Ayfer Tunç - Aşıklar Delidir ya da Yazı Tura

Beni tanıyanlar bilir Ayfer Tunç benim en en sevdiğim yazardır ve o yeni bir kitap çıkardıysa iki elim kanda bile olsa ben o kitabı alır, okur ve etkisinden uzun bir süre çıkamam. 


Yazar, Dünya Ağrısı adlı kitabından sonra (2014) yaklaşık dört senelik bir aranın ardından yeni kitabının müjdesini twitter hesabından vermişti ve ben sevinçten çıldırmıştım. Çok şükür ki kitap geçtiğimiz ocak ayının ilk haftası raflardaki yerini aldı ve bendeniz kitabı sevgili arkadaşım Ali'ye zorla kendime hediye ettirdim :D bu konuda oldukça yapışkan olduğumu ve onun burnundan getireceğimi bilen Ali ise kitabı bana alıp yolladı sağ olsun :D 


Aşıklar Delidir ya da Yazı Tura

Kitaba büyük beklentiler içinde başladığımı bilmem söylememe gerek var mı ? Söz konusu Ayfer Tunç olunca bende sular duruluyor can hıraş okuyup, konuşmak istiyorum kitapla ilgili amma velakin kitap elime geçer geçmez okumaya başlamamla beraber ilk 150 sayfasında aradığını bulamayan aslında dondurma yemeğe gideceğini sanarken eline 50 kuruşluk şeker tutuşturulan bir çocuk gibi mahzunlaştım. Bunun sebebi kitabın kesinlikle ilerlemiyor oluşuydu. 


Kitap iki kısımdan oluşuyor. Birinci kısmı Yazı yanı Umut'un ağzından dinliyoruz hikayeyi,ikinci kısım ise Tura Sanem'in ağzından aktarıyor yazar bize olanları. 


Umut'un hikayesi tutuktu duygudan yoksundu bana göre bunu sonuna kadar hissettim ve Sanem ile karşılaştırınca çok da iyi anladım. Sanem olayları kendi dilinden akıcı ve duygu yoğunluğu bire bir yaşayarak anlatıyordu ama Umut çok tutuktu,sönüktü. Sanırım bunda kadın karakterin bir kadın yazar tarafından daha iyi anlatılmasının gizi var. Erkeğin hikayesi çok yarım, çok tutuk, çok baştan savma gibi geldi bana. 


Hikayenin özüne dönersek genetik bir hastalığa yakalanmış ve tedavi için Amerika'ya gelen Umut ile orada ailesiyle bağlarını koparan, çocukluğundan beri yok sayılan ama ailesinin ona maddi anlamda muhtaç olduğu Sanem'in birbirlerini buluşları,birbirlerine amansızca aşık oluşları anlatılmış. Ne çare ki Umut'un hastalığı ciddi ve onun için bilindik bir son git gide yaklaşmakta amma velakin bu sona giderken Sanem'e duyduğu aşk onu geride bırakacak olmanın verdiği o acı his onu yiyip bitirmekte.


Kitabın ilk girişi yani Umut'un hikayesinden oluşan Yazı kısmı beni tatmin etmezken, Sanem'in anlattığı bölümler inanılmaz bir duygu yoğunluğuna sahip. Esasında bir karşılaştırma yaparsam Ayfer Tunç'un bu kitabını ortalara bir yere koyabilirim ve illa ki okuyun diyemiyorum ama benim gibi seviyorsanız yazarı arşivinizde bulundurun :) 



Yorumlar

  1. BU kitabı merak etmeye başladım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Üzülerek belirtmeliyim ki diğer kitaplarının yanından bile geçemez.

      Sil
  2. Sadece bir kitabını okuduğumu düşünürsem bana iyi gelebilir bu kitap. O histeyim. Suzan Defteri çok sevmiştim ve o da iki kişi üzerinden ilerliyordu. En kısa zamanda alacağım ben de.

    YanıtlaSil
  3. seni bu kitabı hemen edindiğin ardından da bekletmeden okuduğun için şiddetle bir şey yapıyorum , kınıyor da olabilirim kıskanıyor da şu anda karar veremedim :D

    YanıtlaSil
  4. Ayfer Tunç benim de hayran olduğum yazarlardan Siz böyle yorum yapınca terddüte düştüm
    Almasam mı acaba

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Herkesin fikri farklıdır aslında belki de siz seveceksiniz :) ama çok büyük bir beklenti içine girerek okumayın derim :)

      Sil
  5. Ben çok sevdim kitabı.
    Umut'un karamsarlığını hastalığına yorumladım ve evet Sanem yani Tura kısmı daha akıcı.
    Sevgiler :)

    YanıtlaSil
  6. Ayfer Tunç çok severim

    YanıtlaSil
  7. Ayfer Tunç'un bir çok kitabını özellikle de öykülerini beğenerek okudum. Ancak bu kitabını henüz okuyanmıştım. Bilgi sahibi oldum. Kitap tanıtım/değerlendirme yazınız için teşekkürler.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Haruki Murakami - Rüzgarın Şarkısını Dinle

Murat Gülsoy - Baba,Oğul ve Kutsal Roman