelin çarşaflarına, havlularına, bazen de otelde kalanların giysilerine işer. Olay o kadar büyür ve büyütülür ki otel müdiresi her çiş olayından sonra müşterilerini kaybetmemek için ya indirim uygular ya da sonsuz ikramlarda bulunur otelde kalanlara. Otelde bu olay o kadar konuşulur ki her üç müşteriden ikisi muhakkak çişin kimin tarafından yapıldığını tahmin etmeye çalışır kendince.  Elbette herkesin bu olay ile ilgili az çok bir fikri vardır kimilerine göre bu işi alt tabakadan sınıfsal olarak alt düzeyde birisi yapmıştır ya da bu kişi oraya buraya işemekten zevk alan bir sapıktır.


Romanda bir baş karakter yok herkesin rolü farklı ve herkes önemli bu kitapta. Esasında her karakter kendi hikayesinin baş kahramanı. Okan,Melih,Ozan,Eda,Ufuk ve diğerleri yazarın kalemiyle yer yer sivrilip kendi hikayelerini anlatarak okuyucuyu kendilerine çekmeyi başarıyorlar.


Barbarın Kahkahası bir otel dolusu insanın kendinden olmayanı Barbar ilan etmesini ve çevremizde bu kadar şey olurken bunlara duyarsız kalıp küçük bir olayı nası büyüttüğümüzü bize anlatıyor biraz da. 


Şiddetle tavsiye ederim.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Haydar Ergülen - Öyle Küçük Şeyler

Tiyatro - Annemin Son Çılgınlıkları

Zülfü Livaneli - Elia ile Yolculuk