Can Gürses - En Güzel Günlerini Demek Bensiz Yaşadın

Sakin geçen bir hafta sonundan hepinize Merhaba :) 

Nisan ayı benim için hem tiyatro hem kitap hem de film ayı oldu diyebilirim gerçi kitap her zaman vardı ama yılbaşı itibariyle aldığım kararların içinde beş oyuna gitmek vardı bunu aştığımı hatta üç oyun üzerine çıktığımı şimdiden söyleyebilirim. Aslında daha gitmek istediğim yığınla oyun var ama param yok :D her neyse kitaplara dönelim. 

kelebenkinnotdefteri.blogspot.com
Yazarın ilk okuduğum kitabı En Güzel Günlerini Demek Bensiz Yaşadın.



Sene içinde pek çok kişinin elinde gördüğüm ama alıp, okumayı hep ertelediğim bir kitap olan Can Gürses'in En Güzel Günlerini Bensiz Yaşadın adlı kitabı baya elimde sürüm sürüm sürünmesine rağmen bitti. Kitaba büyük bir beklenti ve heves içinde başladım,ilk sayfalarda kimin ne anlattığını ilkin bir çözemedim dedim acaba kendimi tam anlamıyla veremedim mi sonra ortalarına geldikçe kitabın adının, kapağının görüntüsüne kapılarak aldığım için çok pişman oldum ki bu benim yaptığım bir şey değildir. 


Kitabı anladığım kadarını size özetleyeyim: Kalabalık bir aile yemeği ve sofrada uzun yıllar sonra bir arada olan aile üyelerini görüyorsunuz, hepsinin bir hikayesi hepsinin kendi ağzından anlatmış olduğu bir iç sesi var. Bölüm bölüm Hicaz,Kor,Mine ve henüz 20'li yaşlarının başında 12 Eylül'den sonra yurt dışına kaçmak zorunda olan Koza'nın parça parça kendi ağızlarından kısa kısa öykülerini okutuyor yazar size. Burası iyi hoş ancak benim hoşuma gitmeyen çok plansız,düzensiz yazılmış olması kim kime ne söylüyor neden söylüyor bazı yerler o kadar bulnaık ve anlaşılmaz ki kitabı sıkılarak okumanıza sebep oluyor halbuki başlıklara yer verilirken kahramanların adları başlık olsa ya da kahramanın adı sık vurgulansa bu kadar anlaşılmamazlık yaşanmayacak. 


216 sayfalık kitap Hrant Dink'in öldürülmesine bağlanarak bitiriliyor açıkçası bu kısmı da sevmedim daha güzel bağlanabilirdi ya da neden oraya getirildi birden hemen konu o da aşikar. 

Belki de yazarla ilgili çok büyük beklenti içine girmem böyle dumura uğrattı beni kim bilir :) okuyan varsa eğer lütfen siz de yazın bana en azından haksız olduğumu ya da yalnız olmadığımı anlarım. :)

Yorumlar

  1. duymadııım ama ismi ne güzel kitabın yaaa :)

    YanıtlaSil
  2. son 30 sayfası kaldı bitecek inş , benim de şu hoşuma gitmedi , abi bir yazar bir kitapta niye ülkenin bütün kanayan yaralrına parmak basmak zorunda hissediyor kendini , zaten 200 sayfalık bir şey yazıyorsun bunun içine , lgtb'den tut siyasete , eğitimden geç , insan haklarına kadar her konuyu ne diye anlatmaya çalışıyorsun .. oysa kapağı , adı ne güzeldi...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Adı ve kapağı konusunda ikinize de katılmaktayım :D

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ayfer Tunç - Aşıklar Delidir ya da Yazı Tura

Zülfü Livaneli - Elia ile Yolculuk

Kemal Varol - Sahiden Hikaye